İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin 21/01/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... .... ŞTİ. İle ... şirketi arasında akdedilen 01.02.2011 tarihli danışmanlık sözleşmesinin EK-A da yer alan sözleşme bedeli olan 80.000.000.USD %3 ‘ne karşılık gelen 2.400.000.USD’nin danışmanlık hizmet bedeli olarak ödenmesi kararlaştırıldığını, danışmanlık hizmeti tamamen Temlik eden şirket tarafından yerine getirildiğini, ödenmesi kararlaştırılan danışmanlık hizmet bedelinden şimdiye kadar fatura karşılığı aşağıdaki ödemelerin davalı şirket tarafından yapıldığını, Kesilen fatura bakiye alacak yönüyle; 24.01.2012 tarihli 655.308.00 TL,fatura karşılığı 532.882.19 TL, 06.06.2012 tarihli 287.306.40 TL,fatura karşılığı 281.891.83 TL, 16.11.2012 tarihli 1.465.471.80 TL,Fatura karşılığı 1.449.002.38 TL, 16.07.2013 tarihli 203.506.37 TL,fatura karşılığı 201.173.12 TL, 01.10.2013 tarihli 623.169.00 TL,fatura karşılığı 610.762.00 TL, 01.07.2014 tarihli 693.783.36 TL, fatura karşılığı 706.031.14 TL olmak üzere toplamda 3.928.544,93 TL fatura kesildiğini,3.781.742.66 TL’sinin ödendiğini, bakiye 146.832.27 TL kesilen faturalar yönüyle bakiye borcun bulunduğunun muavin defter kayıtlarından anlaşıldığını, ... ... Adi Ortaklığı /ortaklarından ... -Davalı ...a. Şirketine karşı hak edilen danışmanlık ücretinin1/2 sinin kendisine ödenmesi yönünden .... Asliye Ticsret mahkemesinde dava açıldığını, bu dava sonucunun beklenildiğini, sonuçta Yargıtay aşamasından geçerek davacı ...'n talebi red olduğunu, davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, ihtarnameden sonuç alınamadığından akabinde tahsil amaçlı alacak davacı ...'ne 21.02.2024 tarihinde temlik edildiğini, temlik alan davacı şirket tarafından ihtarname gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını, .... Genel İcra Dairesi 2024/... E sayılı dosyası üzerinde borçlu şirket hakkında icra takibi yapıldığını, icra takibine yapılan yetki ve borca itiraz neticesinde icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğunu belirterek davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E sayıl sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın şimdilik 50.000.00 TL'lik kısmının' iptaliyle takibin devamını, davalı borçlunun itirazının kötü niyetli olması nedeniyle İİK m. 67 uyarınca %20 oranında icra inkâr tazminatını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 23/03/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu (sözde) alacak 01 Şubat 2011 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını, bu sözleşmenin 8/e maddesinde hukuken geçerli bir tahkim anlaşmasının mevcut olduğunu, davacının davalının icra takibi safhasında tahkim itirazında bulunmadığını, bu durumda Yargıtay içtihatları gereği itirazın iptali davasında da tahkim itirazında bulunamayacağını iddia ettiğini, bu iddianın hukuki açıdan maddi açıdan hatalı olduğunu, davalı şirketin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin egemenlik haklarına duyduğu saygı gereği, yetkisiz ... icra müdürlüğünden gönderilen ödeme emrine itiraz dilekçesinde "tahkim itirazımız saklıdır" ifadesini kullandığını, yetkili İstanbul icra müdürlüğünden gönderilen ödeme emrine itiraz dilekçesinde ise "takip alacaklısı huzurdaki takibe ilişkin olarak itirazın iptali davası açma niyetinde ise, bu davanın taraflar arasındaki tahkim anlaşması gereği ICC tahkim mahkemesinde açılması gerekir" şeklinde beyanda bulunduğunu, belirtmek gerekir ki, icra takibi safhasında hiç tahkim itirazında bulunulmamış olsaydı dahi, davalının itirazın iptali safhasında tahkim itirazında bulunmasının mümkün olduğunu, alacağın dayanağı olan 01 Şubat 2011 tarihli sözleşme 1 yıl süreli olarak imzalandığını, Davacı, 01 Şubat 2011 tarihli sözleşmeden doğan alacağı sözleşmenin tarafı olan ... Ltd. şirketinden temlik almış olduğunu iddia ettiğini, Söz konusu sözleşmenin 9. maddesinde açık bir temlik engeli mevcuttur (Bkz Ek 1). Buna göre, sözleşmenin tarafı olan ... Ltd., davalı şirketin yazılı iznini almadan sözleşmeden doğan hak ve alacaklarını temlik edemeyeceğini, temlik işlemine dair davalı şirketin yazılı izni alınmadığını, temlik işleminin geçersiz olduğunu, davacı hak sahibi olmadığını, davacının huzurdaki dava bakımından davacı sıfatının (aktif husumet ehliyeti) olmadığını belirterek davanın usulden reddini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, davacının huzurdaki dava bakımından davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) olmadığından davanın reddini, esas bakımından da haksız olan davanın reddini ve davalının İİK67/2 uyarınca kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
- İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir.
Dava dışı temlik veren ... Ltd. Şti ile davalı şirket arasında akdedilen 01/02/2011 tarihli sözleşmenin 8/e maddesinde: "..işbu Sözleşmeyle bağlantısı olan ve dostane yollardan çözüme kavuşturulamayan tüm uyuşmazlıklar ve görüş ayrılıkları, mahkeme üzerinden değil, Uluslararası Ticaret Odası'nın Uzlaşma Ve Tahkim Kurallarına uygun olarak üç kişiden teşkil bir Tahkim Heyeti ile çözüme kavuşturulacaktır. Tahkim yeri Zürihtir..." şeklinde belirtilmiştir.
Dava dışı ... Ltd. Şti ile davacı şirket arasında imzalanan 21/04/2024 tarihli temlikname ile davaya konu sözleşmeden doğan tüm alacaklar, davacı şirkete temlik edilmiştir.
HMK 116/1-b maddesi incelendiğinde "uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı" ilk itirazlar arasında yer aldığı ve bu itirazın davanın görülmesine engel olduğu, davalının süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile tahkim ilk itirazında bulunduğu, bu nedenle tahkim ilk itirazı nedeni ile davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davalı tarafın tahkim itirazının kabulü ile dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 853,88 TL peşin harçtan düşümü ile artan 121,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/05/2026