Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili ...'e ait, ... plakalı araç, ... tarihinde ... il sınırları içinde meydana gelen trafik kazası sonucunda tam hasara (perte) uğradığını, kaza tarihi itibariyle müvekkiline ait aracın kasko sigortacısı olan davalı ... A.Ş. Tarafından ... no.lu poliçe üzerinden açılan ... sayılı kasko hasar dosyası kapsamında pert olarak değerlendirildiğini, kasko sigortacısı davalı ... A.Ş. Müvekkiline ait aarcın kaza tarihi itibarındaki piyasa değerini ... TL olarak tespit ettiğini, yapılan incelemelerde müvekkiline ait aracın hasar tarihinde piyasanın ... TL ile ... TL aralığında olduğunun tespit edildiğini, söz konusu eksik ödeme nedeniyle pert farkı alacağının mevcut olduğunun açık olduğunu, davalı sigorta şirketinin haksız biçimde düşük belirlenen araç değeri üzerinden ödeme yapmak suretiyle müvekkilinin uğradığı zararı tam olarak karşılamadığını, ... tarihinde başlatılan ve ... tarihinde son bulan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında herhangi bir uzlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle belirsiz alacak olarak ... plakalı araçla ilgili kaza sonucu oluşan gerçek pert değeri ile sigorta ödemesi arasındaki farktan kaynaklanan pert farkı tazminatının yargılama şaamasında yapılacak bilirkişi incelemesiyle tespit edilmek üzere şimdilik ... TL olarak belirlenen kısım olarak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, bilirkişi raporu doğrultusunda talep arttırımına imkan tanınmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Uyap sisteminden davaya konu aracın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden kasko hasar raporu ve poliçe sorgu raporu ile entegrasyon sorgu raporuna ilişkin evraklar ile davacının SGK hizmet dökümü dosya arasına alınmıştır.

Dava; davacıya ait ... plakalı aracın ... tarihli trafik kazası nedeniyle perte ayrılmasından dolayı, davacıya ait aracın kasko şirketi olan davalıdan pert farkının tazminatı talebine yönelikir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda" tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken, 83/2. maddesinde de, "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verilmiştir.
Benzer bir olayda Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2024/442 K.sayılı ilamında özetle; "Eldeki dava, taraflar arasında düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'nden Kaynaklanan davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında öncelikle görev açısından inceleme yapılmıştır. 6502 sayılı Kanunun 2. maddesi her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaların bu kanun kapsamında olduğu belirlendikten sonra, 3. maddesi ile buna yönelik tanımlar yapılmış olup, 3. maddenin I bendinde açıkça tüketici işlemi tanımlanmış olup, buna göre "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişilerle tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" tüketici işlemi olarak tanımladığı anlaşılmaktadır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflarından birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Davalı sigorta şirketi ile davacı arasında akdedilmiş, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi bulunduğu anlaşılmaktadır. 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesinin (l) bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem Kanun kapsamına (m.2) alınmıştır. Buna göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması gerekir.Somut olayda, davanın dayanağının taraflar arasında imzalanan Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'nden kaynaklandığı, dava konusu aracın ruhsat bilgilerinde "Hususi Kullanım" amacıyla kullanıldığının belirtildiği ve poliçenin ruhsat bilgileri doğrultusunda düzenlendiği, aracın kamyonet tipi veya ticari tipte bir araç olmasının hususi kullanımı engellemeyeceği, ticari araçların hususi-binek aracı olarak kullanılması durumunda maliklerinin tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla" denilmiştir.
Davacı, tacir değil, kamu çalışanıdır. Ayrıca davaya konu olan araç ticari nitelikte değildir. Davacının tacir olmadığının anlaşılması karşısında; iş bu dava nispi ticari davalardan değildir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında kasko poliçesinden kaynaklanan sözleşme ilişkisi bulunmakta olup uyuşmazlıkta yukarıda açıklanan nedenlerle mahkememizin davada görevsiz olması ve görevli mahkemenin Antalya Tüketici Mahkemesi'nin olmasından dolayı (benzer olaylarda Antalya B.A.M.11 Hukuk Dairesi 2022/38 E.2022/708 K., İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi 2022/575 E.2025/1429 K.,sayılı kararları) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Açıklanan nedenlerden dolayı; aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-Davaya bakmaya Antalya Tüketici Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinede gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 12/05/2026