ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/548 - 2026/126
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
(İSTİNAF BAŞVURUSU NUN
ESASTANREDDİ)
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN:
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Davacı vekili özetle: Davacının, ... Rüzgar Enerjisi Santralini işlettiğini, taraflar arasında RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, davalının 2023 yılı üretim dönemi için 12.475.237,60 TL bedelli fatura düzenlediğini, söz konusu faturada hesaplanan toplam tutarın taraflar arasındaki anlaşma ve dayanağı olan Yönetmeliğe aykırı olduğunu, bu sebeplerle, faturaya süresi içinde itiraz edildiğini, ilk aşamada sunulan teklif mektubunun, sonrasında farklı bir hesap şeklini ihtiva eden Anlaşmanın imzalanmasıyla, hükümsüz kaldığını, serbest iradeyle imzalanan anlaşmanın basiretli tacir olan davalıyı da bağlar nitelikte olduğunu belirterek 12.475.237,60 TL bedelli fatura nedeniyle davacı şirketin davalıya KDV dahil 11.684.958,38 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: İdari yargının görevli olduğunu, davacının tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca, davalı ...'a ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafından RES katkı payı faturalarının doğru hesaplandığını ve tüm ilgili şirketlere aynı şekilde gönderildiğini, davacı şirketin, imzaladığı teklif mektubunu verirken, teklif mektubunda bulunan formülü göz önüne alarak ödeyebileceği RES katkı payı tutarını hesaplaması ve buna göre teklif fiyatını belirlemesinin, basiretli davranma yükümlülüğünün bir gereği olduğunu belirterek davanın yargı yolu ve hukuki yarar dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olursa davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...... davalı idare tarafından Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Başvurulara İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılan yarışma sonucunda davacı şirket tarafından davalıya sunulan teklif mektubu sonrasında RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığı, sözleşmede RES Katkı Payı'nın hesabının teklif mektubundaki hesaplamadan farklı olarak düzenlendiği, RES Katkı Payı'nın hesabı ile ilgili teklif mektubunun sözleşmeye geçirilmeyip farklı bir hesap içerecek şekilde sözleşmenin imzalandığı, tacir olan tarafların serbest iradeleri ile imzaladıkları anlaşma hükümleri ile bağlı oldukları, teklif mektubundaki hesap şeklinin bağlayıcı olamayacağı, RES Katkı Payı ile ilgili faturaların sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiği, bu kapsamda sözleşme hükmü uyarınca (kr*E*TÜFE) formülünün esas alınması gerektiği anlaşılmakla, hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi ek raporu ile hesaplandığı üzere 2023 yılı RES üretimi kapsamında sözleşmedeki birim fiyatın sabit olduğunun kabulü neticesinde davanın kabulü ile davacının, davalı kurum tarafından tahakkuk edilen dava konusu TEE2024015800226 seri numaralı 17/01/2024 tarihli faturadan dolayı 11.684.958,38 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine......" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hesaplamanın yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ve sözleşme hükümlerine göre yapıldığını, davacının hesaplama şekli ile bağlı olmadığını ileri sürmesinin hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve ilk derece mahkemesince hatalı hesaplama yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, RES Katkı Payı alacağına ilişkin fatura nedeniyle kısmen borçlu olmadığının tespiti taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 798.199,50 TL istinaf harcından peşin alınan 195.550 TL'nın mahsubu ile bakiye 602.649,50 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.28/01/2026