Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; ------adresinde 04/12/2024 tarihinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirkete ait altyapının hasara uğratıldığını, söz konusu hasar nedeniyle oluşan zarardan davalıların sorumlu olduklarını, müvekkili şirketin yüklenici firması olan----- hasarın giderimini sağlattığını iddia ile müvekkilinin uğradığı 4.933,52 TL zararın hasar tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu adreste müvekkili idare elemanlarınca değil diğer davalı yüklenici firmalar tarafından çalışma yapıldığını, yüklenici firma ile idare arasında imzalanan ihale sözleşmesi gereğince 3.şahıslara verilen hasarlardan sorumluluğun davalılara ait olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da, dava konusu olayda kazı çalışmasını müvekkili idare yapmadığından zarar ile müvekkili kurum arasında illiyet bağı kurulmasının imkanı bulunmadığını, tek taraflı olarak tutulmuş hasar tutanaklarını ve oluşturulmuş hasar hesabını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, gerçek hasar bedeli konusunda uzman mühendis bilirkişilerce ortaya çıkarılabileceğini, müterafik kusur bakımından değerlendirme yapılması gerektiğini, avans faizi istenmesine imkan bulunmadığını belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar müvekkili şirketler özel kuruluş olsalar da diğer davalı ------ idareye bağlı kamu işlerini üstlenen bir kuruluş olduğunu, dava konusu zararın idaresinin hizmet kurusundan kaynaklanmakta olup davanın görüleceği yer idari yargı olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek görev itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da, dava konusu adreste ortaklığın çalışması olduğunu, fakat davacı yanın altyapısının hasar görmesi müvekkili ortaklığının yaptığına dair somut delil bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın eylemi ve sunduğu faturanın iddia edilen zararı ispatlar mahiyette olmadığını, ayrıca haksız fiilin sorumluluğunun zorunlu unsurlarından olan uygun illiyet bağının da davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, zararı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hukukta gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu, zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği meblağ genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olduğunu, dava konusu hasar iddiasının gerçeği yansıtmadığını, tek taraflı olarak düzenlenen mezkur tutanakların hukuki bağlayacağının olmadığını, hasar tutarlarının fahiş olduğunu, bilirkişi incelemesine muhtaç olduğunun açık olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

Dava, hukuki niteliği itibariyle; yapılan kazı çalışmaları nedeniyle davacı tarafın alt yapısına verilen zararın tahsili istemine ilişkin kısmi alacak davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan kazı çalışmasına ilişkin belediye kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.Dava konusu uyuşmazlık, davalılar arasında kurulan eser sözleşmesi kapsamında yapılan kazı çalışmasında 04/12/2024 tarihinde davacının ----- adresinde bulunan alt yapısına zarar verilip verilmediği, zararın miktarı, davalı ----- Genel Müdürlüğü'nün söz konusu pasif husumet itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davalılar arasında 2023 Yılı----- Yapım, Bakım ve Onarım İşi (3) işine ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davalı ----- işveren diğer davalıların ise iş ortaklığı kapsamında birlikte yüklenici olduğu, ----- Belediyesine yazılan yazı cevabında anılan adreste davalıların kazı çalışması yapmak için izin talebinin olmadığının bildirildiği ancak ---- tarafından dosyaya sunulan deliller arasında söz konusu adreste yapılan kazı çalışmasından dolayı diğer davalının teminatına bloke konulduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin 14. maddesi açıkça davalı ------ diğer davalı yüklenici üzerinde kontrol emir ve talimat verme yetkisinin olduğu, bu çerçevede davalı yükleniciler tarafından adresinde gerçekleştirilen 04/12/2024 tarihinde -----adresindeki kazı çalışmasında davacıya ait altyapı malzemesine zarar verdiği, davacı çalışanları tarafından yapılan tespit ve tutanaklar ile zararın 4.935,52 TL olduğu, davacı tarafından sunulan tutanakta davalı yetkililerinin tutanağı imzalamaktan imtina ettiklerinin anlaşıldığı, davanın TBK m.49 vd. hükümleri kapsamında haksız fiilden doğan sorumluluk esasına göre uğranılan zararın tazmini istemi ile açıldığı, davalı yüklenicilerin çalışanlarının eylemlerinden sorumlu olduğu ve haksız fiil borç ilişkisi kaynağının unsurları olan kusurlu eylem, illiyet, zarar ve hukuka aykırılık unsurlarının bu davalı yönünden somut olayda gerçekleştiği, diğer davalı her ne kadar pasif husumet itirazında bulunmuş ise de yukarıda belirtildiği gibi diğer davalı yüklenici ile aralarındaki sözleşmenin 14. maddesinde yapılan işlemler yönünden talimat verme ve kontrol etme yetkisinin olması sebebiyle gerçekleşen eylemden TBK m.49 hükmü kapsamında sorumlu olduğu, davacı çalışanlarının tutmuş olduğu tutanak ve zarara ilişkin düzenlenen fatura bedelinin de uğranılan zarar ile uyumlu olduğu, ilgili kontrol ve izin prosedüründen geçirildiği davacının iddiasını ispat ettiği, davalıların söz konusu zarardan TBK m.61 hükmü kapsamında TBK m.117 hükmünce haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren tarafların tüzel kişi olması sebebiyle avans faiz ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın KABULÜ ile, 4.935,32 TL'nin 04/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafça yapılmış, 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olarak toplam 1.230,80 TL harç gideri ile tebligat ve müzekkere posta ücreti olarak 485,50 TL masraf olmak üzere toplam 1.716,30 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 4.935,32 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.