İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, bu ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya çeşitli gazlar sattığı, gaz tüpleri kiraladığı, müvekkilinin satılan gazlar ve kiralanan tüpler açısından alacaklı sıfatına haiz olduğu, davalının borçları vadesinde ödemeyerek temerrüde düştüğü, müvekkilinin muaccel hale gelmiş alacaklarının tahsili maksadıyla davalı aleyhine Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığı, davalının takibe itiraz ettiği, takibin durduğu, Netice ve talep olarak, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle denerek, Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına haksız itirazları ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağa ilişkin davacı tarafından Ankara ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine Ankara ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında cari hesaba ve faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiş, aşamalarda da herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
Davacı tarafa ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, davacı tarafça süresi içerisinde defter ve kayıtların sunulduğu görülmüştür.
Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Mahkememizin 06/05/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile davacının takip konusu alacak bakımından haklı olup olmadığı var ise alacak miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi ... tarafından sunulan 24/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Takdiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dava dosyası, icra dosyası, davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, Davacı 2022 yılı ticari defterlerinin e-defter olduğu, TTK 64/3 maddesi gereği açılış onayı yerine geçen Ocak ayı beratının kanuni süresi içinde onaylanıp imzalanarak Sisteme yüklendiği, kapanış onayı yerine geçen Aralık ayı beratının kanuni süresi içinde oluşturup imzalanarak Sistemine yüklenmediği, envanter defterine ait noter açılış tasdikinin kanuni süresi içinde yaptırıldığı, 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği görülmüş olup takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalının davaya cevap vermediği, taraflar arasında sürekli bir ticari ilişkinin bulunduğu, davaya konu alacağın 13/04/2022 tarihinde oluşan 6.259,85 TL bakiye ile 13/04/2022 tarihli ... no'lu 7.178,09 TL bedelli, 13/04/2022 tarihli... no'lu 3.662,84 TL bedelli, 13/04/2022 tarihli... no'lu 6.222,13 TL bedelli üç adet faturadan kaynaklandığı, davaya konu 6.259,85 TL bakiye ile üç adet faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterlerde davacının davalıdan 23.322,91 TL alacaklı olduğu, işbu bakiye ve faturalar için ödemeye rastlanmadığı, davacının 30/05/2022 tarihli takibinde 50.322,91 TL asıl alacak talep ettiği, davacı 13/04/2022 tarihinde davacıya yaptığı 27.000,00 TL tutarındaki ödeme sonrası olı akiye ve yine 13/04/2022 tarihli üç adet davaya konu fatura sonrası oluşan alacak bakiyesinin 23.322,91 TL olduğu, dava esas değerinin 23.322,91 TL olduğu, Davacı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri raporunda 2022 yılında davacının davalıya 21 adet belge karşılığı 89.967,83 TL mal/hizmet satış veya iadesinin olduğu; davalı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri raporunda 2022 yılında davalının da davacıdan 21 adet belge karşılığında 89.967,83,00 TL alış veya iadesinin olduğu, tarafların analiz raporlarının birbirini doğruladığı, davacı ticari defterleri ile analiz raporunun birbirini doğruladığı, davalı 2022 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri incelemesinde davalının davacıya 19 adet belge karşılığı 77.449,02 TL satış veya iadesinin olduğu; davacı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri raporunda 2022 yılında davalıdan 19 adet belge karşılığı 77.449,02 TL alış veya iadesinin olduğu, tarafların analiz raporlarının birbiri doğruladığı, ancak davacı ticari defterlerinde davalıdan gelen iade faturalar toplamının 16 adet belge karşılığı kdv hariç 62.988,80 TL (kdv dahil 74.326,79 TL) olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2020/526 Esas 2021/1517 Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, işbu ticari ilişkiye istinaden davalı tarafından satın alınan ve kiralanan ürünlere ilişkin davacı tarafından fatura tanzim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ödeme yapılmadığı, BA BS formlarının karşılaştırılmasında düzenlenen faturalar için taraflarca mutabakat sağlandığı, davacı ticari defterleri ile analiz raporlarının birbirini doğruladığı, her ne kadar bilirkişi tarafından kök raporda kapanış onayı yerine geçen Aralık ayı beratının kanuni süre içerisinde oluşturulup imzalanarak sisteme yüklenmediği gerekçesi ile davacıya ait 2022 yılına ait kayıtların sahibi lehine teşkil etmeyeceği yönünde görüş bildirilmiş ise de, davacı tarafından sunulan tasdik raporunun incelenmesi sonucu hazırlanan ek raporda, "Defter kayıtlarının dayanağı olan belgelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda bahsi geçen ve kanun hükümlerine uygun olarak düzenlenen ve süresinde kaydı yapılan fatura, e-fatura, e-arşiv fatura, perakende satış vesikaları, serbest meslek makbuzu, gider makbuzu, ücret bordrosu, diğer makbuz ve dekontlar olup, işlemlerin dayanağını teşkil eden belgelerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tanzim edildiği ve gerçek durumu yansıttığı sonucuna varıldığı görülmüştür. Gelir/Kurumlar Vergisi Tasdik Raporunda, davacı e-defterlerinin açılış ve kapanış tasdiki yerine geçen defterlerin imza/onay ve yükleme tarihlerine yer verilmiş, Kök raporumuzda yapılan tespitler ile birbirini doğruladığı görülmüştür." şeklinde görüş bildirildiği, davacının 2022 yılına ait ticari defterleri dışında diğer yıllara ait defter ve kayıtları, faturalar, irsaliyeler ve Vergi Dairesinden celp edilen BA BS formları birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından cevap dilekçesi ve delil listesinin de dosyaya sunulmadığı ve buna ilişkin geçerli bir mazeret de sunulmaması sebebiyle davacının ticari defter ve kayıtlarına Mahkememizce itibar edildiği, bu durumda davacının dayanak fatura bedelleri kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce tüm dosya kapsamı, İcra Dosyası, Vergi Dairesi kayıtları ve hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davanın kabulü ile davalı tarafından Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 23.322,91 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 4.664,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere;
1-)Davanın KABULÜ ile davalı tarafından Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 23.322,91 TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-)Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 4.664,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.593,19 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile noksan 977,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 23.322,91 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-)Davacı tarafından yatırılan 5.678,00 TL yargılama gideri ile 615,40 TL peşin harç 615,40 TL başvurma harcı toplamı 6.908,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
7-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/01/2026