İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili bankanın ---- müşteri nolu müşterisi olduğunu, müvekkilinin davalı bankada yatırım hesabı açtığını, - (kira sertifikası), yurt içi/yurt dışı hisse senedi ve yurt içi/yurt dışı yatırım fonu işlemlerinin yapıldığı bir platform olan müvekkili bankanın ---- mobil uygulaması üzerinden çeşitli alım satım işlemleri yaptığını, banka ile davalı ----- arasında 19.08.2025 Tarihinde; hem ıslak imza ile hem de dijital onay ile "Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi" imzalandığını, davalının ise müvekkil bankanın ----- mobil uygulaması üzerinden 19.08.2025 ile 21.08.2025 tarihleri arasında yani müşteri olur olmaz geçen ilk 3 gün içerisinde toplamda 1.179 ADET İŞLEM yapmak suretiyle mobil uygulamada sehven meydana gelen ----- (Kira Sertifikası) fiyat hatasını suistimal ettiğini, davalının sistem hatasını suistimal etmesi sonucu kendisine ödenen para ile müvekkili banka aleyhine haksız iktisapta bulunduğunu, müvekkili bankanın davalının suistimalini fark eder etmez; hesabından davalıya ödenen paranın geri iadesini talep ettiğini, geri ödeme hususunda da her türlü kolaylığın sağlanacağı ve hatta sulhen çözüm adına; davalının yıllara sari şekilde geri ödeme yapabilmesi için (3-4 yıl vade içeren) bir protokol yapılması dahi teklif edildiğini, ancak davalının hiçbir şekilde geri ödeme yapmadığını beyan ederek müvekkili bankanın 1.575.984,20 TL zararının şimdilik HMK md.109 kapsamında 50.000,00 TL sinin ihtarname tebliğ tarihi olan 02.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı bankanın bireysel müşterisi olduğunu, davacı bankanın dava dilekçesinde açıkça ikrar ve kabul ettiği üzere, müvekkilinin yatırım hesabını ---- uygulaması üzerinden şahsi birikimlerini değerlendirmek, ---- (Kira Sertifikası), hisse senedi ve yatırım fonu alım satımı yapmak amacıyla açtığını, müvekkilinin tacir sıfatı bulunmadığını, yapılan işlemlerin de ticari faaliyet olmadığını, bu nedenle görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin ---- olduğunu, yetkili mahkemenin ------ mahkemeleri olduğunu, davacının kendi kusurundan yararlanarak hak elde edemeyeceğini, davacı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Davacı ile davalı banka arasında “Bireysel Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi” imzalanmıştır. Anılan sözleşmenin, sözleşmenin konusu başlıklı 1.maddesinde müşterinin ----- platformundan yapacağı döviz ve kıymetli maden alım satım işlemlerine ilişkin usul ve esaslar ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğu hükme bağlanmış, sözleşmenin ticari amaç ile akdedildiğine ilişkin herhangi bir hükme ise sözleşmede yer verilmemiştir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun Tanımlar başlıklı 3/k.maddesine göre; Tüketicinin ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi ifade ettiği, Kanunun m. 3/l. bendine göre tüketici işleminin mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi kapsayacağı, temel ilkeler başlıklı 4/5 maddesinde ise tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebileceği, bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetlerin tüketici yönünden geçersiz olacağı, diğer tüketici sözleşmeleri başlıklı 49/1. maddesinde; finansal hizmetlerin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade ettiği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmenin ise finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu, Kanunun 83/2. maddesine göre; taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 4.maddesinin "a" bendinde; finansal hizmetin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri, aynı yönetmeliğin 8.maddesinde; cayma hakkının kullanımı ve tarafların yükümlülüklerinin ilişkin düzenlendiği, aynı yönetmeliğin 13. maddesinde ise; cayma hakkının istisnaları hükme bağlanmıştır.
Bu durumda davaya bakmakla görevli mahkeme, davaya dayanak sözleşmesinin niteliğine göre belirlenecektir. Yukarıda açıklandığı üzere davacının davalı banka ile akdettiği anılan sözleşmede ticari amaca ilişkin herhangi bir hükme açıkça yer verilmediği gibi, davacının da tacir olmadığı dosya içeriğiyle sabittir. Nitekim Yargıtay HGK'nun ---- Esas ----- Karar sayılı ilamında açıkça taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanma amacının hukuki işlemin niteliğini belirleyeceği kabul edilmiştir.
Mahkemenin görevli olması, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.Hal böyle olunca, mahkemece, davacının tüketici olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede ticari amaca ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği, yapılan işlemin tüketici işlemi olup, 6502 Sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin ------ Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli ----- TÜKETİCİ MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.