Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Dava Dilekçesi: Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olduğu gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse WIPO nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaşması akabinde; tarafınca ikame edilecek olan huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden 1(bir) adet “...” marka ve logolu çorap satın alındığını, tarafınca satın alınan taklit nitelikteki ürün ve ürüne ait fiş/slip dilekçe ekinde sunulduğunu, bu kapsamda davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespiti ve yine davalının eyleminin müvekkilinin marka haklarına tecavüz fiilini oluşturup oluşturmadığının tespiti ile işbu ihlalin durdurulması amacıyla huzurdaki davayı ikame etme zarureti oluştuğunu, tüm açıklamaları sebebi ile: Öncelikle davanın kabulüne, Davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; Davalıya ait “...” adresinde yer alan işletmede marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, Davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına, Vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 26/01/2026 tarihli dilekçesinde davasından feragat ettiği anlaşılmıştır.
Feragat ve kabul beyanı dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak ileri sürülebilir. Sonuç doğurması karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığından feragat dilekçesinin tebliği gerekli değildir.
Dosyaya toplanan deliller ve dosya kapsamından, davacının davasından, feragat nedeni ile reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

1-Davacının davasından feragat nedeniyle REDDİNE,

2-Alınması gereken 244.00 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 615,40 TL'den mahsubu ile kalan 371,40 TL'nin davacı tarafa iadesine,
3-İşbu dosyada yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalının vekili olmadığından vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren esas kararla birlikte 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.28/01/2026