Menfi Tespit

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 13/09/2025 tarihinde kendisi gibi tacir olan ve uzun yıllardır tanıdığı ve güven duyduğu davalı ...'dan araç satım işlemleri için sözleşme yaparak 2011 Model.... plakalı Range Rover aracı satın aldığını, müvekkilinin yapılan satış sonrasında 7 adet ve toplam değeri 2.700.000,00 TL bedelli senedi ...'ya verdiğini, verilen senetlerden 2 tanesinin Müvekkili tarafından davalı lehine keşide edilmiş olup, diğerlerinin ise müvekkil tarafından davalı lehine ciro edildiğini, müvekkilinin ilgili senetler haricinde de ...'ya 100.000,00 TL havale yaptığını, müvekkilinin yapmış olduğu toplam ödeme tutarının 2.800.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin, söz konusu araca ilişkin tüm ödemelerini tamamladıktan sonra, 19/09/2025 tarihinde noterde satış işlemini gerçekleştirmeyi kararlaştırdıklarını, anılan tarihe kadar da aracın Müvekkilinde kalmasına karar verildiğini, müvekkilinin, davalıya duyduğu güven ile araç ruhsatını kontrol etme gereği duymadan aracı kullanmaya başladığını, 19/09/2025 tarihi geldiğinde Davalı tarafından işleri olduğu bahanesiyle noter işlemlerini haftaya ertelediğini, müvekkilinin 23/09/2025 tarihinde, ... Sanayi Sitesi,... Bankası önünde bulunduğu esnada, daha önce hiç tanımadığı bir kişi ve bu kişinin yanında bulunan 5-6 kişi tarafından durdurulduğunu, söz konusu şahsın isminin ... olduğunu, bahsi geçen kişinin, müvekkilinin kullanmakta olduğu aracın kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin aracı ...'dan aldığını ifade etse de, ... aracın ruhsatının kendisine ait olduğunu gösterdiğini ve müvekkilinin de arabayı bu şahsa teslim etmek zorunda kaldığını belirterek, müvekkilinin davaya konu satış sözleşmesinde istinaden ödediği bedele ilişkin 100.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikle davalıdan tahsiline, 7 adet kambiyo senetlerinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.

Dava, harici araç satış sözleşmesi gereğince ödenen satış bedelinin aracın devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle iadesi ve sözleşme gereği verilen senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen 15/09/2025 tarihli adi yazılı sözleşmenin "... plakalı araca istinaden peşin 100.000,00 TL, 2.000.000,00 TL müşteri senedi, 700.000,00 TL kendi senedim olmak üzere aracı teslim aldım" ifadelerini içerir şekilde davacı tarafından aracı alan, davalı tarafından aracı satan sıfatıyla imzalandığı görülmüştür.
Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma sayılı dosyasında; müştekisi ..., şüphelisi ... olduğu, şikayet sonucu yapılan soruşturma sonucunda ihtilafın hukuki mahiyette bulunduğundan bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Tarafların tacir olup olmadıklarına ilişkin Vergi Dairelerinden verilen cevabi yazılarda; davalının gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefi olduğu ve bilanço usulüne tabi olarak defter tuttuğu, davacının gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefi olduğu ve işletme esasına göre defter tutuğu bildirilmiştir.
Trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin geçerliliği 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmalarına bağlıdır. Burada sözü edilen resmi şekil, sözleşmenin noterde re'sen düzenleme şeklinde yapılmasıdır. Bu şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler ise taraflar için hak ve borç doğurmazlar. Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler (HGK, 2003/4-676E-2003/639K). Geçersiz satış sözleşmesi gereğince verilenlerin iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenir.
Sebepsiz zenginleşme, TBK.nun 78-82 (BK.nun 61-66) maddelerine göre; haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından veya emeğinden yararlanma olarak tanımlanmıştır. Sebepsiz zenginleşme kurumunun temelinde haksız değer kaymalarının önlenmesi yatmaktadır. Sebepsiz zenginleşme kurumunun en önemli özelliği, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder.
Somut olayda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi anlamında geçerli bir araç satış sözleşmesi bulunmadığından, taraflar sebepsiz zenginleşme kurallarına göre ancak verdiklerini iade ile yükümlü olacaklardır.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından davacının adi yazılı satış sözleşmesi ile 2.800.000 TL bedel karşılığında davalıdan satın aldığı .... plakalı aracın 3. Kişiye ait olduğundan müvekkilinden teslim alındığını belirterek bedelin iadesi ile satış nedeniyle davalıya verilen kambiyo senetlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Sor. Sayılı dosyasında davacının müşteki sıfatıyla, davalının şüpheli sıfatıyla yer aldığı, dava konusu araç satışı nedeniyle dolandırıcılık suçundan başlatılan soruşturmada uyuşmazlığın hukuki mahiyette olduğu kabulü ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı işbu davada cevap dilekçesi vermemekle HMK'nın 128. Maddesi gereği davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş ise de soruşturmada alınan ifadesinde 2011 model Range Rover aracın davacıya satışı için 2.700.000 TL senet ve 100.000 TL peşin olmak üzere 2.800.000 TL aldığını, aralarında sözleşme imzalandığını, aracın ruhsatının .... adına kayıtlı olduğunu davacıya söylemiş olduğunu beyan etmiştir. Bu itibarla davalının kendisi adına kayıtlı olmayan aracın satışı için davacı ile adi yazılı sözleşme imzalayıp aracın zilyetliğini davalıya devrettiği, bununla birlikte aracın

1-Davanın KABULÜ ile ;
100.000,00 TL'nin dava tarihi olan 05.12.2025 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2- ... tarafından ... lehine 13.09.2025 tarihinde keşide edilen 31.01.2026 vade, 31.01.2026 ödeme tarihli, 500.000,00 TL bedelli senet,
- ... tarafından ... lehine 13.09.2025 tarihinde keşide edilen 28.02.2026 vade, 28.06.2026 ödeme tarihli, 200.000,00 TL bedelli senet,
-.... tarafından ... lehine 13.09.2025 tarihinde keşide edilen 22.02.2026 ödeme, 22.02.2026 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli senet,
-.... tarafından ... lehine 13.09.2025 tarihinde keşide edilen 25.01.2026 ödeme, 25.01.2026 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli senet,
-... tarafından ... lehine 13.09.2025 tarihinde keşide edilen 31.05.2026 ödeme, 31.05.2026 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senet,
-.... tarafından ... lehine 13.09.2025 tarihinde keşide edilen 30.04.2026 ödeme, 30.04.2026 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senet,
- .... tarafından ... lehine 13.09.2025 tarihinde keşide edilen 31.03.2026 ödeme, 31.03.2026 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senet.) senetler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine,

3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 191.268,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL ve tamamlama yolu ile alınan 47.202,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 143.450,60 TL harcın
davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ile 47.202,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 48.438,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6-Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 406.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan
alınarak davacıya ödenmesine,

7-
Davacı tarafından sarf edilen 662,50 TL tebligat ve posta giderinden oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/05/2026