Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/455 Esas - 2026/69
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
G.K. YAZIM TARİHİ: 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Ankara .. Genel İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine karşı borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesi ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukat vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunmuş, takibin dayanağının bildirilmediğinden bahisle usulüne uygun bir icra takibi olmadığını, sadece fatura ibrazının borcun ispatına yeterli olmadığını, davalının davacıya borcunun olmadığını, kötü niyetli takip nedeniyle alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini talep etmiştir.
Dava, Ankara .... Genel İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı, takibin kötü niyetli olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı tarafından borca itiraz dilekçesinde her ne kadar yetki itirazında da bulunulmuş ise de; yetkili icra müdürlüğü gösterilmemiş, dolayısı ile HMK hükümleri gereğince usulünce yapılmış geçerli bir yetki itirazında bulunulmadığı görülmüştür
Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya 25/03/2025 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından 21/03/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın 13/06/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir;
"...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı)
Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; hem davacı hem davalı tarafın defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesinde de davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen .... numaralı ve 26/07/2024 tarihli 13.200,00 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, söz konusu faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığı tespit edilmiştir. Vergi dairelerinden celp edilen BA&BS formlarının da birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Bilirkişinin yerinde incelemeleri neticesinde de davalı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı belge, makbuz, dekont vb. Sunulmamış, davalı ve davacının ticari defterlerine yansıyan herhangi bir ödeme olmadığı anlaşılmıştır.
04/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''1- Davalı vekilinin yetki itirazının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 2- Dosya içeriğinde taraflar arasında yazılı olarak kurulmuş bir sözleşme metni bulunmadığı, taraflar arasında iş ve işlemlerin uygulamada Açık Hesap olarak tanımlana n usulle takip edilmiş olduğu, 3- Tarafların ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasada belirlenen usul ve esaslara uygun olarak sürelerinde yaptırılmış olduğu, bu haliyle defterlerin sahibi lehine delil teşkil edip etmeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 4- Davacı vekilin icra takibine dayanak göstermiş olduğu faturanın tarafların ticari defterlerinde aynı şekilde kayıtlı olduğu, Karşılaştırmalı Alış-Satış analizleri ile söz konusu faturanın Vergi Dairesi kayıtlarıyla da uyumlu olduğu, 5- Davalı taraf ticari defterlerinde, fatura bedelinin ödendiğine dair dosya içeriğinde belge bulunmadığı gibi muhasebe evrakı içerisinde de ödeme dekontu veya kredi kartı ile ödeme yapıldığına dair Ödeme Kaydedici Cihaz makbuzu (Kredi Kartı Slip) bulunmadığı, 6- Davacı tarafından daha önce davalı adına düzenlenen faturaların bedellerinin Banka havalesi ile ödenmiş olduğu, 7-Bu bakımdan davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen 26.07.2024 tarih ve .... nolu, 13.200,00 TL bedelli faturadan kaynaklı olarak davacının 18.03.2025 takip tal ibariyle davalı şirketten 13.200,00 TL alacaklı olduğu, '' tespit edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının bu miktar üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının Ankara .... Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 13.200,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA,
2-Kabul edilen asıl alacak (13.200,00 TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (2.640,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 901,69 TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 286,29 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 615,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 13.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan 10.950,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/01/2026