Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

K.YAZIM TARİHİ: 25/02/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili; 18/09/2024 tarihinde davalı ...'a ait ve sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile... ili ... İlçesi ... Caddesi kavşağına geldiğinde aracının sağ yan kısımlarına sağından ... Caddesi üzerinden... Caddesi istikametine seyir halinde olan sürücü... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde polis ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağında davalı ...ın KTK'nın 57 /1 -c maddesi ve yine ... da KTK'nın 52/1-a uyarınca kusurlu bulunduğunu, arabuluculuk başvurusundan önce davalı ... şirketine mail yolu ile başvurulduğunu ve bu başvuruya ilişkin olarak 30.000,00 TL değer kaybının ödendiğini, araçta oluşan değer kaybı, yapılacak araştırma neticesinde çok daha fazla çıkacağından bu değer kaybı mağduriyetini gidermediğini, hal böyle olunca, arabuluculuk dosyası ile bakiye değer kaybı için başvuru yapıldığını ancak davalı ... ile daha önce bir ödeme yapıldığından bahisle yeni bir ödeme yapamayacaklarından anlaşamama olarak tutanak imzalandığını beyan ederek, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı miktarının tespit edilmek suretiyle değer kaybına ilişkin tazminatın davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 24/04/2025 tarihli dilekçesi ile talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin 900,00 TL'nin değer kaybı bedeline, 100,00 TL'sinin de araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkin olduğunu belirtmiştir.
Davacı vekili 09/12/2025 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve değer kaybı tazminatı talebini 52.500,00 TL'ye artırmıştır.

Davalı vekili; yetki yönünden itirazlarının bulunduğunu belirterek, davacının aracındaki hasarın onarıldığını ve 25/11/2024 tarihinde 92.453,52 TL tazminatın davacıya ödendiğini, işbu ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru sahibinin talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine .... nolu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde değer kaybı tazminatı için 11/02/2025 tarihinde 30.000,00 TL davacı vekiline ödeme yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğundaki borcu sigortacılık mevzuatı gereği eksiksiz olarak ödendiğinden üzerine düşen edimi ifa eden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, davacıya ait aracın tramer kaydı, 08/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, işbu davaya konu 18.09.2024 tarihli, maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde; davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ....'ın % 75 asli kusurlu olduğu, davacı yana ait ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın % 25 tali kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, dava konusu edilen .... plakalı araçta işbu dava konusu kaza nedeniyle, kaza tarihinde meydana gelen değer kaybı 110.000,00t olarak tespit edildiği, davalı ... şirketinden 30.000,00 TL değer kaybı tazminatı tahsil edildiğinden, bakiye değer kaybı bedeli, sürücülerin kusur oranı nispetinde kaza tarihinde; 110.000,00 x 75 %= 82.500,00 TL, 82.500,00 TL- 30.000,00 TL= 52.500,00 TL olarak hesaplandığı, davacı yana ait onarıma tabi tutulan araçta meydana gelen hasarın onarımı için gerekli optimum onarım süresi 7 gün boyunca davacı yanın uğradığı, araç mahrumiyet zararı 10.850,00 TL olarak hesap ve tespit edildiği, sürücülerin kusur oranı nispetinde oluşan zarar; 10.850,00 TL x % 75 = 8.137,50 TL olduğu, araç mahrumiyet zararı trafik sigorta poliçesi teminatı kapsamında yer almadığı belirtilmiştir.

Dava, taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinden oluşan maddi tazminat talebine ilişkindir.
18/09/2024 tarihinde, davacının maliki, davadışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davadışı ...'ın maliki olduğu, davadışı ...'ın yönetimindeki, davalı ...'nce sigortalı olan.... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
... plakalı aracın davalı ... Şirketince 05/04/2024 - 05/04/2025 tarihleri arasında trafik sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin maddi hasarlarda araç başına 200.000,00 TL olduğu, sigortalı aracın kullanım durumunun hususi olduğu, davacı yanın oluşan zararının tazmini için davalı ... şirketine davadan önce 07/03/2025 tarihinde mail ile başvurduğu, tebliğ tarihine 8 iş gününün eklenmesiyle 20/03/2025 tarihinde sigorta şirketinin temerrüte düştüğü, davalı ... şirketince 11/03/2025 tarihinde 30.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, ayrıca hasar dosyası kapsamında 92.453,52 TL hasar ödemesi yapıldığı, yapılan toplam 122.453,52 TL'nin mahsubu ile bakiye 77.546,48 TL poliçe limiti kaldığı tespit edilmiştir.
Davalı yan yetki ilk itirazında bulunmuşsa da HMK madde 16 uyarınca kazanın meydana geldiği yere göre mahkememiz yetkili olduğundan yerinde olmayan yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, kusur ve zarar tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen raporun hükme esas almak için gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle yerinde görülmeyen davalı itirazlarının reddi ile rapor hükme esas alınmıştır.

İddia ve savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 18/09/2024 tarihinde, olay yeri ışık kontrolsüz kavşakta, sürücü ...ın yönetimindeki ... plakalı aracıyla Yardımcı sokak üzerinde seyir halindeyken ...caddesi kavşağına geldiğinde aracının sağ yan kısımlarına sağından ... caddesi üzerinden ... caddesi istikametine seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki .... plakalı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu somut olaya konu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, açıklanan şekilde meydana gelen kazada tüm dosya kapsamından tespit edildiği üzere ... plakalı araç sürücüsü....'ın ışık kontrolsüz kavşağa geldiğinde aracının hızını azaltmak, geçiş önceliği olan sağından gelen ... plakalı araca öncelik tanıması gerekirken aksine davranışla kazanın meydana gelmesine asli düzeyde sebebiyet verdiğinden %75 oranında kusurlu olduğu, .... plakalı araç sürücüsünün ise ışık kontrolsüz kavşağa geldiğinde hızını azaltması, kavşak kollarını kontrol ederek seyrine devam etmesi, tehlikeli bir durum karşısında etkili fren tedbirine başvurması gerekirken aksine davranışla kazanın meydana gelmesine tali düzeyde sebebiyet verdiğinden %25 oranında kuisurlu olduğu kabul edilmiştir.
Değer kaybının genel şartlardaki hesaplamaya göre değil reel piyasa hesabına göre hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporunda bu yönde yapılan hesaplama sonucu oluşan değer kaybının 110.000,00 TL olarak tespit edildiği, kusur tenzili ile davacının 82.500,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu, davalı ... şirketince yapılan 30.000,00 TL ödemenin mahsubu ile davacının bakiye değer kaybı zararının 52.500,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davacının maliki olduğu aracın hasarına göre makul tamir süresinin 7 gün olduğu ve oluşan mahrumiyet zararının 10.850,00 TL olduğu, kusur tenzili ile davacının 8.137,50 TL mahrumiyet bedeli talep edebileceği tespit edilmişse de, sigorta poliçe teminat limitleri mahrumiyet bedelini kapsamadığından davacının bu talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili tespit edilen değer kaybı tutarına göre talep sonucunu artırmış, harcını yatırmıştır.
Neticeten davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, bakiye 52.500,00 TL değer kaybının kısmi ödeme tarihi olan 11/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek sigortalı aracın kullanım durumu gözetilerek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, davacının mahrumiyet bedeli talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,

1-Bakiye 52.500,00 TL değer kaybının kısmi ödeme tarihi olan 11/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,

2-Davacının mahrumiyet bedeli talebinin reddine,

3-Alınması gereken 3.586,27 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harç ile 879,49 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.091,38 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33 TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 3.826,04 TL'sinin davalıdan, 7,29 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı ile 879,49 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.197,79 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından sarf edilen 159,50 TL tebligat ve posta gideri ile 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.659,50 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 7.644,93 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/01/2026