Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... Anonim Şirketi, kaza sırasında uzun dönem kiralamış olduğu ... plakalı araç ile davacı müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araç arasında 09.08.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalı taraf %100 asli ve tam kusurlu olduğunu, nitekim hem kaza sonrası çekilen fotoğraflarda, hem de dilekçe ekinde sunulan taraflarca düzenlenen Kaza Tespit Tutanağında bu durum açıkça görüldüğünü, araçtaki hasarın bu denli yüksek oluşu, alacaklarının sürüncemede kalması ihtimalleri bulunduğundan, ayrıca davalı yanın olay tarihinden bugüne dek ödeme yapmaktan kaçınması, dava süresince mal kaçırma tehlikesinin bulunması, dava tutarının yüksek olma ihtimali ve olası mal kaçırma durumunun mevcudiyeti halinde zararın tazmininin imkansız hale gelecek olması durumları göz önünde bulundurularak, yaklaşık ispat hususu da gerçekleşmiş olduğundan, İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca dava konusu alacakları celbedilecek deliller ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde kesin ve tartışmasız olarak belirlenmesine müteakip talep arttırım hakları kalmak kaydıyla, mahkemece takdir edilecek tutar üzerinden, iik'nın 257. ve devamı maddeleri gereğince aleyhine ihtiyati haciz istenilen davalıların haczedilebilir menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borcu karşılamaya yeter düzeyde ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen sebeplerle, belirsiz alacak davası niteliğindeki işbu davada, alacaklarının belirgin hale gelmesini müteakip artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik, kaza sebebiyle oluşan Araç Mahrumiyet alacaklarının şimdilik 100,00 TL'sinin kaza tarihinden kabul görmez ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine, delil listemizde belirtilen ve celbini talep edilen delillerin usul ekonomisi de gözetilerek, tensiben celbine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirket ... plakalı aracın (“araç”) işleteni olmadığını, bu yönüyle işbu dava açısından müvekkili olduğu şirketin sorumluluğu bulunmadığı ve müvekkili şirket bakımından pasif husumet yokluğu durumunun gerçekleştiğini. ... plakalı aracın sürücüsü ile müvekkili olduğu şirket arasında yapılan mesafeli araç kiralama sözleşmesi gereğince üyenin kusurlu olduğu hallerde tüm zarar ve masrafların üyenin sorumluluğunda olduğuna dair hüküm bulunduğunu, davanın hak mahrumiyet bedeli tazminatı talebi yönünden belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olduğunu, davanın usulden reddi gerekmekte ve talep edildiğini, müvekkili olduğu şirket kaza nedeni ile sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili olduğu şirketin sorumlu olacağı düşünülse dahi davacının taleplerini zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet trafik poliçesinden yapması gerektiğini, davacının haksız ve samimi olmayan araçtan mahrum kalınan süre boyunca meydana gelen zararın tazmini talebinin kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, öncelikle dava şartı, husumet yokluğu ve yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine, huzurdaki davanın ...(tckn: ...)'a ... Sigorta A.ş. (mersis No: ...)'ne Ve ... Sigorta A.ş. (mersis No: ...)'ne ihbarına, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki davada zamanaşımı dolmuş olup bu bakımdan davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını ayrıca dava görevli ve yetkili olmayan mahkemede dava açıldığını, davanın bu yönlerden de reddini talep ettiklerini, davanın müvekkili olduğu şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, araç mahrumiyetine ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak yansıma veya dolaylı zararlar trafik poliçesi teminatına girmediğini, dava taraflarına ihbar edilmiş olduğundan lehlerine hüküm kurulamayacağını, davaya konu talebe ilişkin olarak poliçe tanzim edilmediğinden ve poliçe limiti dahilinde olmamasından dolayı davanın reddine, dava taraflarına ihbar edildiğinden davada taraf sıfatları bulunmadığından müvekkili olduğu şirket aleyhine hüküm kurulmamasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 05/01/2026 tarihinde bedel arttırım dilekçesi sunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; trafik kazasından kaynaklı tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:

1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

2-Mahkememizce:
a-... Sigorta A.ş 'ye,
b-... Sigorta A.ş ' ye

c-Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü ' ne müzekkereler yazılmıştır.

3- Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 27/10/2025 tarihli raporda özetle: "... otomobil sürücüsü ...'in maddi hasar ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın maddi hasarlı dava konusu trafik kazasında %100 oranında asli derecede kusurlu olduğu, mahrumiyet bedelinin 5.000,00 TL olduğu tespit edildiği" şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.

4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:

Dava trafik kazası nedeniyle davalı taraf araç malikinden mahrumiyet tazminatı talebi hakkındadır.
Davalı İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu iddiası ile yetki itirazında bulunmuş ise de kazanın meydana geldiği yerin Halkalı olduğu ve Mahkememizin haksız fiilin meydana geldiği yer adresine göre yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki ilk itirazına da itibar edilmemiştir.
Davalı sunduğu cevap dilekçesi ile kazaya karışan aracın 25 dakika 17 saniyeliğine dava dışı üçüncü kişi ...'a kiralandığını bu sebeple işleten sorumluluğunun olmadığını iddia etmiş ise de ilgili kira işleminin uzun süreli kira niteliğinde olmadığı bu sebeple davalının işleten sıfatının kalkmadığı anlaşılmakla davanın esasına girilmiştir.
Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir:
"MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

II. Zararın ve kusurun ispatı
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
2918 sayılı Kanun'un 85. Maddesi ise şu şekildedir:
"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir.
Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 24.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır: "Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile yolun sağında park yerinden hareket ederek anayola giriş yapmak amacı geri manevra yaptığı, arka tarafını yeterli şekilde kontrol etmeden çevresel kontrollerini yeterli şekilde yapmadığı, tehlikeli biçimde geri manevra yaptığı, geri manevra sırasında anayolda düz doğrultuda arka tarafından normal seyrini sürdüren otomobil sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermediği, otomobilin arka tarafi ile anayolda seyrini sürdüren otomobilin sağ yan çamurluk tarafına çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T,.K.unun sürücü asli kusurların belirtildiği 84 Maddesinin kod 10(manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurludur." şeklinde tespit yapılmıştır.
Bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve celp edilen sigorta eksper raporları, kaza mahalline ilişkin fotoğraflar bir arada değerlendirildiğinde; Karayolları Trafik Kanunu gereğince geçiş üstünlüğünün ana yoldan gelen araç olarak davacıya ait araç üzerinde olduğu, davalıya ait aracın geri manevra yaparken manevra kuralını ihlal ettiği, davalıya ait aracın geçiş üstünlüğüne yönelik kuralları gözetmeyerek kusurlu olduğu ve kazaya sebebiyet verdiği Mahkememizce anlaşılmış bu sebeple bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı, olaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitlerin ve bilirkişi raporundaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalının kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı mahrumiyete yönelik zarara ilişkin kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın benzer segment ve modelinin günlük kiralama bedelinin 1.000,00 TL olduğu, meydan gelen kaza sebebiyle uğranılan zararın 5 günlük süre içerisinde tamir edilebileceği şeklinde tespit yapılmıştır.
Davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin kaza sonrası resimler ve eksper raporunun incelenmesi sonucunda 5 günlük tamir süresinin hayatın olağan akışına uygun ve makul olduğu, bilirkişi tarafından tespit edilen ikame araç bedelinin davacıya ait aracın sınıf ve modeli ile kaza tarihi gözetilerek emsal ve piyasa rayicine uygun olduğu anlaşılmakla Mahkememizce 5.000,00 TL mahrumiyet tazminatı hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafından işbu dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, bilirkişi raporu sonrasında davacı vekili tarafından dava değeri arttırım dilekçesi verilerek harçlar yatırılmıştır.
Davalı vekili tarafından kusur durum tespitine yönelik bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de kaza tespit tutanağının aksine herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla davalının somut delile dayanmayan soyut beyandan ibaret itirazına itibar edilmemiştir. Davacı ve davalı tarafından günlük ikame araç bedeline itiraz edilmiş ise de yine tarafların herhangi bir somut delile dayanmayan ikame araç bedelinin daha yüksek veya düşük olduğuna dair herhangi bir somut veri içermeyen itirazlarına itibar edilmemiştir. Davalı davacının sigortadan ikame araç alıp almadığı ve ödemelerin sorulmasını talep etmiş ise de sigortanın dolaylı zarar kapsamında olan mahrumiyet tazminatını karşılamadığı bu sebeple sigortadan bu yönde ödeme alınmasının ve mahsubunun mümkün olmadığı anlaşılmakla davalının aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.

Davacılar vekili tarafından talep arttırım dilekçesinde alacağa avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği, talep arttırım dilekçesi ile faiz türü ve miktarının değiştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının avans faizi talebine itibar edilmemiştir.

Sonuç olarak davacının davasının talep arttırım dilekçesindeki bedel yönünden kabulü ile 5.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminat alacağının 09.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KABULÜNE,
-Buna göre; 5.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminat alacağının 09.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,

3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL başvurma harcı ve 83,68 TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 32,92 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve 83,68 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.314,48 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,

5-Davacı tarafça yapılan 15.577,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. Ve devamı maddeleri gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026