ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İhtiyati Haciz
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ:
Talep eden vekili, müvekkilinin, keşidecisi ... olan ... seri nolu, 15/09/2025 keşide tarihli, 750.000,00 TL tutarlı ve avalisti ... olan çekten dolayı alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından borçlu şirket ve şahısa borcun ödenmesi için defalarca sözlü ikazda bulunulduğunu ancak tüm bunlara rağmen borçluların borcu ödemeye yaklaşmadıklarını, üzerine ödemeyeceğini de belirttiğini, haricen edinilen bilgilere göre, borçlunun işlerinin belirsiz olduğunu, maddi sıkıntı içerisinde bulunduğunu, başka şahıslara ve başkaca bir şirkete malvarlığı aktarımı yapmakta olduğunu ve mal kaçırma yöneliminde olduğunun öğrenildiğini, müvekkili için telafisi güç, hatta imkansız zararların ortaya çıkmaması ve dosyanın tahsil kabiliyetinin ortadan kalkmaması amacıyla karşı tarafın UYAP üzerinden malvarlıkları sorgulanarak, taşınır ve taşınmaz mallarının, banka hesaplarının kayıtlarına alacağın niteliği gereği mahkemece takdirle öncelikle teminatsız, aksi kanaatte ise teminatlı olarak HMK'nın 389. vd. ile İİK'nın 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ NİN 10/02/2026 TARİH ... D.İŞ SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince;"... nitelikleri yazılı ve talep edilen 750.000,00 TL miktarlı borcun muaccel olmasına rağmen ödenmediği ve rehin ile de temin edilmemiş bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebi İİK’nın 257. maddesine uygun olmakla, borçlunun kendisine ait menkul ve gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borca ve ferilerine yetecek kadarına ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz talebinin %15'ine isabet eden 112.500,00 TL nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu getirilmesi halinde Antalya İcra Müdürlüğü'nce ihtiyati haciz kararının yerine getirilmesine" karar verilmiştir.
KARŞI TARAFLARIN İTİRAZLARININ ÖZETİ:
Karşı taraflar vekili, ihtiyati haciz kararına dayanak teşkil eden çek incelendiğinde, çekin arka yüzünde herhangi bir banka ibraz kaşesinin bulunmadığını, çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmediğinin görüleceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekin, kambiyo senedi vasfını kaybedeceğini ve adi bir havale/yazılı delil başlangıcı niteliğine dönüşeceğini, ibraz eksikliği doğrudan ihtiyati haciz engeli olduğunu ve bu durumda kararın kaldırılması gerektiğini, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığını, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile; süresinde bankaya ibraz edilmeyen ve kambiyo vasfını yitiren, cilo silsilesinde eksiklik bulunan ve yetkili hamil sıfatı taşımayan alacaklının talebiyle, yargılama gerektiren ve likit olmayan bir alacak iddiasına dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ NİN 26/02/2026 TARİH ... D.İŞ SAYILI EK KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince;"... ihtiyati haciz talebine konu çekin süresinde ibraz edilmemesi nedeniyle kambiyo senedi vasfını haiz olmaması ve bu nedenle avalistin çekten sorumlu olmaması nedeniyle ... hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, çeke ilişkin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca çekin keşidecisinin çek hamiline karşı sorumluluğu devam ettiği değerlendirilmekle, ... yönünden ihtiyati hacze itirazın reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; avalistin kambiyo vasfında olan senede imza atarak o anda tüm sorumlulukları kabul ve taahhüt ettiğini, aval verme işleminin zorunlu unsurlarının sağlanmış olması nedeniyle keşidecinin sorumluluğu bitene kadar güvence oluşturulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarının da bu yönde olduğunu, yani avalin bağımsız ve soyut bir kambiyo taahhüdü olduğunu, avalistin teminat altına aldığı borç geçersiz olsa bile avalin taahhüdünün geçerli olduğunu, müvekkilinin çeki bankaya süresinde ibraz etmemesinin kambiyo vasfını ortadan kaldırmayacağını, avalistin sorumluluktan kurtulmasının ancak senetteki çekin noksanlıklarıyla sınırlı tutulduğunu, bu nedenle avalist ...'a yönelik ihtiyati haczin kaldırılması kararının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
İstinafa konu karar, ihtiyati hacze itirazın kabulüne ilişkin 26/02/2026 tarihli ek karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı Kanun'un 702. maddesinde; "(1) Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. (2) Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. (3) Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder." hükmü düzenlenmiştir.
Somut uyuşmalıkta; ihtiyati haciz talep eden, bankaya ibraz edilmemiş çeke dayalı olarak ihtiyati haciz talep etmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden ... talep dayanağı çekte avalist olarak yer almakta olup süresinde ibraz edilmeyen çek kambiyo senedi niteliği taşımadığından 6102 sayılı Kanun'un 702. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca avalist olarak sorumluluğu bulunmamaktadır. Avaliste karşı temel ilişkiye dayanılarak talepte bulunulamayacağından (aynı yöndeki içtihat için bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/02/2024 tarih 2024/672 Esas - 2024/1098 Karar sayılı ilamı), ilk derece mahkemesince ...'ın itirazının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...