Şirketin İhyası

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ...Şirketi'ne karşı .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan işçilik alacağı davası bulunduğunu, şirketin 18.04.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde terkin edildiğinin .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının 04.12.2025 tarihli duruşmasında görüldüğünü ve müvekkiline ihya davası açmak üzere süre verildiğini beyan ederek; ...Şirketi'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; İhyası talep edilen şirketin son merkezinin ... / İstanbul'da bulunduğunu, davayı görme yetkisinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğunu, davacı tarafın, 2022 yılında mesnetsiz iddialara dayanan bir işçilik alacağı davası açtığını, bu davanın henüz kesinleşmediğini, dosyada haklılık payının açık olmadığını, davanın, işvereni baskı altına almak, yıldırmak ve hukuki süreçleri suistimal etmek amacıyla açıldığını, şirket tasfiyesinin usulüne uygun yürütüldüğünü, alacaklıların zararına hiçbir işlem yapılmadığını, bilakis ilan aralıkları yasal zorunluluktan uzun tutularak mağduriyetin oluşmasının engellendiğini, müvekkilinin basiretli tacir olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, şirketi tasfiye ederek mallarını muvazaalı şekilde elinden çıkarmadığını, işçilerin tazminatları, devlete olan sigorta ve vergi borçlarını ödeyerek borçsuz bir şekilde kapanışını sağladığını beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının, memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduklarını, tasfiye memurlarının eksik işlemlerinin, müvekkil Sicil Müdürlüğü’nce tespit edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, TTK m. 545/1 düzenlemesi uyarınca, tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzerine işlem yaptığını, sorumluluğu bulunmadığını ve davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dosyasının, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı 07/01/2026 tarihli yetkisizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememizin 06/02/2026 tarihli tensip tutanağı ile yasal hasım konumunda bulunması gereken ...'ne davanın yöneltilmemiş olduğundan davacı vekiline ...'ne karşı mahkememiz dosyası ile birleştirilmek üzere ihya davası açmak üzere 2 haftalık süre verildiği, davacı vekilinin 13/02/2026 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen tasfiye memuru ... ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün davaya dahil edilerek dava dilekçesinin ve tensip tutanağının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tebliğ edilmesini talep ettiği, mahkememizin 16/02/2026 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin talebinin kabulü ile ...'nün davalı olarak davaya dahil edilmesine, dava dilekçesi, tensip tutanağı, dahili dava dilekçesi ve ara kararın ...'ne tebliğine dair karar verildiği anlaşıldı.
.... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği, dosyanın tetkikinde; davacı ... tarafından davalı ...Şirketi aleyhine tazminat talepli dava açıldığı, 04/12/2025 tarihli celsede, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinden davacı vekiline ihya davası açmak üzere 2 haftalık süre verildiği anlaşıldı.
...'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, verilen cevapta Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının gönderilmiş olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 18/04/2024 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olduğunun, şirket yetkilisi ve tasfiye memurunun ... olduğunun ve şirketin son adresinin ... Mah. ... Sok. No: 5A İç Kapı No: 1 ... İstanbul olduğunun bildirildiği görüldü.
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 547 maddesi kapsamında, tasfiyenin kapanması nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin derdest dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla ihyası istemine ilişkindir.
Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin ... / İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veyan birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, derdest İstanbul .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası nedeniyle tüzel kişiliğin ihyası için haklı nedenle dava açıldığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... ... Şirketi'nin .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İşbu davada Ticaret sicili müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır.
.... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının dava tarihinin, şirketin tasfiye tarihinden önce olduğu, derdest İş mahkemesi dosyasına rağmen tasfiyenin kapatıldığı anlaşılmakla tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktir etmek gerekmiştir.
Davacı vekili her ne kadar 13/05/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiş ise de mahkememizce 12/05/2026 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği göze alınarak feragat yönünde işlem yapılmamıştır.

Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1-Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,

2-Tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına,

3-Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına,

4-Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına,

5-Karar kesinleştiğinde Tasfiye Memurunun göreve başlamasına,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, 615,40 TL peşin harcın mahsup edilerek eksik kalan 116,60 TL harcın davalı ...'ten alınarak hazineye irat kaydına,

7-Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet suret harcı, 915,80 TL Tebligat, Posta ve diğer masrafları olmak üzere toplam 2.234,10 TL yargılama giderinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,

8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.