İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde dilekçede belirtilen şekilde davacının davalı şirkete %5 paylı ortak ettirildiği ancak kendisine şirket hakkında hiçbir zaman hiçbir bilgi veya belge sunulmadığı, şirketin zamanla içi boşaltılarak kurucusunun da şirketten ayrılmak suretiyle tasfiyeye sokulduğu ancak uzun tasfiye sürecine rağmen sonuçlandırılamadığı, hisselerin sonradan devredildiği kişilere ulaşılamadığı, ortaklığı davacı açısından çekilmez hale geldiği ileri sürülerek haklı sebeplerle davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili ön inceleme duruşmasında dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Celbedilen ticaret sicil kaydına göre davalı şirketin adresinin yukarıda karar başlığında belirtildiği şekilde ------Ticaret Mahkemesinin yargı sınırları içinde olduğu belirlenmiştir.
Ön inceleme duruşmasında HMK Madde 14/2 düzenlemesine bağlı kesin yetki kuralı yönünden irdeleme yapılması gerektiği ve bunun dışında bu irdelemeye engel başka bir dava şartı eksikliğinin söz konusu olmadığı belirlendikten sonra HMK Madde 14/2 düzenlemesi yönünden yapılan irdelemede davalı şirketin adresinin Mahkememizin Yargı alanı dışında olması nedeni ile HMK Madde 14/2 düzenlemesi kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili duruşmadaki beyanında tespit edilen bu hususları doğrulayarak yetki hususunun takdirini Mahkemeye bıraktığını ifade etmiştir.
Dava şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesine ilişkindir.
Yetki yönünden ilgili yasa maddelerinde:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 14. Maddesinin 2. fıkrasına göre: "Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir".
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19. maddesine göre; "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir."şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda; kesin yetki kuralının geçerli olduğu davalı şirketin adresinin mahkememizin yargı alanı dışında olup ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı alanında kalması, davanın niteliğine bağlı olarak Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm olmaması ve HMK. Madde 14/2 düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde Mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından davanın kesin yetki yönünden ve usulden reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki karar resen verilmiştir.
Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE ve davanın kesin yetki yönünden dava şartı yokluğuna bağlı olarak USULDEN REDDİNE,Kararın kesinleşmesine bağlı olarak ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20/1 maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli ve yetkili ----Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, Süresinde başvuruda bulunulması halinde harç ve yargılama giderleri ile avansa ilişkin hususların 6100 sayılı HMK.'nın 331/2 maddesi gereğince görevli ve yetkili Mahkemece değerlendirilmesine,Süresinde başvuruda bulunulmaması halinde HMK. Madde 20 düzenlemesine bağlı olarak davanın açılmamış sayılmasına yönelik gerekli usuli kararın resen verilmesi gereğinin gözetilmesine,Yukarıdaki hüküm fıkralarında belirtilen ihtimallerde gözetilerek yargılama sonucunda ve resen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse resen yapılacak giderde mahsup edilmek ve HMK. Madde 333 düzenlemesi gözetilmek sureti ile avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.