İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine, müvekkilinin cari hesap ekstresinden doğan borcundan dolayı İstanbul ... İcra Dairesi .../... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın yetki itirazları doğrultusunda dosyanın Bakırköy .... İcra Dairesi .../... Esas sayılı icra dosyası üzerinden yeni esas aldığını, davalının işbu yetkili icra dosyasına da borçlu olmadığı gerekçesiyle haksız itirazda bulunduğunu, davalı tarafın cari hesaptan kaynaklı kalan bakiye tutara binaen ödeme yapmak için sürekli mühlet talebinde bulunduğunu ancak herhangi bir ödeme girişiminde bulunmadığını, bu nedenle kendilerince başlatılan takibin haklı olmakla, davalının borca itirazının yersiz olduğunu, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın icra takibine yaptığı itiraz akabinde müvekkili tarafından 05.12.2025 tarihinde dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk aşamasında da yapılan görüşmelerde de yine davalı tarafın cariden kaynaklı borcunu kabul ettiğini ancak takibin dosya kapak hesabını ödeme yanlısı olmadığından anlaşma sağlanamayarak 26.01.2026 tarihinde arabuluculuk sürecinin olumsuz olarak sonlandırıldığını, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötü niyetli itirazları nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ileri sürülen alacak miktarının tek taraflı kayıt ve hesaplamalara dayandırılmış olduğunu, davalı müvekkili tarafından kabul edilmiş herhangi bir hesap mutabakatı bulunmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan cari hesap ekstresinin tek taraflı düzenlenmiş muhasebe kaydı niteliğinde olduğunu, bu haliyle alacağın varlığını ve miktarını kesin olarak ortaya koyabilecek nitelikte olmadığını, taraflar arasında karşılıklı olarak onaylanmış bir bakiye ya da kesinleşmiş bir hesap bulunmadığını, bu nedenle, davacının iddia ettiği alacak miktarının gerçek durumu yansıtmadığını ve yargılama neticesinde yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağını, davacı tarafça talep edilen faiz kalemlerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öte yandan, davacı tarafça icra inkâr tazminatı talep edilmiş ise de, işbu uyuşmazlığın niteliği itibariyle yargılamayı gerektiren, hesap incelemesine tabi ve taraflar arasında ihtilaflı bir alacağa ilişkin olduğunu, bu haliyle alacağın likit olduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığını, bu durumda davalı müvekkilinin itirazının kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine, haksız ve kötüniyetli olan işbu dava sebebiyle davacı yanın, alacağın %20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08/05/2026 tarihli dilekçesi ile "Taraflar arasında Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .../... E. sayılı dosyasına ve huzurdaki dava dosyasına konu alacaklar hususunda sulh olunmuştur. Bu kapsamda ; Huzurdaki davadan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E. feragat ediyoruz. Yapılan sulh anlaşması gereği, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır. Karşı tarafın da bu yönde bir talebi olmayacağı hususunda anlaşılmıştır.Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; feragat beyanımız doğrultusunda davanın reddine, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesini bilvekale saygılarımla talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili 08/05/2026 tarihli dilekçesi ile "Davacı tarafça dosyaya sunulan feragat dilekçesi tarafımızca görülmüş olup, taraflar arasında varılan uzlaşma doğrultusunda davacının davadan feragat beyanını kabul ediyoruz. Anlaşma gereği, yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden davacı taraftan herhangi bir talebimiz bulunmamaktadır, Yukarıda arz olunan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davacının feragat beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle sonuçlandırılmasına, tarafımızdan yargılama gideri ve vekâlet ücreti talep edilmediğinin dikkate alınmasını saygılarımla, bilvekale talep ederiz. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelendiğinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu Madde 22 uyarınca feragatın ilk celseden daha sonra gerçekleşmesi nedeni ile alınması gereken 732,00 TL'nin 2/3'üne denk gelen 488,00 TL harcın peşin yatırılan 656,98 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 168,98 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,

4-Davalı tarafın talebi doğrultusunda lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.11/05/2026