Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/03/2016 günü saat 23: 00 sularında müvekkilinin eşi ... 'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... köyü istikametinden ... köyü istikametine seyir halinde iken ... mevkiisine geldiğinden yolun virajlı bölümünde hızını yeterince azaltmadığından direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişi istikametine göre yolun solundan yoldan çıkması neticesinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiği ve kaza sonucunda müvekkilinin desteği ... 'in olay yerinde vefat ettiğini, müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin Sosyal ve Ekonomik durumlarının tespiti için ... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılarak davacının bu kazadan dolayı herhangi bir tazminat alıp almadığının, herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı, peşin sermaye değeri ve miktarı hususlarının sorulmasına, ... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak ... soruşturma nolu dosyanın uyap ortamından gönderilmesinin istenmesine, tensiple beraber karar verilmesine, ... Bifa fabrikasının ... Yolu Üzeri-... adresine müzekkere yazılarak kazada vefat eden ... 'in gelir durumuna dair maaş bilgilerinin ne kadar olduğu hususlarının sorulmasına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08/12/2017 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava değerini 1.000,00 TL üzerinden 257.061,81 TL arttırarak dava değerini 258.061,81 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğinin gerektiği, davacıların meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat eden murisleri ... 'in desteğinden yoksun kaldıkları iddiasıyla maddi tazminat talepli davayı açtıklarını, ancak söz konusu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı iddialarının müvekkili şirket tarafından kabulünün mamkün olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı anacın müvekkil şirket nezdinde .../0 nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile 22/04/2015-2016 tarihleri arasında ... adına sigortalı olduğunu, iş bu poliçedeki sakatlanma ve ölüm teminatı kaza tarihi itibari ile kişi başına azami 290.000,00 TL olduğunu, teminat limitlerini belirtmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, dava konusu trafik kazası sürücü müteveffanın tamamen kusurlu olması nedeniyle meydana geldiğini, dava konusu talebin trafik poliçesi teminatına girmediğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı delillerinin kendilerine tebliğine, Adli Tıp Kurumundan kusura ilişkin rapor alınmasına, hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına, KTK 'un 86. Maddesi gereği kusurun ağırlığı dikkate alınarak davanın reddine, SGK 'ya müzekkere yazılarak davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının sorulmasına, mütefarik kusur indirimi yapılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişitir.

Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi,
Mahkememizden verilen 16/05/2022 tarih ve ... Esas 2022/392 sayılı kararı Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 03/11/2025 tarih ve 2023/670 Esas 2025/14901 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin esasına kaydı yapılmıştır.
İlamda özetle;" Vefat edenin bakımından yararlanan eşin, yeniden evlenmesi veya fiili olarak bakım ihtiyacını karşılar biçimde birliktelik yaşaması halinde, bakım ihtiyacının sona erdiği ve yitirilmiş destek ediminin yeni bir destek edimiyle karşılanmış olacağı dikkate alınarak, hayatta kalan eşin desteklik süresi içerisinde yeniden evlenme ihtimalinin belirlenmesi gerekir. Bu bağlamda, eşin yaşı, 18 yaşından küçük çocuk sayısı, sağlığı, ekonomik durumu gibi etkenler değerlendirilerek bu belirlemenin yapılması gerekir. Somut olayda, kazanın 20.03.2016 tarihinde gerçekleştiği, nüfus kaydına göre davacının, 18.09.2023 tarihinde başka bir şahıstan çocuğunun dünyaya geldiği anlaşılmakla bu husus araştırılarak davacı eşin desteğin ölümünden sonra başka bir şahısla fiili olarak bakım ihtiyacını karşılar biçimde birliktelik yaşayıp yaşamadığı durumunun araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. " hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizin 28/01/2026 tarihli tensip tutanağı ile davacının desteğin vefat ettiği 20/03/2016 tarihli kazadan sonra 18/09/2023 tarihinde ... isimli şahıstan ... adlı çocuğunun dünyaya geldiği anlaşıldığından; Davacının bağlı olduğu kolluğa, SGK ya ve Nüfus Müdürlüklerine yazılan müzekkereler ikmal olduğunda dosyanın 07/04/2022 tarihli raporu düzenleyen aktüer bilirkişi ...'e tevdii ile gelen kayıtlar, dosya kapsamı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 03/11/2025 tarih ve 2023/670 Esas 2025/14901 Karar sayılı bozma ilamı gözetilerek; Bozma öncesi karara esas alınan 07/04/2022 tarihli rapora esas alınan tarih ve güncel olarak (seçenekli) Ek Rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 15.04.2026 tarihli bilirkişi ek raporu ibraz edilmiştir.
Ek raporda özetle;" Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 20.03.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...'in geride kalan davacı hak sahibi babası ile davalı ... Şirketi arasındaki uyuşmazlık noktaları yönünden: ... plakalı aracın sürücüsü Müteveffa ...'in dava konusu trafik kazasının oluşmasında %100 asli ve tam kusurlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 Tarih ve 2011/17-787 E, 2012/92 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere, müteveffa ...'in %100 kusurlu olduğu kabul edilse bile; destekten yoksun kalan davacı zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğu kabul edilerek, davacı eş yönünden maddi tazminat hesabı yapıldığı, davacı hak sahibi eş ...'in, müteveffa eşinin vefatının ardından aynı adreste ikamet ettiği kişiden 18.09.2023 tarihinde bir çocuk dünyaya getirdiği tespit edildiği, bu sebeple yeni çocuğun doğum tarihinden geriye doğru hesaplanan ortalama 266 günlük (38 hafta) gebelik süresi esas alındığında hamilelik başlangıç tarihinin 26.12.2022 olduğu ve anılan tarih itibarıyla müteveffa eşinin ekonomik desteğinden çıkmış olduğunun kabulü gerektiği, davacı eş ...'in nihai ve gerçek maddi zararı 44.692,77.-TL olarak hesaplandığı, bununla birlikte davalı ... şirketinden talep edebileceği tutarın kusur sorumlulukları ve bakiye teminat limitiyle sınırlı olması nedeniyle garameten dağıtım sonrasında davalı ...” den 4.484,32.-TL talep edebileceği, davacı eş ...'in davalı ... AŞ'den talep edebileceği maddi zarar tutarının 3.587,46.-TL olarak hesaplandığı, temerrüt başlangıç tarihinin Davalı ... AŞ için 02.05.2016 ilk dava tarihi olduğu, işleyecek faiz nev'inin yasal faiz olduğu" değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; 20/03/2016 günü saat 23: 00 sularında müvekkilinin eşi ... 'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... köyü istikametinden ... köyü istikametine seyir halinde iken ... mevkiisine geldiğinden yolun virajlı bölümünde hızını yeterince azaltmadığından direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişi istikametine göre yolun solundan yoldan çıkması neticesinde tek taraflı trafik kazası sonucu ... 'in vefatı nedeni ile davacının 6098 sayılı yasanın 53/3 maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır.

Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve dosyaya ibraz edilen rapor birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu 20.03.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasının meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü Müteveffa ...'in %100 asli ve tam kusurlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 Tarih ve 2011/17-787 E, 2012/92 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere, müteveffa ...'in %100 kusurlu olduğu kabul edilse bile; destekten yoksun kalan davacı zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğu kabul edilerek, davacı eş yönünden maddi tazminat hesabı yapıldığı,
davacı hak sahibi eş ...'in, müteveffa eşinin vefatının ardından aynı adreste ikamet ettiği kişiden 18.09.2023 tarihinde bir çocuk dünyaya getirdiği tespit edildiği, bu sebeple yeni çocuğun doğum tarihinden geriye doğru hesaplanan ortalama 266 günlük (38 hafta) gebelik süresi esas alındığında hamilelik başlangıç tarihinin 26.12.2022 olduğu ve anılan tarih itibarıyla müteveffa eşinin ekonomik desteğinden çıkmış olduğu davacı eş ...'in nihai ve gerçek maddi zararı 44.692,77.-TL olarak hesaplandığı, bununla birlikte davalı ... şirketinden talep edebileceği tutarın kusur sorumlulukları ve bakiye teminat limitiyle sınırlı olması nedeniyle garameten dağıtım sonrasında davalı ...” den 4.484,32.TL talep edebileceği tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, davanın kısmen kabulüne, 4.484,32 TL destekten yoksunluk bedelinin 02/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafın sorumlu tutulacağı müterafik kusurdan bahsedilemeyeceğinden müterafik kusur indirimine yer olmadığına, davacının somut delillerle ispatlanamayan fazlaya ilişin taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda tespit edilen 4.484,32 TL destekten yoksunluk tazminatı tutarı esas alınarak karar verilmiş olup kısa karar da hükmedilen tutar sehven 4.483,32 TL olarak yazılmış ise de gerekçeli kararda maddi hata 4.484,32 TL olarak düzeltilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1-Davanın kısmen kabulüne, 4.484,32 TL destekten yoksunluk bedelinin 02/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişin taleplerinin reddine,

2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından (29,20 TL dava açılırken alınan peşin harç + 875,00 TL ıslah harcı olmak üzere) toplam 904,20 TL'nin mahsubu ile artan 172,20 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 4.484,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 4.483,32 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan (33,50 TL ilk masrafı + 472,25 TL posta masrafı+ 8.550,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) toplam 9.055,75 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( % 01,73 kabul) nazaran 156,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan 118,50 TL yargılama giderinin ( % 98,27 ret) nazaran 185,23 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı tarafça yatırılan (29,20 TL dava açılırken alınan peşin harç + 875,00 TL ıslah harcı olmak üzere) toplam 904,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile YARGITAY nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/05/2026