İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davalı şirketin müvekkili şirkete 12.125,07 TL cari hesap borcu bulunduğunu, alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı itirazı üzerine takibin durduğunu, uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak sürecin anlaşamama ile neticelendiğini, davalının borcunun olmadığına ilişkin beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, davalı tarafın alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle, stanbul ...İcra Müdürlüğü ...Esas Sayılı Dosyasına Yapılan İtirazın İptaline, Takibin Devamına, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı sebebiyle alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.

Dava konusu uyuşmazlığın, davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarın tespitine ilişkin olduğu görülmüştür.
Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiş, aşamalarda da herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
Davacı tarafa ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, davacı tarafça süresi içerisinde defter ve kayıtların sunulduğu görülmüştür.
Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Mahkememizin 11/11/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 11/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, Dava konusu icra takibinde talep edilen cari hesap alacağını oluşturan Faturaların davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, fatura borçlusunun davalı şirket olduğu, faturaların davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı yasal süre içerisinde davalı tarafından yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, 14.10.2023 tarih ... no. 3.813,31 TL+KDV= 3.970,92 TL, 20.10.2023 tarih... no. 3.145,28 TL+KDV= 3.239,58 TL, 31.10.2023 tarih ...no. 4.719,76 TL + KDV= 4.914,57 TL TOPLAM = 11.678,35 TL+ KDV-12.125,07 TL Taraflar arasında imzalanan Kredili Satış Sözleşmesi bulunduğu, kredili satış sözleşmesine istinaden davalı tarafından satın alınan ürünlere ilişkin davacı tarafından fatura tanzim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, taraf şirketlerin BA-BS formlarına göre; 2023 yılı Ekim ayında davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar için taraflarca mutabakat sağlanarak vergi dairesine bildirim yapılmış olduğu, Davacı şirketin ticari defter kayıtlarında; 30.10.2024 takip tarihi itibari ile davalı şirketin davacıya 12.125,07 TL borçlu durumda olduğu, Dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında icra takip tarihi itibarıyla 12.125,07 TL cari hesap alacağının davalı şirketten talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2020/526 Esas 2021/1517 Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan Kredili Satış Sözleşmesi bulunduğu, kredili satış sözleşmesine istinaden davalı tarafından satın alınan ürünlere ilişkin davacı tarafından fatura tanzim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ödeme yapılmadığı, BA BS formlarının karşılaştırılmasında davalının davacıya iade faturası da düzenlemediği, düzenlenen faturalar için taraflarca mutabakat sağlandığı davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması sebebiyle lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesi ve delil listesini dosyaya sunmadığı ve buna ilişkin geçerli bir mazeret de sunmaması sebebiyle davacının ticari defter ve kayıtlarına Mahkememizce itibar edildiği, bu durumda davacının dayanak fatura bedelleri kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce tüm dosya kapsamı, İcra Dosyası, Vergi Dairesi kayıtları ve hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davanın kabulü ile davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit, itiraz haksız olduğundan İİK.m.67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 2.425,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

1-)Davanın kabulü ile davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
2-)Alacak likit olduğundan İİK.m.67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 2.425,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 828,26 TL harçtan peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 212,86 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 12.125,07 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-)Davacı tarafından yatırılan 6.310,00 TL yargılama gideri ile 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı toplamı 7.540,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 27/01/2026