Esas-Karar No: 2026/397

Esas - 2026/366

Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;12.11.2025 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ...plakalı araca, ...Caddesi üzerinden D-110 karayoluna bağlanmak üzere kendisine yeşil ışık yandığı esnada kavşağa girdiği sırada, davalı ...'ya ait olan ve davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ...plakalı araç kırmızı ışık ihlali yaparak çarptığını, Meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilimin aracında ağır maddi hasar oluştuğunu, 6100 sayılı HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan huzurdaki davada yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek gerçek Araç Değer Kaybı tutarının (şimdilik 50.000,00 TL) davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde kalmak kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek İkame Araç (Araç Mahrumiyet) bedelinin (şimdilik 50.000,00 TL) yalnızca davalı sürücü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini, hükmedilecek tazminat tutarlarına davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil (kaza) tarihi olan 12.11.2025 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, 12.11.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; 12.11.2025 tarihinde, davacıya ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'ya ait olan ve diğer davalı ...'nın sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olan ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan hasardan kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemiyle işbu davanın 05/05/2026 tarihinde açılmakla mahkememizin bu esasına kaydının yapıldığı, akabinde davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile birlikte davanın sehven açıldığı, mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ile derdestlik teşkil ettiği beyan edilerek esasın kapatılması siteminde bulunulması üzerine UYAP sisteminden yapılan kontrolde aynı taraflar arasında aynı olaya ilişkin aynı dava dilekçesi 28/04/2026 tarihinde açılmış olan davanın mahkememizin 2026/378 Esasına kaydının yapılmış olduğu görüldü.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: ...
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Davanın açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biri de davanın görülmekte olmasıdır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise aynı konunun (uyuşmazlığın) yeni bir dava konusu yapılma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya değer bir çıkarı bulunmamaktadır.

Dava şartlarını düzenleyen HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" biçiminde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz. Buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde mahkememizin işbu dosyası için yine mahkememizin 2026/378 Esas sayılı dosyasının derdestlik teşkil ettiği görülmekle dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1-Davacının davasının HMK m.114 ve 115 hükümleri kapsamında derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine,

2-Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 1.707,75 TL harcından mahsubu ile artan 975,75 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,

4-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,

5-Davacı tarafça yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/05/2026