Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan incelemesi sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/05/2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, bu kazanın oluşumunda ...plaka sayılı araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, ...plakalı araç davalı nezdinde ... numaralı kredi bağlantılı hayat sigortasına sahip olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkili söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Hastanesi Hastanesi'nden 12/12/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %23 oranında malul kaldığını beyan ederek tespit edilecek iş göremezlik bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, “ Kredi Hayat Sigortası Poliçesi “ kapsamında sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacı sigortalının, dava dışı bankadan kullanmış olduğu kredinin teminatını oluşturması amacı ile davalı sigorta şirketi ile davacı arasında gerçekleştirilen sigorta sözleşmesi kapsamında Uzun Süreli Kredi Hayat Sigortası poliçesi düzenlendiği, davacının 09/05/2023 tarihinde trafik kazası geçirdiği, tedavi gördüğü, davalı sigorta şirketi tarafından davacının sigorta bedelini talebini reddetmesi üzerine iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Görev hususundaki ihtilafın çözümü için, mülga 4077 sayılı Kanunla 5464,6102 ve 6502 sayılı kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesi'nin 2015/5263 Esas-2018/7645 Karar sayılı 11.09.2018 tarihli kararı ile; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığı, somut olayda, taraflar arasında akdi bir ilişki olduğu, davalının sorumluluğunun kaynağının davacıyla yaptığı Kredi Hayat Sigortası Poliçesi sözleşmesi olduğu, görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerektiği, davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde, TTK 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİ NE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026