ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... ile davalı yüklenici şirket arasında Antalya ... Noterliği nezdinde ... tarihinde, ... yevmiye numarası ile "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" akdedildiğini, işbu sözleşme, mülkiyeti müvekkilinin de aralarında bulunduğu arsa sahiplerine ait olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde, yüklenici tarafından anahtar teslimi bir inşaatın yapılmasını ve buna karşılık arsa payı devrini konu aldığını, Türk Borçlar Kanunu kapsamında "tam iki tarafa borç yükleyen" (...) nitelikteki bu sözleşmede, müvekkilinin asli edimi arsa paylarını devretmek iken; davalı yüklenicinin asli edimi, sözleşmede kararlaştırılan teknik şartlara, imar mevzuatına ve fen kurallarına uygun bir inşaatı tamamlayarak müvekkile isabet eden bağımsız bölümleri süresinde teslim ettiğini, sözleşmenin "Süre" başlıklı 4. maddesi, teslim borcunun ifa zamanını hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde tayin ettiğini, ilgili madde uyarınca; sözleşme tarihinden itibaren 8 ay içerisinde ruhsat alınacağı ve ruhsat tarihinden itibaren 16 ay içerisinde inşaatın tamamlanarak iskan raporu alınmış şekilde teslim edileceği kararlaştırıldığını, maddenin son cümlesinde ise "İnşaat süresi sözleşme tarihinden itibaren en fazla 24 aydır." hükmü sevk edildiğini, ... tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca, 24 aylık azami sürenin dolduğu ... tarihi, davalı yüklenicinin edimini ifa etmesi gereken "kesin vade" (vade-i kat'i) niteliğinde olduğunu, Türk Borçlar Kanunu m. 117/2 uyarınca, borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmişse, bu günün geçmesiyle borçlu, ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceğini, somut olayda ... tarihi itibarıyla davalı şirket, müvekkiline ait 2+1 ve 1+1 niteliğindeki daireleri oturuma hazır şekilde teslim etmeyerek hukuken temerrüde düştüğünü, müvekkili, sözleşmeye güvenerek ... tarihinde mülkiyetindeki dairelerden kira geliri elde etmeyi veya bu daireleri kullanmayı beklerken, davalının kusurlu eylemi neticesinde bu imkandan mahrum kaldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere Sözleşmenin 17. maddesi uyarınca, teslimin gerçekleşmesi gereken ... tarihinden itibaren, taşınmazların iskan belgesi alınmış ve oturuma hazır vaziyette müvekkile fiilen teslim edileceği tarihe kadar geçecek her ay için ayrı ayrı işleyecek temerrüt faizi ve ticari işlere uygulanan faizyle birlikte toplam ... TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiştir.
Mahkememizce Antalya ... Noterliğinden ... tarihli sözleşme örneği, ilgili kurumlardan davacı hakkında tacir araştırmasına ilişkin bilgi ve belgeler celbedilmiş incelenmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın itirazın iptali davası davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davacının tacir olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak davanın nispi ya da mutlak ticari dava kapsamında olmadığı, Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,
Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın gerekçesinin tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/05/2026