Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin keşideci olduğu ... seri numaralı 30.01.2025 keşide tarihli 530.000 TL bedelli ve ... seri nolu 30.04.2025 tarihli 800.000 TL bedelli çeklerin bulunduğunu, işbu çeklerin sırasıyla ... 3. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı ve ... 8. İcra Müdürlüğü... E sayılı dosyasıyla icra takibine konulduğun, işbu çekle ilgili davacı hakkında ... 35. İcra Ceza Mahkemesi ... E ve... E sayılı dosyalarıyla karşılıksız çek şikayetiyle şikayette bulunulduğunu, davacının davalıya işbu çekten ötürü herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekin hatır çeki olduğunu, işbu çeke ilişkin herhangi bir hukuki yahut ticari ilişki olmadığını, davalının yetkili hamil olmadığını, çekin bedelsiz olduğunu, davacının ticari defter ve kayıtlarında davaya konu çeke karşılık bir mal teslimi yapıldığına dair bir teslim irsaliyesi yahut faturanında söz konusu olmadığını belirterek açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle, davacının adli yardım talebinin kabulüne, ... 2. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı ve ... 8. İcra Müdürlüğü ... E sayılı takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacının, ... 2. İcra Müdürlüğü... E. ve ... 8. İcra Müdürlüğü ...E sayılı takip dosyalarından ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, takiplerin ayrı ayrı iptaline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, ... 35. İcra Ceza Mahkemesi ... E. ve ...E. sayılı dosyaları, davaya konu çek suretleri celp edilmiş incelenmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de res'en dikkate alınmak zorundadır.
Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "ihtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı ile;
"Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek;
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.
Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6,7 ve 8 numaralı,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6,7,8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6,7,8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına)
Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir.
Eldeki dava, 08/05/2026 tarihinde ikame edilmiştir.

Dava konusu çeklerde davacının keşideci, davalı faktoring şirketinin ise ciro silsilesine meşru ve yetkili hamil olduğu, ayrıca davalı hamilin 6361 s. Kanun kapsamında çekleri faktoring sözleşmeleri uyarınca iktisap ettiği açıktır.
Somut olaya bakıldığında; davacı (keşideci), dava dışı lehtar tarafından malların teslim edilmediği çeklerin hatır çeki - bedelsiz olduklarını ileri sürerek davalı faktoring şirketinin yetkili hamil olmadığını ve çeklerin iktisabında kötü niyetli olduğundan menfi tespit talebinde bulunmuştur. Bu noktada, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi ile 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi uyarınca çeklerin faktoring mevzuatına uygun şekilde iktisap edilmediği, faktoring sözleşmesi ve fatura alacaklarının temliki suretiyle iktisap edilen çekler bakımından davalının meşru ve yetkili hamil olmadığı, ayrıca fatura alacağına karşılık ciro edilen çeklerin 6361 s. Kanunun 9/3.maddesi uyarınca faktoring şirketi bakımından alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu ve kişisel definin (bedelsizlik yahut hatır çeki) davalı hamil faktoring şirketine karşı ileri sürülebileceği vakıalarına dayanmıştır.
Yasal düzenlemelere bakıldığında:
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunun 9/2. maddesi "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz."
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunun 9/3. maddesi "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoringşirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun."
Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 5/1. maddesinde "Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;
a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,
b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,
c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur."
Anılan yasal hükümler uyarınca somut olayın ele alınması zorunludur.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, davalı hamilin çeklerin iktisabında bilerek borçlunun zararına hareket edip etmediği, ağır kusurlu veya kötü niyetli olup olmadığı, özellikle bu kapsamda 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunun 9/2. maddesi ile Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 5/1. maddesindeki yasal prosedürlerin davalı hamil tarafından yerine getirilip getirilmediği, davalının meşru ve yetkili hamil olup olmadığı, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunun 9/3. maddesi uyarınca davacının (keşidecinin) bedelsizlik şahsi defisini (dava dışı lehtar tarafından malların teslim edilmediği, çekin hatır çeki olduğu vakıası) davalı hamile - faktoring şirketine karşı ileri sürmesinin mümkün olup olmadığı, 6361 s. Kanun m.9/3 uyarınca faktoring işleminin alacağın temliki hükümlerine tabi olup olmadığı hakkında meselenin halli için anılan Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin tartışılması ve değerlendirilmesinin mutlak ve zorunlu olduğu, bu Yasa ve Yönetmelik hükümleri incelenmeksizin davalının sorumluluğunun tayin ve tespit edilemeyeceği ve esasen davacının talebi bakımından bir sonuca varılmasının da mümkün olmadığı diğer taraftan bu Yasa ve Yönetmelik hükümleri uyarınca faktoring mevzuatı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması da gerekeceğinden, uyuşmazlığın çözümünde Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine yönelik kararı uyarınca, finans ihtisas davalarına bakmakla belirlenmiş İstanbul 6,7,8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerince bakılması gerekmektedir.
Bu çerçevede, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı gereğince 15.12.2021 tarihinden sonra açılan eldeki davada, finans ihtisas mahkemeleri görevli olduğundan, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği ihtisas sıfatı buluan İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine karar vermek gerekmiştir.

(Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);

1-HSK Birinci Dairesinin... tarih ... kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna İADESİNE,

2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın niteliği gereği KESİN olarak karar verildi. 12/05/2026