İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı ---- yönünden; işletmenin ---- unvanı altında 2010 tarihinde --- tarafından kurulduğunu, --- Gazetesi’nin 12.11.2010 tarihli ve ------ sayılı nüshasında ilan edildiğini, daha sonra 24.11.2025 tarihinde yapılan unvan tadili ile işletmemizin unvanı ---- olarak değiştiğini, davacı işletmenin hali hazırda motorlu hafif kara taşıtlarının ve arabaların sürücüsüz olarak kiralanması ve leasingi ve otomobillerin ve hafif motorlu kara taşıtlarının perakende ticareti işi ile iştigal ettiğini, davacı işletmenin yükselen bir araç satış ve alış grafiğine sahip olup 2023 yılı sonunda ----- çok lüx bir galeri şube açıldığını, 30.11.2025 tarihi itibarı ile işletmenin sermayesi 500.000.000,00 TL olduğunu, sermayenin tamamının ödendiğini ve işletmenin---- unvanı ile ve 500.000.000,00 TL sermaye ile faaliyetine devam ettiğini, işletmenin yapısal bir kaynak-kullanım probemi bulunmayıp, pozitif özkaynak ile çalışılmasına rağmen, özellikle ülkenin içinde bulunduğu ekonomik problemler nedeniyle ülkenin nakit döngüsünde yaşanan sıkıntı, tüm sektörde olduğu gibi işletmenin nakit döngüsünü de olumsuz etkilediğini, Ülkenin ve global alandaki ticari süreçlerde ciddi bir yavaşlama söz konusu olduğunu, COVİD- 19 salgınının da etkisi ile esasen ülkede adı konulmamış derin bir kriz başladığını, belli sektörlerdeki hızlı gerileme, tüm ekonomide domino etkisi yaratmakta, ülkedeki nakit dolaşımı yanında iş hacmini ve ticari hayatın özellikle güvene dayalı alanlarını ciddi şekilde tehdit ettiğini, işletmenin varlık bütünlüğünün korunmasının hem değerini artırdığını, hem de faaliyetlerinin sürdürülmesine imkan sağladığını, amaçlarının işletmenin devamlılığını sağlayarak ülke ekonomisine katkı sağlayabilmek, sosyal refah doğrultusunda istihdam yaratabilmek, kredi alacaklılarının çıkarlarını düşünerek tüm borçlarını konkordato ön projelerinde belirlemiş oldukları vade koşullarında son kuruşuna kadar ödeyebilmek olduğunu, işbu sebeplerle, işletmenin devamlılığını sağlayabilmek ve tüm alacaklıların sarsılmasını engelleyebilmek adına konkordato sürecinin sağladığı imkanlardan faydalanılmak istendiğini, bu sayede işletmelerin varlık bütünlüğü korunarak yasada belirtilmiş olan amaca uygun olarak faaliyetlerinin devamının da sağlanmış olacağını, işletmenin rayiç değerler esasına göre çıkarılmış bilançosunda, varlıkları borçlarını karşılamaya yettiğini ve varlıklarının borçlarını 1.965.913.584,32 TL aştığını, işletmenin borca batık olmadığını, konkordato ön projesindeki konkordato teklifi bir vade konkordatosu teklifi niteliğinde olup, borçların % 100’ünün ödenmesinin teklif edildiğini, konkordatonun tasdiki akabinde 2027 yılından itibaren 2029 yılı sonuna kadar 36 aylık (3 yıllık) sürede borçların tamamının ödenmesinin planlandığını,
Davacı ----Şirketi yönünden; şirketin 2015 tarihinde ---- tarafından tarafından kurulduğunu, ---- Gazetesi’nin 31.03.2015 tarihli ve ---- sayılı nüshasında ilan edildiğini, şirketin hali hazırda ikamet amaçlı binaların inşaatı işi ile iştigal ettiğini, 2023 yılında --- bölgesinde Lüx villa ve site çalışması ve inşaası için şirkete ortak olarak girildiğini, %99,75 alınarak işe başlandığını, 2025 yılının Mart ayı itibarı ile villaların yapımında satış yapılabilir hale gelindiğini, şirketin, aktifine kayıtlı 7 adet villanın satılması için gerekli satış değerine görece küçük harcamalar yapılarak satışları yıllara göre sağlanacağını, 30.11.2025 tarihi itibarı ile şirketin sermayesinin 250.000,00 TL olduğunu, sermayenin tamamının ödendiğini, şirketin ----- unvanı ile ve 250.000,00 TL sermaye ile faaliyetine devam ettiğini, işletmenin yapısal bir kaynak-kullanım probemi bulunmayıp, pozitif özkaynak ile çalışılmasına rağmen, özellikle ülkenin içinde bulunduğu ekonomik problemler nedeniyle ülkenin nakit döngüsünde yaşanan sıkıntı, tüm sektörde olduğu gibi işletmenin nakit döngüsünü de olumsuz etkilediğini, Ülkenin ve global alandaki ticari süreçlerde ciddi bir yavaşlama söz konusu olduğunu, COVİD- 19 salgınının da etkisi ile esasen ülkede adı konulmamış derin bir kriz başladığını, belli sektörlerdeki hızlı gerileme, tüm ekonomide domino etkisi yaratmakta, ülkedeki nakit dolaşımı yanında iş hacmini ve ticari hayatın özellikle güvene dayalı alanlarını ciddi şekilde tehdit ettiğini, işletmenin varlık bütünlüğünün korunmasının hem değerini artırdığını, hem de faaliyetlerinin sürdürülmesine imkan sağladığını, amaçlarının işletmenin devamlılığını sağlayarak ülke ekonomisine katkı sağlayabilmek, sosyal refah doğrultusunda istihdam yaratabilmek, kredi alacaklılarının çıkarlarını düşünerek tüm borçlarını konkordato ön projelerinde belirlemiş oldukları vade koşullarında son kuruşuna kadar ödeyebilmek olduğunu, işbu sebeplerle, işletmenin devamlılığını sağlayabilmek ve tüm alacaklıların sarsılmasını engelleyebilmek adına konkordato sürecinin sağladığı imkanlardan faydalanılmak istendiğini, bu sayede işletmelerin varlık bütünlüğü korunarak yasada belirtilmiş olan amaca uygun olarak faaliyetlerinin devamının da sağlanmış olacağını, şirketin özvarlığının 30/11/2025 bilanço tarihi itibariyle kaydi değerler üzerinden 11.350.080,91 TL artı durumda olduğunu ve borca batık durumda olmadığını, rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre de; (+) 278.495.607,17 TL Özvarlığa sahip olduğunu ve borca batık durumda olmadığını, Konkordato ön projesindeki konkordato teklifi bir vade konkordatosu teklifi niteliğinde olduğunu, borçların % 100’ünün ödenmesinin teklif edildiğini, konkordatonun tasdiki akabinde 2027 yılından itibaren 2029 yılı sonuna kadar 36 aylık (3 yıllık) sürede borçların tamamının ödenmesinin planlandığını,
Davacı ---- Şirketi yönünden; şirketin ----- Şirketi unvanı altında 2003 yılında kurulduğunu, ---- Gazetesi’nin 13.10.2003 tarihli ve ---- sayılı nüshasında ilan edildiğini, şirketin 2017 yılında devralındığını, tamamının --- üzerine geçtiğini, şirketin ilk amacının gemilere kuru gıda satımı yapmak ve otopark işletmeciliği olduğunu, ancak bu amacın yanında şirketin kirada bir otopark alanı bulunduğunu, buradan kısmi kira geliri elde ettiğini,, ağırlıklı olarak araç alım satımı işi de yapıldığını, 30.11.2025 tarihi itibarı ile şirketinin sermayesinin 10.000.000,00 TL olduğunu ve sermayenin 2.500.000,- TL’sinin ödenmediğini, şirketin "---- Şirketi" unvanı ile ve 10.000.000,00 TL sermaye ile faaliyetine devam ettiğini, işletmenin yapısal bir kaynak-kullanım probemi bulunmayıp, pozitif özkaynak ile çalışılmasına rağmen, özellikle ülkenin içinde bulunduğu ekonomik problemler nedeniyle ülkenin nakit döngüsünde yaşanan sıkıntı, tüm sektörde olduğu gibi işletmenin nakit döngüsünü de olumsuz etkilediğini, Ülkenin ve global alandaki ticari süreçlerde ciddi bir yavaşlama söz konusu olduğunu, COVİD- 19 salgınının da etkisi ile esasen ülkede adı konulmamış derin bir kriz başladığını, belli sektörlerdeki hızlı gerileme, tüm ekonomide domino etkisi yaratmakta, ülkedeki nakit dolaşımı yanında iş hacmini ve ticari hayatın özellikle güvene dayalı alanlarını ciddi şekilde tehdit ettiğini, işletmenin varlık bütünlüğünün korunmasının hem değerini artırdığını, hem de faaliyetlerinin sürdürülmesine imkan sağladığını, amaçlarının işletmenin devamlılığını sağlayarak ülke ekonomisine katkı sağlayabilmek, sosyal refah doğrultusunda istihdam yaratabilmek, kredi alacaklılarının çıkarlarını düşünerek tüm borçlarını konkordato ön projelerinde belirlemiş oldukları vade koşullarında son kuruşuna kadar ödeyebilmek olduğunu, işbu sebeplerle, işletmenin devamlılığını sağlayabilmek ve tüm alacaklıların sarsılmasını engelleyebilmek adına konkordato sürecinin sağladığı imkanlardan faydalanılmak istendiğini, bu sayede işletmelerin varlık bütünlüğü korunarak yasada belirtilmiş olan amaca uygun olarak faaliyetlerinin devamının da sağlanmış olacağını,şirketin özvarlığının 30.11.2025 bilanço tarihi itibariyle, kaydi değerler üzerinden (+)10.680.344,64 TL artı durumda olduğunu, şirketin borca batık durumda olmadığını, rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre de (+) 10.536.701,02 TL Özvarlığa sahip olduğunu, işletmenin rayiç değerler esasına göre çıkarılmış bilançosunda, varlıklarının borçlarını karşılamaya yettiğini ve varlıklarının borçlarını 10.536.701,02 TL aştığını, davacı şirketin borca batık durumda olmadığını,
Konkordato ön projesindeki konkordato teklifi bir vade konkordatosu teklifi niteliğinde olduğunu, borçların % 100’ünün ödenmesinin teklif edildiğini, konkordatonun tasdiki akabinde 2027 yılından itibaren 2029 yılı sonuna kadar 36 aylık (3 yıllık) sürede borçların tamamının ödenmesinin planlandığını beyan ederek, müvekkili işletme ve şirketlerin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas kanunu’nun 287,288,294 ve 295. Maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflas Kanunu’nun 287. Maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK.’nın 288. maddesi çerçevesinde ilanına; İİK.’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, tedbir tarihinden itibaren, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkındaki kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkiller adına aleyhine hiçbir takip yapılamayacağından yeni takip yapılmasının yasaklanmasına, yapılmış takiplerin iptaline, evvelce başlayan takiplerin, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, e-haciz kararları dahil- durdurulmasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının önlenmesine, davacıların teminatlı taşınmazlarının paraya çevrilmesinin talep edilmesi halinde İİK. 150/b. Maddesi kapsamında kira bedellerinin icra kasasına ödenmeyip, davacı şirketlere ödenmesine, davacıların muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı şirketlere iadesine, davacıların leasingli mallarının elinden alınmasını ve üzerine haciz, ihtiyati haciz ve muhafaza tedbirleri uygulanmasını engelleyecek nitelikte koruyucu tedbir kararı verilmesine, davacıların geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararının ilanından sonra 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının İhtiyati Tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, davacıların bankalarda mevcut hesaplarındaki paraların üzerine herhangi bir haciz, e-haciz, ihtiyati haciz ve bloke konulmasının yasaklanmasına ve bankalarca tek taraflı olarak bu hesaplara blokaj, takas, mahsup, rehin haklarının uygulanmasının yasaklanmasına, şirketin adına açılacak olan banka hesabına veya mevcut banka hesaplarının koruma altına alınmasına, bu hesaba gönderilecek hacizlerin geri çevrilmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, davacılar tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı şirkete ödenmesine, davacıların 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, tensiben derhal ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirkete komiser tayinine, davacılara tahsis edilen elektrik, su, doğalgaz aboneliklerine ilişkin olarak tedbir kararından evvel doğmuş elektrik, su ve doğalgaz borçları ile ilgili sunulan kamu hizmetlerinin tedbiren kesilmemesine, müvekkillerinin konkordato talebının kabulü ile, ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) istemine ilişkindir.
Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çer çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış komiser raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. (Yargıtay ---. Hukuk Dairesinin ---- esas----- sayılı kararı)
Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK'nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK'nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay ---Hukuk Dairesinin --- esas ----- sayılı kararı)
İİK'nun 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir.
İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.
Tensiben davacı tarafa iflas avansının yatırılması, 5 aylık komiser ücretinin yatırılması, konkordato gider avanslarının yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlandığı anlaşılarak, 11/02/2026 tarihli ara karar ile davacılar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti atanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, gerekli ilanlar yaptırılmış ve komiser heyetinden davacıların sunmuş olduğu proje ve belgeler incelenmek suretiyle rapor alınmıştır.
-Komiser heyetinin 06/05/2026 tarihli üç aylık geçici mühlet sonu nihai raporunda;
" ...Davacı --- Şirketi yönünden;2026 yılının ilk iki ayı itibarıyle ve özellikle tedbir tarihi sonrasında borçlu şirket tarafından herhangi bir ticari faaliyetin (satış işleminin) gerçekleştirilmediği, dosyaya sunulan muhtasar beyannamelerinden şirkette 2025 Temmuz ayı itibarıyla çalışanı bulunmadığının tespit edildiği, davacı şirketin 2025 yılı içerisinde faaliyetlerinden sınırlı da olsa kâr üretebildiği, ancak 2026 yılı başı itibarıyla ticari faaliyetlerin fiilen durması nedeniyle gelir yaratma kapasitesinin ortadan kalktığı ve bu durumun doğrudan zarara yol açtığı, işletmenin faaliyet sürekliliğinin kesintiye uğradığı, gelir yaratma kabiliyetinin zayıfladığı ve mevcut gider yapısı karşısında zarar üretir hale geldiği, davacı şirketin 28.02.2026 tarihli kaydi bilançosu ile rayiç bilançosu birlikte değerlendirildiğinde; kaydi değerlere göre aktif toplamının 347.881.542,27 TL olduğu, rayiç değerleme sonucunda ise aktif toplamının 2.429.976,14 TL seviyesine gerilediği, bu gerilemenin tamamının ---- Ortaklardan Alacaklar ile şirketin -----Alıcılar hesabında ---- olan alacağının rayiç değerlerinin 0,00 olarak kabul edilmesinden kaynaklandığı, bu kapsamda aktif toplamında 345.451.566,13 TL tutarında azalma meydana geldiği, böylelikle kaydi bilançoda 8.673.562,60 TL pozitif özkaynak bulunmakta iken, rayiç bilanço esas alındığında özkaynağın (-) 336.773.863,53 TL seviyesine gerilediği ve şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda bulunduğu, davacı şirkete bildirilen 08.04.2026 ve 30.04.2026 tarihli iki ihtara rağmen konkordato revize projesi sunulmadığı, buna göre komiser heyetlerince değerlendirmenin konkordato başvurusuyla birlikte sunulan konkordato ön projesine göre yapıldığı, borçlu şirketin konkordato ön projesine göre borçlarının tamamını 2027 yılından itibaren 2029 yılı sonuna kadar 36 aylık sürede ödemeyi planladığı, tüm alacaklılara %48 ilave faiz ödemesi teklif edildiği, borçlu şirketin konkordato ön projesinde toplam borcu 125.240.819 TL olarak belirtilip, bu ödemenin 3 yıllık süre içinde 155,5 milyon TL'si ticari faaliyetten, 5,5 milyon TL sermaye artışından olmak üzere 161,0 milyon TL kaynak ile 35,8 milyon TL nakit fazlasa kalacak şekilde ödeneceğinin projelendirdiği, borçlu şirketin konkordato ön projesinde toplam borç tutarının 125.240.819,28 TL olarak öngörüldüğü, buna karşılık 28.02.2026 tarihli rayiç bilanço verilerine göre şirketin gerçek borç yükünün 339.203.839,67 TL seviyesinde olduğu, konkordato ön projesinde borçların ödenmesine esas alınan kaynağın büyük faaliyetlerden elde edilecek gelirlere dayandığı, ancak mühlet süreci içerisinde şirketin herhangi bir ticari faaliyet gerçekleştirmediği gibi, mevcut mali yapı ve fiili faaliyet dürümü birlikte değerlendirildiğinde, şirketin bu büyüklükteki borç yükünü karşılayabilecek düzeyde gelir yaratmasının mümkün olmadığı hususları dikkate alındığında konkordato ön projesinde öngörülen ödeme planının gerçekçi, inandırıcı ve uygulanabilir olmadığı ve bu haliyle konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağı,
Davacı ---Şirketi yönünden; 2026 yılının ilk iki ayı itibarıyla ve özellikle tedbir tarihi sonrasında davacı şirket tarafından herhangi bir ticari faaliyetin gerçekleştirilmediği, dosyaya sunulan muhtasar beyannamelerinden şirkette 26.01.2026 tarihi itibarıyla 8 çalışanı bulunduğunun tespit edildiği, davacı şirketin 2023-2024 döneminde faaliyetlerini artırarak kârlılık sağladığı, ancak 2025 yılı itibarıyla satışların keskin şekilde düşmesi ve 2026 yılı başında tamamen durması nedeniyle faaliyet yapısının bozulduğu, buna karşılık giderlerin devam etmesi sebebiyle işletmenin ciddi zarar üretir hale geldiği, davacı şirketin 28.02.2026 tarihli kaydi bilançosu ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değerler karşılaştırıldığında; kaydi aktif toplamının 126.589.611,61 TL, rayiç aktif toplamının ise 851.444.878,75 TL olduğu, bu kapsamda öz kaynakları rayiç olarak 734.984.795.44 olan şirketin 724.855.267,14 TL tutarında önemli bir değer artışı meydana geldiğinin tespit edildiği, şirketin rayiç özkaynaklarının yüksek olduğu, aktif yapısının büyük ölçüde gayrimenkul varlıkların piyasa değerine dayandığı ve bu yönüyle şirketin borca batık olmadığı, aksine aktiflerinin önemli bir kısmının (%86,32oranında) özkaynak niteliğinde olduğu tespitinin yapıldığı, komiser heyetlerince davacı şirkete bildirilen 08.04.2026 ve 30.04.2026 tarihli iki ihtara rağmen konkordato revize projesi sunulmadığı, buna göre komiser heyetimizce değerlendirmenin konkordato başvurusuyla birlikte sunulan konkordato ön projesine göre yapıldığı, borçlu şirketin konkordato ön projesine göre borçlarının tamamının 2027 yılından itibaren 2029 yılı sonuna kadar 36 aylık sürede ödemeyi planladığı, tüm alacaklılara %48 ilave faiz ödemesi teklif edildiği, borçlu şirketin konkordato ön projesinde toplam borcu toplam 97.560.059,76 TL olarak belirtip, bu borcun 148.125.212 TL'sini faaliyetlerden elde edilecek kâr kaynağından, 300.000 TL sermaye artışından olmak üzere 148.425.597 TL kaynak ile ödeyip borç ödemeleri sonrası 50.865.537 TL fazladan kaynak kalacağının projelendirildiği, borçlu şirketin konkordato ön projede toplam borç tutarının 97.560.059,76 TL olarak öngörüldüğü, buna karşılık rayiç bilanço verilerinde toplam borç tutarının 116.460.083,31 TL seviyesinde olduğu, kaynaklar arasında ticari faaliyetlerden 148.125.212 TL kaynak sağlanacağı, bu kaynağın villa satışı ile gerçekleştirileceği, şirketin villaların ağırlıklı satışının 2027 ve sonrası yıllarda yapacak olmasının komiser heyetince eleştirildiği, zira olası bir kesin mühlet süresinin 2027 Mayıs ayında biteceği değerlendirildiğinde kesin mühlet bitiminden sonra hedeflenen villa satışlarının mühlet içerisinde yapılması gerektiği değerlendirildiği, proforma gelir tablosunda 2026,2027,2028 ve 2029 dönemlerinde öngörülen cironun nasıl hangi faaliyet ile elde edileceği hakkında bir açıklamada bulunulmadığı, borçlu şirketin her ne kadar bilanço içi veriler itibarıyla güçlü bir özkaynak yapısı mevcut ise de, şirketin bağlı bulunduğu grup yapısı, özellikle ----- ve ilişkili şirketler lehine verilen kredi kefaletleri, ipotekler ve çapraz teminat/kefalet ilişkileri dikkate alındığında, bilanço dışı yükümlülüklerin şirketin mali bağımsızlığını önemli ölçüde sınırladığı, bu kapsamda, söz konusu gayrimenkullerin üzerinde mevcut veya muhtemel takyidatlar ile grup şirketlerine ilişkin borçlar nedeniyle, şirketin varlıklarını serbestçe nakde çevirebilme ve elde edeceği gelirleri kendi borçları dışında kullanabilme kabiliyetinin zayıfladığı, konkordato mühlet içi dönemini de kapsayan 2026 yılı başı itibarıyla şirketin herhangi bir ticari faaliyette bulunamadığı ve savcılık soruşturma dosyasındaki tedbirler sebebiyle gelir üretme kapasitesinin fiilen ortadan kalktığı da dikkate alındığında, mevcut proje kapsamında öngörülen nakit akışının gerçekleşmesinin belirsiz. olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu itibarla, bilanço içi göstergeler güçlü görünmekle birlikte, grup içi mali yükümlülükler ve faaliyetlerin durması, hususları dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağı,
Davacı -----yönünden; davacı - --- tacir niteliğinde olduğu,--ticari işletmesini 500.000 TL pay tutarı ve %100 hisse nispetiyle işletmekte olduğu, iflasa tâbi şahıs olduğu, borçlunun aynı zamanda konkordato talep eden--- yurtdışında olduğu, yapılan toplantılara fiziki olarak katılmadığı, komiser heyetince gerçekleştirilen ikinci toplantıya kısa bir süreliğine telefonla bağlandığı,----- ticari işletmesinin faaliyeti kapsamında olan araç alım-satımı için ----- yetki verildiği, konkordato geçici mühlet dönemi içinde komiser heyetine herhangi bir ödeme talimatı gelmediği, şahıs işletmesinin faal duruma geçemediği, herhangi ticari bir faaliyetin gerçekleşmediği, dosyaya sunulan muhtasar beyannamelerinden borçluya ait ticari işletme 2025 Kasım ayı itibarıyla 15 çalışan, 2025 Aralık ayı itibarıyla 16 çalışan, 2026 Ocak ayı itibarıyla çalışanı bulunmadığının tespit edildiği, işletmenin 30.11.2025 döneminde 7.465.701.361 TL, 31.12.2025 döneminde 8.143.917.174 TL net satış yaptığının görüldüğü, faaliyet zararının 30.11.2025 döneminde -44.906.057 TL, dönem net zararının ise -54.858.854 TL olduğu, 31.12.2025 ve 11.02.2026 dönemlerinde faaliyet zararının sırasıyla -528.064.623 TL ve -592.150 TL, dönem net zararının ise -538.297.468 TL ve -591.150 TL olduğu, 28.02.2026 tarihli bilanço verileri ile bilirkişiler tarafından belirlenen rayiç değerler birlikte değerlendirildiğinde; borçlu ---- ait işletmenin kaydi değerlere göre 17.159.445,50 TL özkaynağa sahip olduğu, ancak rayiç değerler esas alındığında özkaynağın negatif seviyesinin, yani borca batıklığın (-) 1.485.562.660.80 TL seviyesine yükselerek rayiç net aktifi olan 1.249.180.398,84 TL'e nazaran %119 seviyeye ulaştığı, işletmenin toplam borcunu onu ödeyecek net aktifin %45 seviyesinde olduğu, eş deyişle 100 TL'lik borcun ancak 45 TL'lik kısmının ödenebileceği bir aktif yapısının bulunduğu, işletmenin ciddi ölçüde borca batık durumda bulunduğu, kaydi bilançoda toplam aktif büyüklüğünün 2.752.382.532,72 TL seviyesinde olmasına rağmen, rayiç değerleme çalışmaları sonucunda bu tutarın 1.249.180.398,84 TL seviyesine gerilediği, diğer bir ifadeyle aktif toplamında 1.503.202.133,88 TL tutarında önemli bir değer kaybı (düzeltme) oluştuğu tespit edildiği, söz konusu yüksek tutarlı düzeltmenin en önemli kısmının; borçlu gerçek kişinin kendi işletmesinden olan ve ekonomik anlamda tahsil kabiliyeti bulunmayan 894.335.623,77 TL tutarındaki ilişkili taraf alacağının----kendi işletmesine olan borcu) rayiç bilançoda 0,00 TL olarak dikkate alınmasından, ayrıca stoklar, taşıtlar ve diğer varlık kalemlerinde piyasa koşulları doğrultusunda yapılan değerleme sonucunda kaydi değerlere göre daha düşük rayiç değerlerin tespit edilmesinden kaynaklandığı anlaşıldığı, bankalara olan kredi borçlarına ilişkin sözleşmeler, ipotek ve rehin belgeleri ile teminat yapılarına dair yeterli bilgi ve belgeye geçici mühletin ilk üç ayında ulaşılamamış olması nedeniyle, toplam borçların ne kadarının imtiyazlı ne kadarının adi alacak niteliğinde olduğuna ilişkin sağlıklı bir ayrıştırma yapılamadığı; ancak mevcut borç büyüklüğü ve aktif yapısındaki zayıflama birlikte dikkate alındığında, bu ayrımın sonucu değiştirecek nitelikte olmadığının değerlendirildiği, komiser heyetince davacı şirkete bildirilen 08.04.2026 ve 30.04.2026 tarihli iki ihtara rağmen konkordato revize projesi sunulmadığı, buna göre komiser heyetince değerlendirmenin konkordato başvurusuyla birlikte sunulan konkordato ön projesine göre yapıldığı, konkordato ön projesine göre borçlarının tamamının 2027 yılından itibaren 2029 yılı sonuna kadar 36 aylık sürede ödemeyi planladığı, tüm alacaklılara %48 ilave faiz ödemesi teklif edildiği, konkordato ön projesinde konkordatoya tabi borç ödemelerinin 2027 yılı Ocak ayında başlayacağı varsayımı ile hazırlandığı, konkordato prosedürünün devamı halinde sürecin 11.05.2027 tarihinde biteceği düşünüldüğünde konkordatoya tabi borç ödemeleri en erken 2027 Mayıs ayında başlayacağı bu hususta ön projede hata olduğu, proforma gelir tablosunda 2026,2027,2028 ve 2029 dönemlerinde öngörülen cironun nasıl hangi faaliyet ile elde edileceği hakkında bir açıklamada bulunulmadığı, her ne kadar komiser heyetince borçlara uygulanacak faiz miktarı ön projenin içeriğinden tespit edilmiş olsa da faiz teklifinin açık bir şekilde gösterilmediği, rehinli borçların nasıl tespit edildiği ile ilgili ön projede detay bilgi olmadığı, ödeme planının hatalı olduğu ve bu kapsamda konkordato tabi borçlar ile ödeme planının netleştirilmediği, kaynaklar arasında ticari faaliyetlerden 3.330.056.564 TL kaynak sağlanacağı belirtildiği ancak işletmenin ticari faaliyetine konu olan araçlar üzerindeki savcılık tedbir kararını da göz önüne alarak bu ciroların ve kârlılığın nasıl elde edileceğinin belirsiz olduğu, borçluya ait taşınmazlar mevcut olmasına rağmen bunların satışı öngörülmeyerek kaynakların çeşitlendirilmediği, sermaye artışının öngörüldüğü ancak bunun hangi kaynakla yapılacağı hakkında bilgi bulunmadığı bu nedenle bu kaynağın gerçekçi görülmediği, konkordato talep eden borçlunun mali tablolarında yer alan verilerin, konkordato projesinde taahhüt edilen ödeme planını gerçekleştirebilecek düzeyde olmadığı, mevcut mali yapı ile projede öngörülen sonuca ulaşma ihtimalinin zayıf olduğu, mevcut varlıkların miktarı ve niteliği itibariyle borçları karşılama oranının yetersiz kaldığı, geçici mühlet süreci içerisinde davacı borçluların faaliyetlerinin önemli ölçüde durduğu, özellikle 2026 yılı itibarıyla ticari faaliyetlerin fiilen gerçekleştirilemediği, bu durumun dosya kapsamından anlaşıldığı üzere ---- ve bağlantılı şirketler hakkında yürütülen soruşturma ve uygulanan tedbir kararları ile de ilişkili olduğu görülmekle birlikte, konkordato komiser heyeti tarafından yapılan işbu değerlendirme sebebe değil sonuca odaklı olarak yapıldığı, konkordato mühlet süresi içerisinde işletmelerin yeniden faaliyete geçirilmesine, gelir üretme kapasitesinin artırılmasına veya finansal yapının iyileştirilmesine yönelik somut ve sürdürülebilir bir gelişmenin sağlanamadığı, aksine geçici mühlet sürecinde mali durumun daha da kötüleştiği, ayrıca dış kaynak temini, sermaye artırımı veya faaliyet dışı gelirlerle borç ödeme kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik herhangi bir somut veri veya planın bulunmadığı, mevcut yapı ile borçluların muaccel borçlarını ödeme gücüne ulaşmalarının mümkün görünmediği, hususları dikkate alındığında konkordato ön projesinde öngörülen ödeme planının gerçekçi, inandırıcı ve uygulanabilir olmadığı ve bu haliyle konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağı" yönünde rapor düzenlenmiştir.
Davacı şirketler yetkilileri adına İİK'nun 292. maddesi uyarınca duruşmada hazır bulunmalarına ilişkin duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edildiği, bir kısım davacı şirketler yetkilisi----duruşmada hazır bulunarak beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre;
-davacı ----Şirketi yönünden komiser heyetince yapılan tespitlerde; 2026 yılının ilk iki ayı itibariyle ve tedbir tarihi sonrasında herhangi bir ticari faaliyet gerçekleştirilmediği, şirkette 2025 Temmuz ayı itibariyle çalışanı bulunmadığı, 2025 yılı içerisinde faaliyetlerinden sınırlı da olsa kâr üretebildiği, ancak 2026 yılı başı itibariyle ticari faaliyetlerin fiilen durması nedeniyle gelir yaratma kapasitesinin ortadan kalktığı, bu durumun doğrudan zarara yol açtığı, 28.02.2026 tarihli kaydi bilançosu ile rayiç bilançosuna göre yapılan değerlendirmede; kaydi değerlere göre aktif toplamının 347.881.542,27 TL olduğu, rayiç değerleme sonucunda ise aktif toplamının 2.429.976,14 TL seviyesine gerilediği, kaydi bilançoda 8.673.562,60 TL pozitif özkaynak bulunduğu, rayiç bilanço esas alındığında özkaynağın (-)336.773.863,53 TL seviyesine gerilediği ve şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu,
-davacı ----Şirketi yönünden komiser heyetince yapılan tespitlerde; 2026 yılının ilk iki ayı itibariyle ve tedbir tarihi sonrasında davacı şirket tarafından herhangi bir ticari faaliyetin gerçekleştirilmediği, şirketin 2023-2024 döneminde faaliyetlerini artırarak kârlılık sağladığı, ancak 2025 yılı itibariyle satışların keskin şekilde düşmesi ve 2026 yılı başında tamamen durması nedeniyle faaliyet yapısının bozulduğu, giderlerin devam etmesi sebebiyle işletmenin ciddi zarar üretir hale geldiği, şirketin 28.02.2026 tarihli kaydi bilançosu ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değerlerin karşılaştırılmasında, kaydi aktif toplamının 126.589.611,61 TL, rayiç aktif toplamının ise 851.444.878,75 TL olduğu, bu kapsamda öz kaynakları rayiç olarak 734.984.795.44 olan şirketin 724.855.267,14 TL tutarında önemli bir değer artışı meydana geldiğinin tespit edildiği, şirketin rayiç özkaynaklarının yüksek olduğu, aktif yapısının büyük ölçüde gayrimenkul varlıkların piyasa değerine dayandığı ve bu yönüyle şirketin borca batık olmadığı, ancak gayrimenkuller üzerinde mevcut veya muhtemel takyidatlar ile grup şirketlerine ilişkin borçlar nedeniyle, şirketin varlıklarını serbestçe nakde çevirebilme ve elde edeceği gelirleri kendi borçları dışında kullanabilme kabiliyetinin zayıflaması ve ayrıca savcılık soruşturma dosyasındaki tedbirler sebebiyle gelir üretme kapasitesinin fiilen ortadan kalkması nedeniyle mevcut proje kapsamında öngörülen nakit akışının gerçekleşmesinin belirsiz olması nedeniyle konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağının anlaşıldığı,
-davacı ---- yönünden komiser heyetince yapılan tespitlerde; davacı --- tacir niteliğinde olduğu, ---- ticari işletmesini 500.000 TL pay tutarı ve %100 hisse nispetiyle işletmekte olduğu, iflasa tâbi şahıs olduğu, aynı zamanda konkordato talep eden---- Şirketi'nin ortağı olduğu, borçlu ----- yurtdışında olduğu, konkordato geçici mühlet dönemi içinde komiser heyetine herhangi bir ödeme talimatı gelmediği, şahıs işletmesinin faal duruma geçemediği, herhangi ticari bir faaliyetin gerçekleşmediği, işletmenin 2025 Kasım ayı itibarıyla 15 çalışan, 2025 Aralık ayı itibarıyla 16 çalışan, 2026 Ocak ayı itibarıyla çalışanı bulunmadığı, 28.02.2026 tarihli bilanço verileri ile bilirkişiler tarafından belirlenen rayiç değerler birlikte değerlendirildiğinde; borçlu ---- ait işletmenin kaydi değerlere göre 17.159.445,50 TL özkaynağa sahip olduğu, ancak rayiç değerler esas alındığında özkaynağın negatif seviyesinin, yani borca batıklığın (-) 1.485.562.660.80 TL seviyesine yükselerek rayiç net aktifi olan 1.249.180.398,84 TL'e nazaran %119 seviyeye ulaştığı, işletmenin toplam borcunu onu ödeyecek net aktifin %45 seviyesinde olduğu, işletmenin ciddi ölçüde borca batık durumda olduğu,
Tüm bu değerlendirme ve tespitler neticesinde; davacıların konkordato ön projesinde öngörülen ödeme planlarının gerçekçi, inandırıcı ve uygulanabilir olmadığı ve bu haliyle konkordatonun başarıya ulaşmalarının mümkün olamayacağı kanaatine varılarak, davacılar hakkında verilen geçici mühlet kararının kaldırılmasına, borca batık durumda oldukları tespit edilen davacılar ---- yönünden iflaslarına, davacı----- yönünden konkordato talebinin reddine, şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar hakkında verilen geçici mühlet kararının kaldırılmasına,
2-Davacılar; ----
(--- Ticaret Sicil Müdürlüğü --- sicil nolu, ---- Vergi Dairesi-V.N.:----, Mersis No----hakkında İİK'nun 287/5 maddesi göndermesi ile İİK'nun 292.maddesi uyarınca bugün yani 11/05/2026 günü saat 10: 56 itibariyle İFLASINA,
- --- Ticaret Sicil Müdürlüğü ----- sicil nolu, V.K.N:--- Mersis No:---- hakkında İİK'nun 287/5 maddesi göndermesi ile İİK'nun 292.maddesi uyarınca bugün yani 11/05/2026 günü saat 10: 56 itibariyle İFLASINA,---- ŞİRKETİ yönünden konkordato talebinin reddine, şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
3-İflas eden davacı şirket ---- yönünden İİK m. 308 f. 2 uyarınca iflas tasfiyesinin adi tasfiye usulüne göre yürütülmesine,
4-İflas eden davacı şirket ---- şirketi yönünden İİK m. 308 f. 2 uyarınca iflas tasfiyesinin basit tasfiye usulüne göre yürütülmesine,
5-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine,
6-Harçlar kanunu uyarınca her bir davacı yönünden ayrı ayrı alınması gereken (732,00*3)2.196,00 TL. Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
7-Kararın ---- Gazetesinde ve Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına,
8-İİK'nun 288/3 maddesi uyarınca ilgili kurumlara bildirimlerin yapılmasına,
9-İflas kararının derhal ----- İflas Müdürlüğüne bildirilmesine,
10-İflas avansının İflas Müdürlüğüne aktarılmasına,
Dair, davacı vekilleri, bir kısım davacı şirketler yetkilisi ---- Komiser ---- ve duruşmada hazır bulunan bir kısım alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.