SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/145 - 2026/821
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
ÜYE:... (...)
ÜYE:... (...)
KATİP:... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2025/44 ESAS 2025/47 KARAR SAYILI DOSYASI
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
HÜKÜM:
Kararın kaldırılması-yeniden hüküm kurulması
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali davaları nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı -birleşen davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Taraflar arasında vekil edeni şirket tarafından davalıya siparişi doğrultusunda 31.01.2022 tarihli "Reaktör Sistemi Fiyat Teklifi" nin kabulü edilmesi üzerine sözleşme ilişkisi kurulduğu, davalı tarafından peşinat ödemesinin yapıldığını, eserin yapılıp teslim edilmesine rağmen davalı tarafın bedel ödeme yükümlülüğünü tam yerine getirmediğini, iş bedeline ilişkin 09/05/2022 Tarihli, ATF2022... numaralı faturanın düzenlendiğini, iş bu faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğini ve itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, faturaya dayalı bakiye alacağı için icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile Gebze İcra Dairesi'nin 2023/25193 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin devamına, alacağın likit ve gerçek olması, davalı itirazın haksız olması nedeniyle davalı-borçlu aleyhine, borç miktarının %20'sinden az olmamak üzre icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davanın görülmesinde Bursa Mahkemelerinin yetkili olduğunu, vekil eden şirket, davacı şirkete karşı, eksik mal/ hizmet teslim ettiği için vekil edenin 3.şahıs şirketlere tamamlattırmak zorunda kaldığı işlere dair davacı şirkete gönderdiği, davacı şirketin de iade ettiği yansıtma faturalarına istinaden" davacı şirket aleyhine Bursa 5.İcra Müdürlüğü 2023/13575 Esas sayılı ilamsız icra dosyası açtırdığını, davacı şirket' de süresinde borca ve yetkiye itiraz ettiğini, arabulucu huzurunda tarafların ikinci kez anlaşamadığını ve davacı şirket aleyhine Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2023/1262 Esas sayılı itirazın iptali davasının açıldığını, açılan bu dava dosyasında tüm iddia ve savunma unsurları ile deliller sunulduğunu, tarafları ve konusu aynı olan iki davanın yetkili yer mahkemesi olan Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde birleştirilerek görülmesi HMK kural ve ilkeleri gereği arz ve talep ettiklerini, eseri teslim borcunun yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini kanıtlama borcunun da yükleniciye düştüğünü, bir başka deyişle yüklenicinin, eseri, iş sahibine sözleşmeye uygun teslim ettiğini kanıtlamak zorunda olduğunu, davacı yüklenicinin bedele hak kazanabilmesi için, esiri iş sahibinin iş yerinde teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlü olduğunu, vekil eden şirkete taahhüt edilen reaktörler kontrol edildiğinde; belirtilen eksiklik ve hatalarla karşılaşıldığını, davacı şirketten taahhüde rağmen teslim edilmemiş bulunan 6 adet reaktör için toplamda Euro 14.767,14 ödeyip, loadcell alındığını, davacı şirketçe taahhüt edilen "PT 100 delikleri" açık olmadığı için, bu işlem için davalı vekil eden şirketçe ekstra Euro 2.700.00 bedel ödendiğini, yine PT 100 ler için Euro 2.280.00 bedel ödendiğini, davalı şirketçe yapım ve teslimi taahhüt edilen ama gelmeyen "iç basınç muayene raporları" için toplamda 6 reaktör için 24.420 TL ödenip, testlerin yapıldığını, -keza Manometreler için Euro 1.328,40 bedel ödendiğini, bunlara ilaveten 2 adet reaktör, ceket basınç testini geçmediğini beyanla; öncelikle yetki itirazlarımızın kabulü ile davanın Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine, buna paralel olarak tarafımızdan davacı şirkete karşı açılan Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1262 Esas sayılı dava ile eldeki davanın birleştirilmesine, davacı Atılım Makina Ltd.Şti.'nce açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayıp icap kabulle oluşmuş eser sözleşmesinin bulunduğunu, işin eksik ve kusurlu teslim edildiğini, vekil edeni şirketçe gönderilen faturalara ve davacı şirketin her bir aksiyonuna derhal mail ve yazışmalarla itiraz edilerek düzeltilmesinin istendiğini, vekil edeni şirket tarafından eksik teslimatları nedeniyle tamamlamak zorunda kaldığını, mal ve hizmet alımları 3.şirketlerden yaparak bedelini ödediğini, ödediği faturaları da davacı şirkete "yansıtma faturası" olarak gönderdiğini, bu kez davacı şirketin yansıtma faturalarını vekil eden şirkete iade ettiğini, vekil eden şirketin kendi ticari defter ve belgelerinde alacaklı bulunduğu, 718.439.00 TL tutarında borçlu şirket aleyhine ilamsız takibi başlatıldığını, davalı şirketin süresinde takibe itiraz ettiğini, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davacının davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Hukuka aykırı olan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile öncelikle usulden reddine, sayın Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı aleyhine, borç miktarının %20'sinden az olmamak üzre icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;
"...Asıl dava yönünden; davanın kabulüne, davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/25193 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 141.975,29.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Mahkememiz birleşen 2025/44 esas sayılı dosyası yönünden; Davanın reddine, Davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine..." karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı-birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Yerel Mahkemece verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun, eksik incelemeye dayalı, bilirkişi raporundaki fahiş hataları hükme esas alan ve dosyadaki delil niteliğindeki belgeleri yok sayan bir karar olduğunu, müvekkil şirketin haksız yere hem ayıplı/eksik ifa ile mağdur edildiğini hem de bu ayıpları gidermek için harcadığı bedelleri alamadığını, üstüne bir de karşı tarafa borçlu çıkarıldığını, bu durumun hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine açıkça aykırı olduğunu, mahkemenin "sistem çalışıyor" olgusunu hatalı yorumladığını, sistem çalışıyor olmasının yüklenicinin değil, müvekkilinin 3. kişilere yaptığı ödemelerin sonucunu gösterdiğini, bilirkişi raporunun çelişkili ve eksik olduğunu, mahkemenin delil incelemesini dahi yapmadığını, birleşen davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, ticari defterler ve yansıtma konusunun keyfi değil, zorunlu harcamaların rücusu olduğunu, icranın geri bırakılması (tehir-i icra) talebinde bulunduklarını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, öncelikle telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasını engellemek amacıyla, İİK m. 36 gereğince tehir-i icra kararı verilmesini, istinaf başvurularının kabulünü, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/923 E. ve 2025/925 K. sayılı kararının kaldırılmasını, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-birleşen davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Davalı şirketin taraflar arasındaki eser sözleşmesine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporlarında reaktörlerin aktif çalıştığı ve kullanıldığı sektöre uygun olduğu yönünde görüş bildirildiğini, müvekkil şirketin anlaşma doğrultusunda fiyat teklifinde belirtildiği gibi ürün hazırladığını ve kararlaştırılan sürede teslime hazır hale getirdiğini, ancak davacı tarafın bedel ödeme yükümlülüğünü tam yerine getirmemiş olduğunu, faturalar ve ticari defterlere ilişkin yapılan değerlendirmelerin de gerçeğin hilafına olduğunu, davalının kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını, davalının 3. firmalara yapılan ödemelerin müvekkil şirketten tahsil edilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığını, yerel mahkemenin davalı yanın bu iddialarını soyut ve hukuka aykırı bulmasının son derece isabetli olduğunu, davalı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, asıl davada, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine; birleşen davada, eser sözleşmesinin ayıplı ve eksik ifası sebebiyle üçüncü kişilere yaptırılan iş bedelinin tahslil kaynaklı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6101 sayılı TTK
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine; Birleşen dava ise, eser sözleşmesinin ayıplı ve eksik ifası sebebiyle üçüncü kişilere yaptırılan iş bedelinin tahslil kaynaklı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davacı-birleşen dava davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı-birleşen dava davalısı yüklenici, davalı-birleşen dava davacısı iş sahibidir.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir.
Taraflar arasında iş sahibinin fabrikasında ''Reaktör sistemi''ne ilişkin 540.000 Euro+KDV bedel karşılığında yüklenici tarafından reaktör sistemi yapımı ve satışına dair davalı-birleşen dava davacısının siparişi, davacı-birleşen dava davalısının da siparişe ilişkin teklif formu sunması üzerine eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Teklif formunda teslim süresi için siparişten itiabren 60 gün olduğu, yüklenicinin fabrikasında teslim edileceği, nakliyenin iş sahibine ait olduğu, borulamanın yükleniciye ait olmadığı, yapılan işlerin bedeli %50 siparişte peşin, %40 nakliye öncesi peşin, %10 ürün tesliminde yapılacağı kararlaştırılmıştır. Yüklenici firma tarafından iş bedeli olarak 09/05/2022 tarihli ve 540.000 Euro bedelli fatura tazmin edilmiştir. Sözleşme konusu ürünlerin tarafların kararlaştırılması üzerine 02.11.2022 tarihinde iş sahibi firma çalışanı teslim alınmıştır. İş sahibi, işin sözleşmeye aykırı şekilde eksik ve kusurlu imal edildiğini, bu hususun yükleniciye elektronik posta ve yapılan görüşmelerde bildirdiğini, bu sebeple eksik işlerin tamamlanması için üçüncü kişilerden hizmet aldığını aldığını, aldığı hizmet karşılığında kendisine kesilen faturalar için yüklenicinin imalat sorumluluğunda olması sebebiyle yansıtma faturalar düzenlendiğini, işin eksik ve kusurlu olması sebebiyle bakiye iş bedeline hak kazanılmadığı, birleşen davada yansıtma faturalar için düzenlenen fatura bedellerini için başlatılan icra takibine başlatılan itirazın ipatlini talep etmiştir. Yüklenici ise, asıl davada iş bedeline ilişkin faturanın ödenmeyen bakiyesini için başlatılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Tacir olan tarafların ticari defterleri bilirkişice incelettirilmiş olup alınan rapor incelendiğinde; Yüklenici firmanın ticari defterlerinin incelemesinde; yüklenici firma tarafından davalı firmaya 540.000,00.-USD karşılığı 8.059.338,00.-TL tutarlı mal/hizmet satışının yapıldığı, 02.10.2022 tarihinde 1.178,44.-TL tutarlı kur farkı bakiye düzeltme kaydının yapıldığı, toplam 8.060.516,44.-TL tutar kadar davacı firma kayıtlarında iş sahibi firmanın borçlandırıldığı, iş sahibi firma tarafından yüklenici firmaya 318.600,00.-USD karşılığı 4.274.640,00.-TL ve 3.076.000,00.-TL olmak üzere toplam 7.350.640,00.-TL tutarlı banka havalesi şeklinde ödemelerin yapıldığı ve bu tutar kadar davacı firma kayıtlarında davalı firmanın alacaklandırıldığı, yüklenici firmanın iş sahibi firmadan 709.876,44.-TL alacaklı olduğu, iş sahibi firma tarafından yüklenici firmaya 16.10.2023 tarihinde 4 adet toplam 1.370.317,44.-TL tutarlı eksik ve kusurlu ürün tesliminden dolayı yansıtma faturalarının düzenlendiği ve bu tutar kadar yüklenici firma kayıtlarında iş sahibi firmanın alacaklandırıldığı, sonrasındayüklenici firma tarafından iş sahibi firmaya 19.10.2023 tarihinde 1.370.317,44.-TL tutarlı davalı firmanın kendisinde düzenlediği yansıtma faturalarına istinaden iade faturalarını kestiği ve bu tutar kadar davacı firma kayıtlarında davalı firmanın borçlandırıldığı tespit edilmiş, iş sahibi firmanın ticari defterlerinin incelemesinde; yüklenicinin iş bedeli olarak düzenlediği 09/05/2022 Tarih ve 8.059.338,00 TL.- tutarlı KDV dahil 1 adet faturanın iş sahibi kayıtlarında yer aldığı, fatura öncesi iş sahibi firmanın yüklenici firmaya 7.351.818,44 TL tutarında ödeme yaptığı, iş sahibi eksik ve hatalı imalatları üçüncü kişilere yaptırdığından bahisle davacıya TL cinsinden 4 adet toplam 1.370.317,44 TL bedelli fatura düzenlediği, yüklenicinin yansıtma faturalarını ticari defterlerine kayıt ettiği, ancak 8 günlük yasal süresinde faturalara iade faturaları düzenlediği, iş sahibi ise yüklenicinin düzenlediği iade faturalarını ticari defterlerine kayıt etmediği, bu şekilde iş sahibinin 708.698,00 TL borçlu olduğu, yükleniciye düzenlediği 16.10.2023 tarihli 4 adet 1.370.317,44 TL bedelli yansıtma faturası sonrası ise davacıya olan 708.698,00 TL borcun mahsubundan sonra yükleniciden 661.619,44 TL alacaklı hale geldiği saptanmıştır.
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Sözleşme kapsamındaki işler nedeni ile yüklenici tarafından düzenlenen 540.000,00.-USD karşılığı 8.060.516,44.-TL tutarlı mal/hizmet satışına ilişkin faturanın iş sahibine ticari defterlerine kayıtlı olması sebebiyle fatura içerikleri ve bedelleri kesinleştiği, iş sahibi firma tarafından yüklenici firmaya toplam 7.350.640,00 TL ödeme yapıldığı, birleşen davada iş sahibi tarafından yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağı düşülerek dava açıldığı, yüklenici firmanın iş sahibi firmadan iş bedeli olarak 709.876,44.-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple, asıl davanın kabulüne ve alacak likid olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
İş sahibinin işin eksik ve kusurlu teslim edildiği, eksik ve kusurlu işlerin üçüncü kişilere tamamlatıldığını, bu kapsamda sözleşmede taahhüt edilen ve teslimi yapılmayan ürünlerin temini için dava dışı 3.şahıs şirketlerden faturası ile toplam 1.370.317.44 TL ödeme yapmak zorunda kalındığını, dava dışı TMMOB’a test bedeli olarak 29.403,00 TL, dava dışı Özköseoğlu firmasından ürün bedeli olarak 112.939,44 TL, dava dışı Ülkersan firmasından ürün bedeli olarak 20.922,00 TL, dava dışı Mettler Toledo firmasından ürün bedeli olarak 1.207.053,00 TL mal ve hizmet alındığını, bu bedeller için yansıtma faturalar düzenlenerek yükleniciye gönderildiğini belirterek bedellerini birleşen davadaki icra takibine konu ettiği anlaşılmaktadır. İş sahibi tarafından düzenlenen 16.10.2023 tarihli ve 29.403,00 TL bedelli,16.10.2023 tarihli ve 112.939,44 TL bedelli, 16.10.2023 tarihli ve 1.207.053,00 TL bedelli, 16.10.2023 tarihli ve 20.292,00 TL bedelli toplam 1.370.317,44 TL bedelli dört adet faturanın yüklenicinin defterlerine kaydedildiği, sonrasında yansıtma faturalar için iade faturaları düzenlediği tespit edilmiştir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Bu duruma göre, toplam 1.370.317,44 TL bedelli iade edilen dört adet faturanın TTK.21/2 maddesi uyarınca fatura içeriği ve bedelinin yüklenici aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekecektir. İş sahibi birleşen davada, yüklenici firmanın asıl davada bakiye iş bedeli alacağını da kapsar şekilde hesabı cari alacağı 718.439.68 TL için talepte bulunmuştur. İş sahibi, eksik ve ayıplı iş savunmasını asıl davada mahsup savunmasında ileri sürebileceği gibi eldeki uyuşmazlıkta olduğu gibi ayrı dava olarak da ileri sürülebilir. Bu belirlemelere göre; iş sahibinin yansıtma faturalar sebebiyle toplam 1.370.317,44 TL alacağının bulunduğu, yüklenicinin bakiye hak ediş alacağı olan 709.876,44 TL'nin asıl davada hüküm altına alındığı anlaşılmakla birleşen davada taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile alacak likid olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen dava davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-birleşen dava davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
A-Davalı-birleşen dava davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
B-Davalı-birleşen dava davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2025 tarih, 2023/923 E - 2025/925 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
C-1-Asıl davanın kabulü ile Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/25193 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,
2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 141.975,29.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
3-Alınması gerekli 48.491,66.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.573,54.-TL harcın mahsubu ile bakiye 39.918,12.-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (İlk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına)
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 8.573,54.-TL peşin harç ile 269,85.-TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından tebligat, posta, müzekkere gideri olarak sarf edilen 13.760,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 112.481,47.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Arabulucuk gideri olarak sarf edilen 3.120,00.-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye müzekkere yazılmasına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana İADESİNE,
D-1-Birleşen davanın kabulü ile davalı borçlunun Bursa 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/101122 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,
2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 143.687,93 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
3-Alınması gerekli 49.076,61 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 12.269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.806,76 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 12.000.00 TL peşin harç ile 269,85 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından tebligat, posta, müzekkere gideri olarak sarf edilen 13.760,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 113.773,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Arabulucuk gideri olarak sarf edilen 3.120,00.-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye müzekkere yazılmasına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
9-İlk Derece Mahkemesince davacı taraf adına düzenlenen 05/02/2026 tarih, 2026/90 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine,
10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana İADESİNE,
İstinaf incelemesi bakımından;
1-Davalı-birleşen dava davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden alınması gerekli 48.491,66 TL karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 36.368,66 TL'nin adı geçen asıl dava davalısından tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
2-Davalı-birleşen dava davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusu kabul edildiğinden istinaf karar harcının (615,40 TL) talep halinde kendisine iadesine,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapmış olduğu 480,00 TL dosya gönderim ücreti, 270,00 TL tebligat gideri ve 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplamı 2.433,10 TL istinaf yargılama giderinin Davacı-birleşen dava davalısından alınarak Davalı-birleşen dava davacısına verilmesine,
4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın tebliği ve diğer işlemlerin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.b.2 ve 361/1 maddeleri gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 11/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
*
Başkan ...