Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Fazlaya ilişkin talepleri saklı tutulmak kaydıyla taleplerinin --------- E. sayılı davası neticesinde -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyasına ödenen 11.032,07 TL işçilik alacağının ödeme tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tazminine karar verilmesinden ibaret olduğunu, dava dışı ---------- tarafından müvekkili -------- bağlı --------- Hastanesi'nde veri hazırlama ve otomasyon hizmetlerini ihale ile alan firmalara bağlı olarak çalıştığını, kendisinin --------- üyesi olduğunu,---------- E. sayılı dosyası ile açılan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) ücret zammı farkı, sosyal yardım ve ücret indiriminden kaynaklı ücret alacağı davasının kabul edildiğini, 01.04.2011 - 31.03.2012 tarihleri arasındaki TİS alacaklarının ödenmediğinden bahisle ------- aleyhine yine------- E. sayılı dosyası ile alacak davasının kabulle sonuçlandığını, ---------- E. sayılı dosyasıyla açtığı davada 01.04.2012 - 31.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin işçilik alacaklarının tahsili talebiyle açılan davada Mahkeme'nin 24.02.2015 tarih ve ---------- K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, söz konusu ilamın -------- vekili tarafından ------- İcra Müdürlüğü'nün-------- E. sayılı dosyasıyla icraya konulması üzerine icra tehdidi altında icra dosyasına asıl alacak, faiz ve diğer fer'ileri ile birlikte toplam 11.032,07 TL'nin müvekkili Bakanlık tarafından 30.05.2016 tarihinde ödendiğini,--------- E. Sayılı dosyası celbedilip incelendiğinde anlaşılacağı üzere davanın sadece müvekkil -------- açılmakla birlikte davalı şirketlere ihbar olunduğunu, davalı şirketlerin kararda ihbar olunan taraflar olmak üzere yer aldığını, Mahkemece, davacının müvekkil Bakanlığa bağlı Hastane işyerinde ihaleyi alan şirketlerin zamanla değişmiş olsa da, davacı işçinin çalışmasının kesintisiz ve aralıksız olarak devam etmesi nedeniyle devir ilişkisinin söz konusu olduğunu, devralan işverenlerin 4857 sayılı Yasa'nın 2/6. ve 6. maddelerine göre bir önceki işverenin borcundan sorumlu olduğunu, alt işverenin sorumluluğunun nispetinde asıl işverenin sorumluluğunun da bu zincirle devam ettiğini, alt işveren ile yapılan toplu iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasa'nın 6/son maddesine göre asıl işveren açısından da aynen geçerli ve sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl işveren sıfatıyla --------- davalının ücret zammı farkı ve sosyal yardım alacağından sorumlu olduğuna karar verildiğini, borcun tamamının müvekkil ------- ------- İcra Müdürlüğü'nün------- E. sayılı dosyasına 30.05.2016 tarihinde ödendiğini, icra takibi neticesinde yapılan ödemenin müvekkil Kurum tarafından davalılara bildirildiğini, ancak davalılar tarafından müvekkil Kurum'a herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı alt işverenlerin --------- Hastanesi'nden çeşitli tarihlerde iş üstlenmiş şirketler olduğunu, davalı yüklenici şirketler ile 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ve bağlı mevzuat uyarınca imzalanan Hizmet Alımı Sözleşmeleri'ne göre yüklenicilerin çalıştırdıkları işçilere dair tüm yasal yükümlülükler, işveren ve işçi arasında doğabilecek sosyal ve mali hak ve sorumluluklar ile cezaların yüklenici Firmalar'a ait olacağının hüküm altına alındığından, müvekkil Bakanlık tarafından tümü ödenen işçilik alacaklarının tazminini temin etmek suretiyle işbu rücu davasının açılması zaruretinde kalındığını, sonuç olarak izah edilen nedenlerden dolayı davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kalması kaydıyla 11.032,07 TL'nin ödeme tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı İdare'ye bağlı --------- Hastanesi ile müvekkilİ Şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı İdare'ye bağlı hastanenin Veri Hazırlama Kontrol İşletmeciliği işinin 01.01.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında müvekkil Şirket tarafından yapıldığını, müvekkil Şirket'in ihale ile iş alan bir şirket olup davacı İdare'nin işini de ihale usulü ile alıp daha önce İdare bünyesinde çalışan işçiler ile ihale konusu işi yerine getirdiğini, dava dışı işçilerin, davacı İdare'ye bağlı iş yerinde çalışmış ve sadece davacı İdare'nin işlerini yerine getirdiğini, bu bakımdan davacı İdare ile müvekkil Şirket arasında İş Kanunu ("İK") 2/6. maddesi gereğince asıl işveren - alt işveren ilişkisi kurulduğunu, müvekkil Şirket'in davacı İdare'nin işlerinde çalıştırdığı işçilerin her türlü ücreti ve sigorta primlerinin davacı İdare tarafından müvekkil Şirket'e ödenmekte, müvekkil Şirket'in ise davacı İdare'den almış olduğu hak ediş bedellerini dava dışı işçilere ödediğini, ihale şartnamesinde ve imzalanan sözleşmede işçilere yüklenici tarafından ödenecek olan ücretlerin belirtilmiş olup TİS'den kaynaklanan ücret zammı ile ilgili bir ibare bulunmadığını, ayrıca davacı tarafından müvekkil Şirket'e ödenen hakedişlerin de normal işçilik ücretleri üzerinden hesaplanarak ödenmiş ücretler olup bu ödemelerde de ücret farkına ilişkin bir ödeme bulunmadığını, müvekkil Şirket'in ödemelerde bir eksiklik olmaması durumunda hasteneden hakedişlerini almakta, işçilere eksik ödeme olması durumundaysa hakedişlerin kesilerek işçilerin ücretinin ödendiğini, dava dışı işçilerle imzalanmış olan İş Sözleşmeleri'nin 5. maddesinde işçilere ödenecek ücret miktarlarının belirlenmiş olup bu miktarlarda da Toplu İş Sözleşme ile ilgili olarak bir hükmün bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının iddiasında haklı olduğu düşünülse dahi, davacı ile davalı müvekkil Şirket arasındaki asıl işveren - alt işveren ilişkisi gereğince davacı ve müvekkil Şirket'İn işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği, İK'nın 2/6. ve Türk Borçlar Kanunu ("TBK")'nın 167. maddesi gereği borçlulardan her birinin alacaklıya karşı yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu olduğunun belirtildiğini, sonuç olarak davanın tüm yönleriyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı İdare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

-------- Esas --------- sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize gönderilerek, dava mahkememiz esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 23/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacı asıl işveren ---------, davalı alt işverenler ------- Ş., -------- Şti. ve ---------- Ş.'nden 11.032,07 TL. alacaklı olduğu, bu rakamın 4.989,71 TL.'lık bölümünden davalı ---------Ş, 3.017,03 TL.'lık bölümünden davalı ---------- Şti. ve 3.025,32 TL.'lık bölümünden davalı ---------- Ş.'nin sorumlu olduğu, alacağa, ödemenin yapıldığı 30.05.2016 tarihinden itibaren yasal faiz oranının uygulanması gerektiği 11.032,07 TL.'lık asıl alacak için bu tarihten itibaren yasal faizin, davanın açıldığı 06/09/2016 tarih itibariyle 1.196,98 TL. olarak hesaplandığı, faizin 541,38 TL.'lık bölümünden davalı --------- Ş., 327,35 TL lık bölümünden davalı --------- 328,25 TL.'lık bölümünden davalı --------- Ş.'nin sorumlu olduğu kanaatine varıldığına ilişkin raporunu sunmuştur. Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 26/08/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ; Davalı --------- Ş. ve diğer davalı --------- Şti.'nin ---------- İş Mahkemesinin kararının esasının 2014 ve bu nedenle 31.12.2015 tarihine kadar Hesaplama ve orantılama yapılmasının hukuka aykırı olduğu itirazında haklı oldukları, ancak 11.09.2014 tarihinden öncesine ilişkin hesap her aşamada hesabın tamamını kapsadığı için bu nedenle davacının davalılardan olan alacağının hesabının etkilenmediği, kök raporda belirtilen mevzuât hükümleri karşısında davalıların diğer itirazlarına hak verilemediği kanaatine varıldığına ilişkin raporunu sunmuştur. Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 02/04/2021 tarihli bilirkişi rapounda özetle ; Davacı Kurum’un davalı Şirketler’e karşı dava dışı işçiye ödemiş olduğu 11.032,07 TL net işçilik alacağının raporda belirtilen oranlar dahilinde rücuen tahsil şartlarının oluştuğuna dair görüşe varıldığını belirten raporunu sunmuştur. Dava dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde Davalı müflis hakkında ---------- esas sayılı dosyasında, iflas kararı verildiği,tasfiye sürecinin --------- İflas Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasında yürütüldüğü, kayıt kabul davası esasen sıra cetveline itiraz anlamını da taşıdığı, Bu itibarla İİK.nun 235.maddesi gereğince bu tür davalara iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemesince karar verilmesi gerektiği, Bu yetki kuralının kanundan doğan kesin yetki hali olduğu,bu sebeple Mahkememizin yetkisi kalktığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

1-Kesin yetki nedeniyle davanın usulden reddine,

2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 27.666,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2026