İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 28.09.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mah. 1.... Sk. N: 2 .../İstanbul adresinde yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 3.918,04 TL ile 380,33 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 4.298,37 TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; hasar mahallinde müvekkili şirket tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığını, dava süresinde açılmamış olduğundan, öncelikle zamanaşımı itirazımız bulunduklarını, hasarın muhatabı müvekkili şirket olmadığını, dava dışı ... ... İnşaat Taah. Mad. Oto. Tic. San. Ltd. Şti. olduğunu, müvekkil şirketle dava dışı ... ... İnşaat Taah. Mad. Oto. Tic. San. Ltd. Şti. arasında 01.01.2023 tarih 90302 sayılı Erişim Şebekeleri İşleri Yapım Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sadece ihale makamı olduğu ve denetim ve gözetim yükümlüğü bulunmadığını, müvekkili şirket işi tamamen devretmiş olup denetim yükümlülüğü de bulunmadığı dikkate alındığında meydana gelen hasardan müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirkete husumet yöneltileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla dağıtılmayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşım maliyetinin talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, dosyada fatura kesildiğine dair bir delil bulunmamasına rağmen hesaba % 18 kdv eklenmesi de hukuka aykırı olduğunu, davacının kusur durumunun da araştırılması gerekmekte olup soyut iddialarla açılmış işbu davanın reddini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, altyapı çalışmaları esnasında davacının kablo ve tesisatına hasar verildiğinden bahisle hasar bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; 28.09.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mahallesi 1. ... Sokak No: 2 .../İSTANBUL adresinde yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verilmiş olması ve söz konusu hasar onarım bedelinin davacı tarafından karşılanmış olması sebebiyle söz konusu bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yer alan şimdilik 2.582,86 TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazın iptali, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Eldeki davada davalı tarafından davacının altyapısına kazı çalışmaları esnasında hasar verildiği iddiası bir haksız fiil niteliğinde olup davacının öncelikle davalının eylemlerinden kaynaklı olarak zarara uğradığını ispat etmesi gerekmekte olup davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde bir sureti mahkememize ibraz edilmiş olan hasar tutanağı ve ekindeki fotoğraflar incelendiğinde olay yerinde çalışmanın kim tarafından yapıldığını gösterir herhangi bir fotoğrafın bulunmadığı, ... ve ... Belediyesine yazılan müzekkereye cevaben davacının belirttiği tarihte herhangi bir kuruma / tüzel kişiye altyapı kazı çalışma ruhsatının verilmemiş olduğu, herhangi bir çalışma olmadığının belirtildiği, nitekim davalı ve ihbar olunan tarafından anılan tarih ve yerde çalışma yapılmadığının beyan edilmiş olması karşısında davacı tarafından meydana gelen eylemin davalı tarafından yerine getirildiğinin ispatlanamadığı kanaatine varılmış olmakla davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1-Davacının davasının reddine,

2-Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.582,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.

6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026