İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki dolayısıyla davalıya ekte sunulan faturalarda belirtilen depolama hizmetleri verildiğini, ancak verilen hizmetlerin bedeli olarak bakiye 344.188,36 TL'nin müvekkili şirkete ödenmediğini, Davalı tarafından hizmet bedelinin müvekkili şirkete ödenmemesi neticesinde İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna 28/02/2024 tarihinde 2024/3494 başvuru numarası ile başvuruda bulunulduğunu, 20/03/2024 tarihli son tutanaktan anlaşılacağı üzere davalı ile anlaşmaya varılamadığını, davalı firmaya ait TIR dorselerinin, halen davacı firmanın "... Mahallesi ... Cad. No:.... ../İSTANBUL" adresinde bulunan açık deposunda depolanmakta olduğunu, cari hesabı gösteren muavin defter kaydından anlaşılacağı üzere davacı firmanın başlatmış olduğu icra takibi ile en son 14.02.2024 tarihli fatura alacaklarına kadar oluşmuş olan bakiye alacağının takibe konu yapıldığını, ancak takip tarihinden sonrasında da davalı firma aylık faturalarını ödemediğini, ayrıca müvekkili firma yetkililerinin araştırmaları neticesinde, davalının borçlarını ödeme zorluğu çektiğini, işlerini tasfiye girişiminde olduğunu ve kaçma girişiminde olduğunun öğrenildiğini, alacağın rehin yada başka bir şekilde teminat altında olmadığını, alacağın tahsili tehlikeye düştüğünü ileri sürerek dosya alacağı olan 344.188,36 TL tutarınca öncelikle teminatsız olarak aksi takdirde ise uygun görülecek teminat karşılığında davalı/borçlu şirketin taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına haciz konulması için ihtiyati haciz kararı verilmesini, ihtiyati haciz kararının infaz edilmek üzere İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinin ... Essas sayılı dosyasına UYAP üzerinden gönderilmesini, devamla davalı şirketin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına itirazlarının iptali ile takibin devamına ve 344.188,36 tl alacak miktarına takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davalı taraf haksız olarak borca itiraz edip takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğundan, itiraz edilen alacağın %20’sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında, müvekkilinin dorselerini davacının garajına koyması konulu bir garaj kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin dorselerin davacının garajına koymasıyla başlayacağını kararlaştırıldığını, 18.01.2023 tarihinde 8 dorse ile garaja giriş yapıldığını ve sözleşme bu tarih itibariyle başladığını,,işbu sözleşmede garaj kira bedeli olarak aylık 15.000 TL + KDV olarak belirlendiğini, taraflar bu bedelin 18.01.2024 tarihine kadar 1 yıl süreyle geçerli olacağı ve devam eden yıllarda kira bedeline %10 artış uygulanacağı konusunda anlaştıklarını, bu suretle 18.01.2023 tarihinden, 18.01.2024 tarihine kadar kira bedeli aylık 15.000 TL+KDV olmak üzere toplam 17.700 TL olduğunu, 18.01.2024 tarihinden itibaren 18.01.2025 tarihine kadar geçerli kira bedeli aylık KDV dahil 23.364 TL olduğunu, Davacının davaya konu ettiği faturalarının 17.02.2023 tarihinde .... nolu ve 15.000 TL bedelli faturanın dorselerin garaja konulmasından bir önceki aya ilişkin kesildiğini, yine 17.02.2023 tarihli ve .... nolu faturanın da müvekkilinin Ocak ayında garajı 18.01.2023 tarihinde kullanmaya başlamasına rağmen 30 gün üzerinden kesildiğini, davalı yine anlaşılamayan biçimde kira bedeline sözleşmeye aykırı olarak zam yaptığını ve 10.08.2023 tarihinde Ağustos ayı kira bedeli dahil olmak üzere 2024 yılına kadar tüm faturaları 20.000 TL olarak kestiğini, 05.01.2024 tarihi itibariyle ise kira bedelinin KDV hariç 40.000 TL olarak güncellendiğini ve bu şekilde fatura ettiğini, oysa taraflar arasındaki sözleşmeye göre Ocak 2024 tarihi itibariyle kira bedelinin KDV dahil 23.364 TL olduğunu, faturanın sözleşmenin yapılması değil, yerine getirilmesi safhası ile ilgili bir ticari belge olduğunu, bu bakımdan fatura sözleşmenin şartlarını tespit eden değil, tespit edilmiş olan şartların bir kısmını gösteren ve bunları belirli şartlarla belgeleyen bir vesika olduğunu, her ne kadar kanunda 8 gün içinde itiraz edilememesi halinde faturanın içeriğinin kabul edildiği ifade edilmişse de bu hüküm faturadaki her türlü bilginin doğruluğunun kabul edildiği anlamına gelmeyeceğini, bu noktada taraflar arasında akdedilen sözleşmenin esas olduğunu, faturaların "AYLIK DEPOLAMA HİZMET BEDELİ" olarak kesildiğini, dolayısıyla faturalarda kira sözleşmesine atıf yapıldığını, davacı tarafından ise sözleşmeye aykırı olarak kira bedeli tayin edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarih ve 2024/405 Esas, 2024/1020 Karar sayılı kararıyla; "...Dava, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Taraflar arasında mevcut olduğu ileri sürülen ticari ilişki sebebiyle alacaklarının tahsili yönünde yapılan takipte davacının davalıdan takibe konu fatura alacaklarının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında imza edilen depo kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için açılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 21/03/2017 tarih 2016/14175 Esas ve 2017/2997 Karar sayılı ilamı ile benzer ilamlarında da vurgulandığı üzere sözleşmenin her iki yanı tacir dahi olsa uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanıyor ise HMK.'nun 4 (1) a maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesidir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde davalıya faturalarda belirtilen depolama hizmeti verdiğini iddia etmiş ve alacağının tahsili yönünde icra takibine girişmiş, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi ile takibin durduğu ve davacının iş bu itirazın iptali davasını açtığı, davalı ise 03.07.2024 tarihinde sunduğu davaya cevap dilekçesinde davacı ile aralarında 1 yıllık garaj kirası sözleşmesinin bulunduğunu, ve ekinde kira sözleşmesini sunduğu anlaşılmıştır. Davacı ise 05.09.2024 tarihli cevap dilekçesine beyan dilekçesinde davalı tarafından sunulan kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve müvekkili şirket yetkilisinin imzasını içermediğini iddia etmektedir. Mahkememizce; Taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisinden kaynaklanıp, kaynaklanmadığı, davalının sunduğu kira sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli ise tarafların arasında kira alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının öncelikle değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, HMK'nın 4(1)/a maddesi uyarınca mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkemenin Sulh Hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle DAVANIN USÛLDEN REDDİ ile GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Anadolu Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında 14.02.2024 tarihine kadar davalıya verilen hizmetlerin bedeli olarak ödenmeyen bakiye 344.188,36 TL
alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiğini, mahkemece verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin tespitin hatalı ve eksik inceleme ile verildiğini, davalı tarafından dosyaya sunulan sözleşmenin, davacı şirket yetkilisinin imzasını taşımadığını, gerek sözleşmedeki imzaya gerekse sözleşme içeriğine yargılama aşamasında itiraz ettiklerini, ancak imza incelemesi yapılmadığını, ayrıca davacı firma tarafından davalı firmaya verilen hizmet kira sözleşmesine konu yapılamayacağını, davalı firmaya hiç bir şekilde bir yer tahsisi veya kiralanması söz konusu olmadığını, davalı şirkete ait dorselerin davacı firmanın depo sahasında davacının gözetim ve sorumluluğu altında uzunca bir süre depolandığını, daha sonra davalının dorselerini süresinde yurt dışına çıkartmaması nedeniyle dorselere Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi ile İstanbul Anadolu .... Sulh Ceza Hakimliği'nin ....06.2025 tarih ve 2025/.... D.İş numaralı el koyma kararı ile el konulduğunu ve dorselerin kolluk marifetiyle davacı firma sahasından çekildiğini, davacı firmanın depolama sahasında davalıdan başka üçüncü şahıs firmalarının dorseleri, konteynerleri ve malları depolanmakta olduğunu, depolama sahasının giriş ve çıkışı, güvenliği tamamen davacı firma tarafından sağlandığını, bu haliyle verilen hizmetin kira sözleşmesine konu olmayacağını, taraflar arasında ancak zımnen yapılmış Borçlar Kanunu 561 ve devamı maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesinin söz konusu olabileceğini, ayrıca davalı firmanın dorselerinin depolanması harici davacı firma tarafından faturalardan da anlaşılacağı üzere davalı firmaya taşımacılık ve araç kiralama hizmetleri de verildiğini, icra takibine konu yapılan faturalarda depolama hizmeti faturası olduğu gibi taşımacılık ve araç kiralama hizmeti faturaları da yer aldığını, mahkemece eksik inceleme ile taraflar arasındaki tüm ticari ilişkiyi dikkate almaksızın, imzayı inkar ettikleri karşı tarafça sunulan kira sözleşmesi fotokopisine dayalı olarak görevsizlik kararı verildiğini, oysaki taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı firma tarafından davalı firmaya birçok hizmet verildiğini ve davalı firma ile kira sözleşmesi de imzalanmadığını, ayrıca davalı firma cevaplarında 8 adet dorse için kira sözleşmesi yapıldığını iddia etmişse de davacı firma tarafından davalı firmaya ait 20 adet dorse depolandığını ve bu dorselerin İstanbul Anadolu .... Sulh Ceza Hakimliği'nin 11.06.2025 tarih ve .... D.İş numaralı el koyma kararı kapsamında kolluğa teslim edildiğini, kolluk tarafından tutulan olay, tespit, yediemin teslim tutanağının dilekçe ekinde bulunduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İcra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde uyuşmazlıkta mahkemenin görevli olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İcra dosyasının uyap üzerinden incelenen kayıtlarından; Davacı tarafından 344.188,36 TL asıl alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinde, takip dayanağı olarak "Faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı" gösterildiği, davalı tarafından borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiği, "aylık depolama hizmet bedeli, vade farkı, kiralık araç hizmeti,...vs." mal ve hizmetlerine ilişkin keşide edilen faturaların dayanak belge kapsamında icra dosyasına sunulduğu görülmüştür.Açılan dava itirazın iptali davası olup, takiple sıkı sıkıya bağlı olan davada uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelere bağlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. İlk derece mahkemesince her ne kadar davaya cevap dilekçe ekinde sunulan "Garaj Kirası Sözleşmesi" nedeniyle, taraflar arasındaki ilişkinin, "kira ilişkisinden kaynaklanıp, kaynaklanmadığı, davalının sunduğu kira sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli ise taraflar arasında kira alacağı bulunup bulunmadığı" hususlarında değerlendirme yapma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verdiği görülmüş ise de; Takiple sıkı bağlılık kuralına aykırı şekilde takip dayanağı yapıldığı anlaşılan diğer faturalar yönünden karar gerekçesinde değerlendirme yapılmaması yerinde olmadığı gibi, kabule göre de iddianın "davalıya ait tır dorselerinin depolanması" hizmeti şeklinde ileri sürülmesi ve bir kısım faturanın "depolama hizmet bedeli" olarak düzenlenmesi karşısında taraflar arasında "Saklama Sözleşmesi" bulunduğu anlaşılmakta olup, tarafları tacir olan uyuşmazlıkta davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir.Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararı yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunu kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam edilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.(Dairemizin benzer nitelikteki 2020/956 Esas 2020/1152 Karar 25/06/202020 Tarihli kararı)
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı yanın istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince KABULÜ ile İstanbul Anadolu ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/405 Esas 2024/1020 Karar 19/12/2024 Tarihli kararının KALDIRILMASINA, Yargılamaya devam edilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2- Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile 116,60 TL bakiye harcın davacı taraftan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.28/01/2026