KARAR NO: 2026/54
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI: ... - (T.C:...) - ...
VEKİLİ: Av. ... - ....

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

K.YAZIM TARİHİ: 28/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında ticari alışveriş sebebiyle, yapılan ticari alış davalı yan, müvekkili firmadan ticari ilişki kapsamında, hırdavat malzemeleri ve çeşitli ürünler almış olup, taraflar arasında ki bu ticari ilişki kapsamında, müvekkili firma tarafından davalı yana faturalar kesildiğini ve davalı yana tebliğ ile tarafların BS BS formlarına da işlenmiş ve tarafların ... ve Ticari defter kayıtlarında da mevcut olduğunu, müvekkili firma tarafından davalı firmaya faturalar kesildiğini ve davalı firmaya tebliğ ile tarafların bs ba formlarına da işlenmiş ve tarafların ... ve ticari defter kayıtlarında da mevcut olduğunu, yine taraflar arasında ki ticari ilişki kapsamında davalı yan, müvekkili firmadan toplam 623.400.00 TL alışveriş yaptığını, davalı yan tarafından almış olduğu ürünlerin karşılığında kısmi ödemeler yapıldığını, ancak kalan bakiye alacak 212.900,00 TL davalı yan tarafından ödenmemiş olduğundan, davalı yan aleyhine .... E. Sayılı dosyası ile İcra takibi başlatılmış olup, davalı yan bu kezde ürünleri alıp kalan bakiyeyi ödemediği gibi kalan borcuna haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ve zaman kazanmaya yönelik olarak, takibe itiraz ettiğini ve takibin durmasın sebebiyet vermiş olduğundan huzurda ki davanın açıldığını, faturaya yasal itiraz süresi olan 8 günlük itiraz süresinde de davalı yanın itirazı olmadığı gibi verilen ürünler ve hırdavat ürünlerine verilen malzemenin içeriği de taraflarca kabul edilmiş olup, kısmi ödemelerde davalı yan tarafından yapıldığını, ancak dava konusu bakiye cari alacağın ödenmediğini, yine fatura alacakları likit alacak olduğundan haksız ve dayanaksız itirazlarda yasadan kaynaklı olarak %20 İcra inkar tazminatına da ayrıca hükmedilmesi gerektiğini, yapmış oldukları izahatlar kapsamında davalı yan aleyhine İcra takibine yönelik haksız itirazının iptaline ve takibin devamına takip tarihi itibari ile takip miktarını ilişkin ticari faiz talepleri ile birlikte davalı yanın likit alacağa ilişkin kötü niyetli itirazından dolayı da ayrıca aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve ayrıca davalı yan aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tacir olmadığını, müvekkilinin davacı ile hiç bir mal alışverişi olmamasına rağmen, aksi bir an için kabul edilse bile mahkemenizde dava açılmış olması hatalı olduğunu, müvekkilinin hukuken Tüketici Olabileceğini, müvekkilinin ticari bir işle uğraşmamakta olup, ekte yer alan ... dökümünden de anlaşılacağı üzere işçi statüsünde çalışan biri olduğunu, bu nedenle davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi yetkili olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında gerçek bir borç ilişkisi bulunamadığını, müvekkili arkadaşı olan ... ile bir görüşmesine paraya ihtiyacı olduğundan bahsetmiş ve arkadaşı bir akrabasının kredi kartından çekim yaparak nakit para verdiğini, halk arasında tabir ile "kart kırdırma" yaptığını söylemiş ve müvekkili ile ...'i tanıştırdığını, acil paraya ihtiyacı olan müvekkiline ... tarafından postan kredi kartı çekimi yapabileceklerini ve belirli bir komisyon karşılığında nakit para gönderebileceklerini belirttiklerini, müvekkili de bu şahsın yanına giderek davacı şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılan postan 08/07/2025 tarihinde 400.000 TL kredi kartı çekimi gerçekleştirdiğini, kredi kartı ekstresi dilekçe ekinde mevcut olduğunu, bunun akabinde ise ...'in kardeşi olarak bildikleri ... tarafından müvekkilin hesabına 09/07/2025 tarihinde 320.000 TL para gönderildiğini, şahıs müvekkiline 380.000 TL göndereceğini söylemiş olmasına rağmen müvekkiline çok daha azını gönderdiğini, müvekkilinin ısrarları üzerine 11/07/2025 tarihinde 20.000 TL daha gönderdiğini, müvekkili bu konularda ... isimli şahısla WhatsApp isimli mesajlaşma uygulamaları üzerinden paranın kalanın gönderilmesi hususunda defalarca yazışma yapmış ve kalan paranın gönderilmemesi hususunda tartıştığını, bu konuda gerekli hukuki işlemlerini yapacağını müvekkili tarafından kendisine belirtilmesi üzerine söz konusu fatura icra takibine konu edildiğini, nitekim müvekkili de davacı aleyhine icra takibine giriştiğini ve .... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, müvekkilinin muhattap olduğu şahıs olan ... davacı şirketin eski sahibi olup, Ticaret Sicil Gazetesinden yapmış olduğumuz araştırma neticesinde 27/05/2025 tarihinde paylarını devretmiş olduğunun anlaşıldığını, devrettiği şahsın kim olduğunu bilmemelerine rağmen .... isimli kişilerin davacı şirket üzerinde fiili hakimiyetinin devam ettiğinin anlaşıldığını, bu şahısların şirket hissesini devrederek hukuki anlamda suç teşkil edecek şekilde "pos kırdırma" işlemlerine başladıklarının anlaşıldığını, davacı şirket ile müvekkili arasında hiç bir mal alım satımı konusunda ilişki bulunmadığını, ... tarafından müvekkiline sözlü olarak vadedilmiş olan paranın ödenmemesi nedeniyle bir çıkar çatışması meydana gelmiş olup, müvekkilinin ilgili makamlara şikayetini engellemek veya bu şikayetlere karşı bir savunma geliştirmek maksadıyla söz konusu dava açıldığını, davacının yapmış olduğu işlem sonrası müvekkili davacı tarafı Cimer vasıtası ile 05/08/2025 tarihinde ...'na şikayet ettiğini, davacı sadece bir faturaya istinaden takip başlatmış olup, yapılmış olan takip ve açılan dava mesnetsiz olduğunu, davacının arada bir alışveriş olduğunu veya alışverişin mahiyetini ve malların teslim edildiğini ispat etmesi gerektiğini, bunların hiç biri yapılmadan sadece faturaya istinaden müvekkili aleyhine hüküm kurulması hukuka aykırı olacağını, nitekim, taraflar arsında gerçek bir satış da söz konusu olmadığından hukuki dayanaktan yoksun olan bu davanın reddi gerektiğini, ayrıca, müvekkili tacir olmadığı için söz konusu fatura tebliğ edilmemiş olup, böyle bir faturadan müvekkilinin de haberi bulunmadığını, dolayısıyla davacının tek taraflı olarak kesmiş olduğu faturanın bir delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin 27/11/2025 tarihinde huzurdaki davayı öğrenmesinin akabinde dosya incelenmiş olup, delil toplama imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle ve söz konusu fillerin suç teşkil ediyor olması nedeniyle ....'na 28/11/2025 tarihinde şikayet dilekçesi verildiğini, söz konusu soruşturma dosyası açıldıktan sonra bu dosyanın celbi ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, izah edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle; Öncelikle dava dilekçesinin tebliğ evrakının bilirkişi marifetiyle incelenerek imzanın müvekkiline ait olmadığının tespiti ile Cevap dilekçelerinin süresinde kabulüne karar verilmesini, bu doğrultuda yeniden ön inceleme duruşması yapılmasını, dilekçede belirtmiş olduğumuz delillerin toplanması ile birlikte haksız davanın reddine karar verilmesini, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

Davacı vekili 27.01.2026 tarihli dilekçesi ile: Dosya kapsamında yapılan yargılamadaki tarafların haricen hukuku ve cezai anlamda uzlaştığını, davanın konusuz kaldığından iş bu dosyaya ilişkin olarak davadan feragat ettiklerini ve gereğini talep etmiştir.
Davalı vekili 27.01.2026 tarihli dilekçesi ile: Davacının davasından feragat etmesi halinde herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirmiştir.
Davacı vekilinin dosyada mevcut usulüne uygun ....Noterliğince düzenlenmiş vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, davacının vaki feragati birlikte değerlendirildiğinde;HMK'nun 307. maddesi uyarınca davadan feragat; davacının, talep sonucundan kısmen ve tamamen vazgeçmesi olup aynı yasanın 311. maddesi gereği kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu nedenlerle, HMK 307 ve devamı maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 2.571,30 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.839,90 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Talep bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
HMK 333. Maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/01/2026