Kıymetli Evrak İptali

Mahkememizde görülmekte olan "Çek İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın petrol ve petrol ürünlerine yönelik ticari faaliyette bulunduğunu, bu amaçla ticari ilişkisi bulunan ... Sanayi Ve Ticaret tarafından, alacaklı bulunduğu 237.500,00 TL bedel için ... ( ...) adına çek keşide edildiğini, iş bu ... seri numaralı ...bank' ... ŞB.ne ait 05.10.2025 keşide tarihli 237.500,00 TL bedelli ... ( ...) adına keşide edilmiş son ciranta müvekkili ... San. Tic. A.Ş olan çekin kaybolmak suretiyle yitirildiğini, kaybolan çekin piyasada ticari itibari yüksek olan keşideci tarafından düzenlenmiş olup çekin vadesinin henüz gelmemiş olması nedeniyle vadesi geldiğinde çekin karşılığının bankadan tahsil edilme ihtimali bulunduğunu, çekin üçüncü şahısların eline geçmesi halinde, üçüncü şahısların çekten haksız şekilde yararlanması söz konusu olabilecek, bu durumda ise müvekkili ve keşidecinin mağduriyetinin doğacağını beyan ederek, davanın kabulü ile, öncelikle fotokopisini sundukları çekin bankaya ibrazı halinde ödenmesini önlemek için ivedilikle ödeme yasağı konulmasına ve çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla aynı yasanın 757 ve takip eden maddelerine göre açılan zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin çekişmesiz yargı işidir.
6100 sayılı HMK'nun 320. maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında, somut olayın belirginliğine bağlı ve çekişmesiz yargı işi de olması sebebiyle duruşma açılmadan, Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olarak yargılama sonlandırılmıştır.

Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesine göre; "İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir." şeklindedir. Söz konusu maddede düzenlenen yetki kuralı kesin yetki kuralı olup mahkemece resen dikkate alınması gerekir. İlgili talep şirketin sicil adresinin Bağcılar/İstanbul adresinde bulunduğu anlaşılmakla davanın yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
İptal davasında mahkeme, dilekçe sahibinin senet elinde iken zayi olduğuna ilişkin iddialarını, yaptığı araştırmalar neticesinde inandırıcı bulursa, senedi eline geçireni muayyen bir süre içerisinde mahkemeye getirmeye davet ve aksi takdirde senedin iptaline karar verileceğini ihtar eder. Bu ilânda senede ilişkin bilgilere de yer verilir. İlân, emre yazılı senetler bakımından TTK m. 760 vd.; hamile yazılı senetler bakımından ise TTK m. 663 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Hamile yazılı senetler yönünden senedi getirme süresinin en az 6 ay olarak belirlenmesi gerekir; bu süre ilk ilân gününden itibaren işlemeye başlar (TTK m. 663). Emre yazılı senetler yönünden ise senedi getirme süresi en az 3 ay, en çok bir yıldır (TTK m. 761/1). İlân, TTK'nun 818/1-son maddesi yollaması ile TTK’nın 762/1. maddesi hükmü uyarınca, TTK’nın 35. maddesinde bahsi geçen Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde üç kere yapılması gerekmekte olup Ticaret Sicil Gazetesinde üç kez ilan yapılmış olup, ilk ilanın 02/10/2025 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Poliçenin iptalinin TTK’nın 757- 765 maddeleri arasında özel olarak düzenlenmiş olması ve bu hükümlerde poliçenin emre veya nama yazılı olmasına göre bir ayrım yapılmamış olması ile TTK’nın 778/1-(ı) ve 818/1-(s) maddelerinde bono ve çekin iptallerinin poliçe hükümlerine tâbi kılınmış olması sebebiyle, nama yazılı poliçe, bono ve çekin iptalinde hamile yazılı senetlerin iptaline ilişkin TTK’nın 661 vd. hükümleri değil, poliçenin iptalini düzenleyen TTK’nın 757 vd. hükümleri uygulama alanı bulacaktır
Poliçeye ilişkin düzenlemeye göre poliçenin kimin elinde olduğu biliniyorsa istirdat davası, poliçenin kimin elinde olduğu bilinmiyorsa iptal davası açılır (TTK m. 758 – 759). İptal davası sırasında poliçenin kimin elinde olduğu tespit edilir veya poliçe elinde bulunduran kişi, mahkemeye sunarsa bu durumda iptal davasına bakan mahkeme davaya bakmaya devam edemez. Mahkemenin davacıya poliçeyi elinde bulunduran kişiye karşı iade davası açmak için süre vermesi gerekir (TTK m. 758).
Davaya konu çeklerin ibraz edilip edilmediği, ibraz edildi ise kim tarafından ibraz edildiği sorulmuş olup Halkbank Anonim Şirketinin 22/01/2026 ve 02/01/2026 tarihli müzekkere cevabında çekin ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; mahkememizce TTK'nın 762. maddesi gereğince Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yaptırılmış olup 3 aylık yasal süre içerisinde, çekler ile ilgili olarak mahkememiz dosyasına herhangi bir müracaat bulunmadığı, davaya konu ... seri numaralı ...bank' ... ŞB. a ait, 05.10.2025 keşide tarihli 237.500,00 TL bedel için ... (...) adına keşide edilmiş, son ciranta ... Elektrik Ve San. Tic. A.Ş. olan çekin ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediği anlaşılmakla T.T.K. md 818,757 ve 764 hükümleri gereğince zayi nedeniyle iptaline karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE;

1-Dava konusu; ... seri numaralı ...BANK ... ŞB. a ait, 05.10.2025 keşide tarihli 237.500,00 TL bedel için ... (...) adına keşide edilmiş, son hamil ... SAN. TİC. A.Ş. olan çekin, T.T.K. md 818,757 ve 764 hükümleri gereğince zayi nedeniyle İPTALİNE,

2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,

3-Talep eden tarafça yatırılan harç ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin talep eden tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi gereğince iadesine,

5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, ilgili talep eden vekilinin yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/01/2026