Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; .... YHT Yapımı İş Ortaklığına dayalı ticari ilişki kapsamında davalıların ..... fatura numaralı 06.03.2025 düzenleme tarihli 15.600,00 TL tutarlı fatura ile ......fatura numaralı 09.01.2025 düzenleme tarihli faturalardan kaynaklanan borçlarını ödemediklerini, bu faturaların toplam 18.183,68 Euro karşılığı olup fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden icra takibi tarihi itibarıyla 904.949,02 TL tutarında alacak bulunduğunu, davalılar hakkında Ankara.... Genel İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalıların haksız ve kötü niyetli olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduklarını, davalıların itirazlarında herhangi bir ödeme belgesi sunmadıklarını ve borçlu olduklarını, davalıların itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, alacağın likit nitelikte bulunması nedeniyle İİK'nin 67/2 maddesi uyarınca takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, arabuluculuk sürecinin 23.01.2026 tarihli .... sayılı tutanak ile anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalıların icra takibine yaptığı itirazların iptalini, takibin devamını, davalıların takip konusu borcu işlemiş faiziyle ödemelerini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının Ankara .... Genel İcra Müdürlüğü nezdindeki ..... Esas sayılı icra dosyasına yapılan borca itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep ettiğini, ancak davacının iddialarını destekleyecek somut delil sunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davada hukuki yarar bulunmadığını, HMK m. 6 ve m. 10 uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Okluğundan Reddi Gerekmektedir. Ankara ... Genel İcra Dairesi .... E. sayılı dosyasında...... şirketlerine usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmediğini, bu nedenle itiraz hakkının doğmadığını ve müvekkillerin taraf sıfatı bulunmadığını, İİK m. 58/3 uyarınca takip talebinde yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının açıkça belirtilmediğini, bu durumun kamu düzenine aykırı olduğunu, müvekkil şirketlerin davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, alacakların muhatabının .....Ticaret Limited Şirketi ile ..... Yht Yapımı İş Ortaklığı olduğunu, müvekkillerin temerrüde düşürülmediğini, fatura düzenlenmesinin tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamadığını, HMK m. 190 uyarınca ispat yükünün davacıda olduğunu, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini ve alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini, aksi halde esastan reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuştur. Davanın esasına girilmeden önce davalının yetki ilk itirazı öncelikli olarak incelenmiştir.
Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Kanunun 7. maddesi gereğince davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. HMK'nın 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Kesin yetki halleri aynı Kanunun 11/1., 12/1., 14/2. ve 15/2. maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. Kanunda açıkça “kesin” yetkiden söz edilmeyen hükümlerdeki yetki kurallarının kesin yetki olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
HMK'nın 116. maddesi uyarınca, kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı bir ilk itirazdır. yazılı yargılama usulünde yetki itirazı, ancak cevap süresi içinde, esas hakkındaki cevaplarla birlikte ileri sürülebilir (hmk'nun 117. maddesi). cevap süresi kural olarak iki haftadır. Hakim, şartların gerçekleşmesi halinde davalıya bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek cevap süresi verebilir. Bu halde, davalı yetki itirazını hakimin vermiş olduğu bu ek cevap süresi içinde yapabilir. İki haftalık cevap süresi ve söz konusu ise hakim tarafından uzatılmış olan cevap süresi, ilk itirazlar bakımından hak düşürücü niteliktedir. Bu nedenle, hâkim yetki itirazının (ilk itirazın) süresinde yapılıp yapılmadığını re’sen inceler (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 25/06/2015 Tarih Ve 2014/19729 Esas 2015/9448 Karar Sayılı İlamı).
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya gelindiğinde, davalı vekili cevap süresi içerisinde Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, yetki itirazının yukarıda belirtildiği şekilde hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı görülmüştür.
Davaya konu alacak fatura alacağına dayanmakta olup HMK' nın genel yetki kurallarının yanında TBK 89. Maddede belirtilen alacaklının ikametgahının bulunduğu mahkemeler de yetkilidir. Ancak yukarıda değinildiği gibi fatura alacağına dayalı takipler yönünden kesin yetki kuralı bulunmamakla birlikte, davacı yetkili mahkemelerden herhangi birisinde dava açabilir.
Tüm anlatılanlar ışığında; dosyaya alınan ticaret sicil gazetesi kayıtları da dikkate alınarak davacının yerleşim yerinin Pendik İstanbul adresinde olduğu, davalılardan yurt içi adresi bulunan.... Sanayi A.Ş' nin adresinin .... Adresinde olduğu, uyuşmazlığa konu icra takibinin Ankara İcra Dairelerinde yapılmış olması, Mahkememizi münhasıran yetkili kılan herhangi bir yetki sözleşmesi de bulunmaması, davalının süresinde yaptığı yetki itirazı birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığın çözümü bakımından Mahkememizin yetkili olmadığı, iş bu davaya bakma yetkisinin, Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu değerlendirilmekle HMK 17 ve 114/1-ç madde hükümleri gereği davanın yetkiye ilişkin dava noksanlığı sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-6100 Sayılı HMK'nun 6.maddesi uyarınca mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,

2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,

4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/05/2026