İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu ... ... A.Ş. ile davalı ... Şirketi arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Kasım-Aralık 2024 ve Ocak-Şubat-Mart 2025 dönemine ait 24.456,25 TL tutarlı faturaya ödeme yapılmadığını, işbu sebeple müvekkili olduğu ... ... A.Ş adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, 24.456,25 TL asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek aylık %4, yıllık %48 sözleşmesel faizi ile beraber ödenmesine; mahkememizin aksi kanaatte olması halinde ise fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığın her iki tarafın da tacir olması ve ticari işletmeleri ilgilendirmesi sebebiyle ticari dava niteliğinde olduğu; bu durumda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu hususunda ihtilaf olmadığını, ancak yetki bakımından açılan davanın usule aykırı olduğunu ve yetkili mahkemenin davalının yerleşim yerindeki ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, alacaklı olduğu iddiasında bulunan davacı ... ... A.Ş. tarafından talep edilen alacağın ve faiz oranının yasal dayanağının mevcut olmadığını, söz konusu alacak talebinin hukuken dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu ve cevap dilekçesinde anlatılan tüm bu sebeplerle huzurdaki işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının yasal dayaktan yoksun bütün taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Dava, taraflar arasına mevcut Abonelik Sözleşmesi’ne istinaden düzenlenen faturadan kaynaklı alacak davasıdır.
Davalı yanca, cevap dilekçesinde şirket merkezinin Avcılar olduğu bu nedenle yetki itirazı ile dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiği görüldü.
Taraflar arasında imzalanan, Abonelik Sözleşmesinin, 7.maddesi ile yetkili mahkemenin “…ABONE’nin bulunduğu yer mahkemeleri ve icra daireleri …” olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 17. maddesinde ”Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” düzenlemesi yer almaktadır.Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nun 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Bu halde yetki sözleşmesi münhasır yetki sözleşmesidir.
Münhasır yetki sözleşmesine rağmen dava başka bir yer mahkemesinde açılırsa, karşı tarafın yetki sözleşmesine dayanarak yetki itirazında bulunabilmesi mümkündür. Ancak yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin münhasır yetkili hale gelmesi ve tarafların yalnızca bu mahkemede dava açmaları ile ilgili olan hüküm, kamu düzeni ile ilgili değildir, yani tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırdıkları mahkeme kesin yetkili mahkeme haline gelmez. Taraflar isterlerse kararlaştırılmış olan mahkemeden başka bir yer mahkemesinde de dava açabilirler. Davalı yetki sözleşmesine dayanarak yetki itirazında bulunmazsa taraflar arasında mevcut yetki sözleşmesinden vazgeçildiği anlamına gelir ve davanın açıldığı mahkeme taraflar arasındaki yetki sözleşmesini kendiliğinden dikkate alarak yetkisizlik kararı veremez. Yani yetki sözleşmesi mahkemenin kendiliğinden dikkate alması gereken bir itiraz (dava şartı) niteliğinde değildir, yetki itirazı bir ilk itirazdır ve yasal süresinde ileri sürülmezse kendiliğinden dikkate alınamaz. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, I.cilt 487.syf) (Yargıtay 6.HD.05/04/2016 tarihli E.7388/K.2732 ve Yargıtay 19.HD.07/10/2015 tarihli, E.809/K.12237)
Somut olayımızda taraflar arasında, HMK.17. madde hükmü gereği, yetki sözleşmesi mevcut olup, davacı tarafından yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemeden başka bir yer olan İstanbul Mahkemelerinde dava açıldığı, davalının cevap dilekçesinde, yetki sözleşmesine dayanarak, şirket merkezinin bulunduğu yerde, Küçükmekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin ilk itirazda bulunduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliğine; Mahkememiz yetkisiz olduğundan davanın usulden reddine, kararın tebliğinden itibaren ve yasal süresi içerisinde başvurulduğunda dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1-Davalının yetki itirazının kabulü ile, dava dilekçesinin mahkememizin yetkisizliği nedeniyle reddine, MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,
2-Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NE gönderilmesine,
3-Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, HMK nun 20.maddesi gereğince re’sen, davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanın 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktara göre kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2026
Kâtip ... Hâkim ...