BURSA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... 5. Genel İcra Dairesi 2024/... E. sayılı icra takip dosyası ile davalı taraf aleyhine ... numaralı 17.08.2024 tarihli faturanın ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, Müvekkilinin, davalıya mal satmış karşılığında fatura düzenlediğini, Davalı taraf, süresinden sonra yaptığı fatura içeriğine itirazında faturaya konu edilen malların kendilerine ulaşmadığını iddia ettiğini, faturaya konu mallar davalı ile müvekkili arasındaki ticari teamüle göre şirket çalışanı olan ... isimli kişiye imza karşılığı teslim edildiğini, davanın kabulüne itirazın iptaline, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; teslimatın şirketle ilgili olmayan ...'e yapıldığını, bu kişinin müvekkil şirket tarafından hiçbir şekilde yetkilendirilmediğini, taraflarına hiç bir teslim yapılmadığını, söz konusu faturanın gerçek bir teslimat olmamasına rağmen muhasebe kayıtlarına sehven geçirildiğini, ancak bu kayıt fiilişi teslimata dair herhangi bir kabul anlamı taşımadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İcra dosyası, sözleşme, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... 5. Genel İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasında, 642.597,39 TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır.Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 05.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarında 25.09.2024 icra takip tarihi ile davalı tarafın davacıya 642.597,39 TL borç bakiyesi görüldüğü, davalı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarında 25.09.2024 icra takip tarihi itibari ile borç alacak bakiyesi görülmediği, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından davacı şirkete ait 2024 yılı Karşılaştırmalı Alış - Satış Analizine göre davacı tarafın düzenlemiş olduğu 3 adet faturanın davacı ve davalı beyanlarının bulunduğu, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 1 adet iade faturasının davacı defter ve bağlı kayıtlarında görülmediği ve mal alış beyanı bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce; davacı vekilince yemin deliline dayanılıp yemin metni sunulması halinde gelecek celse ifa edilmesi için davalı şirket yetkilisine ihtaratlı davetiye çıkarılmasına karar verilerek usulüne uygun olarak sunulan yemin metni davalı şirket yetkilisine tebliğ edilmiştir. Davalı Şirket Yetkisili ... duruşmada "biz davacı şirketten mal almadık, ... isimli kişi benim akrabam olur, benim şirketimin çalışanı değildir ancak benim ve şirketimin adını kullanarak davacıdan mal almıştır, biz şirket olarak davacıdan mal almadık, adı geçen ...'in aldıkları malı yari fiyatına bir başkasına satmışlardır, adı geçen ...'in benzer şekilde ticari ahlaka uymayan davranışlarını bildiğim için işyerime sokmazdım, temsilcisi olduğum şirketin davacıya borcu yoktur, herhangi bir ürün almış değiliz" şeklinde yemin ifa etmiştir. Davacı,ticari alım satımdan ötürü alacak iddiasına dayalı eldeki davayı açmış; alacak kendi ticari defterlerinde kayıtlı olsa da, davalının ticari defter kayıtlarında, davacı alacağının kayıtlı olmadığı, diğer yandan ispat külfeti kendisine ait olan, davacı, alacağına dayanak yaptığı mal teslimini kanıtlar bir delile de dayanmamış olmakla, davacıya yemin hakkı hatırlatılmış; davalının yemini usulüne uygun şekilde ifa ederek, alınan beyanında, akdi ilişkiyi inkar etmesi karşısında, davanın aşağıdaki şekilde reddi gerekmiş; davacı, dava konusu alacağı ticari defterine kaydetmiş olduğu da gözetilerek, kötü niyet tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, davalının buna ilişkin talebinin reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 7.760,97 TL'den mahsubu ile artan 7.028,97 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
5-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Davalı yararına ölçümlenen 102.389,61 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/01/2026