ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İhtiyati Tedbir
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVALININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkili şirketin üç ortaklı şirket olduğunu, ortaklarının ..., ... ve ... olduğunu, ortak ...'ün sorumsuz davranışları sebebiyle noterlikçe ihtarname keşide edildiğini ve genel kurulu kararı alınarak ...'ün temsil yetkisinin kaldırılmış olduğunu, ancak ...'ün tek imza yetkisi var iken kendisinin tek başına aldığı karar ile ...'i muhasebeci olarak görevlendirmiş olduğunu, süre zarfında da davaya konu 6 adet senet düzenlendiğini, 18.000.000,00 TL bedelli senetler ile icra takibine geçildiğini ve eldeki iflas dosyasının ikame edilmiş olduğunu, yine ... tarafından alacaklısı ... olacak şekilde 4 adet çek düzenlenmiş olduğunu, bu çeklere istinaden de icra takiplerinin başlatılmış olduğunu, sonuç olarak ...'ün sahte belge düzenleyerek işlemleri gerçekleştirmiş olduğunu, davacı tarafından açılan yahut açtırılan tüm davalarda da tanzim edilen raporlarda bu senet ve çekler karşılığında şirketin herhangi bir mal vs. almadığı, söz konusu senedin şirket defterlerine usulünce işlenmediği, yapılan işlemlerin muhasebesel teamüllere uygun olmadığı, şirketin ...’den söz konusu senetlerin tutarı olan 18.000.000,00 TL kadar alacaklı olduğu gibi hususlarda tespitlerin yapılarak davacının şirketi zarara uğratma kastı ile hareket ettiğinin sübut bulduğunu, davacının gerçek bir alacağının olmadığını, davacının diğer şirket ortağı ile birlikte hareket ederek şirkete, pay sahiplerine zarar vermek amacıyla takip yaptığını, mahkeme kararlarının, bilirkişi raporları ile müvekkili şirketin ...'a bir borcu olmadığının tespit edilmiş olduğunu, sonuç olarak; müvekkili şirketin tek malvarlığı olan İzmir ili ... ilçesi ... mah. ... ada ... parselde kain taşınmazın satışı için icra-i işlemlerinin başlatıldığını, eldeki davada kurulan Yargıtay ilamındaki muvazaalı işlemlere yönelik araştırılma yapılması gerektiği yönündeki tespitler de nazara alınmak sureti ile anılan taşınmazın cebr-i icra yolu ile satışını da önler mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ NİN 06/04/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince;"... Davalı yanca tedbir talep edilen icra dosyalarının dava konusu olmadığından tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki dava iflas dosyası olup, müvekkilinin tüm alacak ve borçlarının eldeki davanın konusunu teşkil ettiğini, tedbir konulması talep edilenin icra dosyaları olmayıp, müvekkili şirketin tek mal varlığından ibaret olan taşınmaz olduğunu, iflas ile ilgili verilecek kararın doğrudan doğruya bu mal varlığının konusunu oluşturduğunu, ilk derece mahkemesinin bu nedenle hatalı değerlendirme yaptığını, ...'ın bu senetlere ve çeklere ilişkin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğini, çünkü ...'ün yakın arkadaşı ve başka şirketler ile işlerde ortağı olduğunu, aynı zamanda yine ...'ün kardeşi olan ... ile birlikte ... İnşaat ... Ltd. Şti.'nin %50 ortağı olduğunu, davalılarla dava dışı şirket ortağı ...'ün beraber hareket ederek şirketi borçlandırıcı işlem yapmasının müvekkili şirketi bağlamadığını, Yargıtay bozma ilamında da muvazaalı işlemlere yönelik araştırma yapılması gerektiği yönündeki tespitler de nazara alınarak, taşınmazın cebri icra yoluyla satışını da önler mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
İstinafa konu karar, ihtiyati tedbirin reddine ilişkin 06/04/2026 tarihli ara karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ihtiyati tedbir kararının ancak “uyuşmazlık konusu şey hakkında” verilebileceği, bunun anlamının, ihtiyati tedbirin ancak dava konusu hakkında veya diğer yargılama türlerinin konusunu oluşturan şeyler veya hak bakımından verilebilmesi olduğu hususları da birlikte değerlendirildiğinde; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...