İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... ilinde gıda üzerine etkinlik gösteren piyasanın önde gelen firmalarından biri olduğunu, davalı tarafın bünyesindeki restorana da gıda ürünü sattığını, sunulan faturalar ve cari hesap ekstresinden görüldüğü üzere müvekkili şirketin, davalı tarafa gıda ürünü satışı nedeniyle ürünleri teslim ettiğini ve fatura kestiğini, davalı tarafın müvekkil şirketten gıda alımı yapmaya devam ettiğini, ancak fatura alacaklarını ödemediğini, davalı taraf adına düzenlenen e - faturaların davalıya sistem üzerinden gönderildiğini ve davalı şirketin bilgisi dahilinde olduğunu, davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin cari hesap borcundan düşülse de borcun tamamının bu zamana değin ödenmediğini, müvekkili şirketin davalı tarafın bakiye borcunu ödeyeceğini taahhüdü ile kendisine ürün satışına devam ettiğini, ancak davalı şirketin bu durumu kötüye kullandığını, müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalı tarafından bu icra takibine karşı hiçbir yasal gerekçe gösterilmeksizin itiraz edildiğini ve takip durduğunu, hesap ekstresinden ve faturalardan görüldüğü üzere davalı tarafın bakiye borcunun bilincinde olup kısmi ödemeler yaptığını, bu durumun davalının borcunu bildiğini ve örtülü olarak kabul ettiğini gösterdiğini, tarafların ticari defterlerinde diğer kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesi de davalının müvekkili şirkete borcunun bulunduğunu ve davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiği ortaya çıkacağını, davadan önce arabuluculuğa başvuru yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı Dosyasına yaptığı haksız itirazının iptaline, takibin devamına, kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri, mahkeme masrafları, harçlar ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı yana dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.

III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde; davacı/alacaklı tarafından borçlu/ davalı aleyhine fatura alacaklarına dair cari hesap ekstresine dayanılarak toplam ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun süresinde takip konusu borcun tamamına, dayanak belgelere işlemiş ve işleyecek faize ve borcun diğer tüm fer’ilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairelerinden 2025 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizleri celp edilmiştir.
Davalı tarafa defter inceleme gün ve saati usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı taraf belirlenen defter inceleme gün ve saatinde herhangi bir kayıt sunmamıştır.
Davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ile alınan ... tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda sonuç olarak;
Davalı tarafça dosya kapsamına herhangi bir ticari defter sunulmadığı gibi inceleme yeri de bildirilmediği,
Davacı şirketin dosya kapsamına sunduğu flaş bellek içerisinde yer alan ticari defter kayıtları kapsamında dava konusu hususla sınırlı olmak üzere yapılan tetkik ve incelemelerde; Davacı şirketin Antalya Kurumlar Vergi dairesinin ... vergi kimlik numarasında kayıtlı ... ... Şirketi Olduğu,
Davacı tarafın incelemeye ibraz ettiği 2025 yılı ticari defter kayıtlarının ... Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu,
Davacı tarafın 2025 yılı ticari defterlerinin TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu, takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı,
Davacı tarafın 2025 yılı ticari defter kayıtlarında Davalıya ait carinin muavin kaydını ... hesap kodundan takip ettiği,
Takip konusu alacağa ilişkin Davacı tarafça Davalı adına düzenlenen Faturaların Davacının ticari defter kayıtlarında yer aldığı, düzenlenen faturaların E-Arşiv Faturalar olduğu,
Dosya kapsamına kazandırılan Davacı tarafın 2025 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizlerinde Davacı tarafça Davalı tarafa 13 adet belge karşılığı ... TL tutarında Mal/Hizmet Teslimi yapıldığı görüldüğü,
Davacı tarafın 2025 ticari defter kayıtlarında Davalıya ait ... hesap kodunun muavin kaydının yukarıda tabloda yer aldığı,
Yukarıda yer alan muavin kaydından da görüleceği üzere Davacının 2025 yılı ticari defter kayıtlarına göre Davacının Davalıdan takip tarihi olan ... tarihi itibariyle ... TL Asıl Alacaklı olduğu gözüktüğü,
Takip talebinde Davacı tarafça asıl alacağa TTK 1530 kapsamında faiz talep edilmiş olup, dosya kapsamında yer alan takip konusu faturalarda faturaların ödeme vadelerinin yer aldığı ve vadesinde ödenmeyen faturalar için ise aylık belirlenen oranda gecikme faizi uygulanacağı belirtildiği görülmektedir. Bu kapsamda yukarıda yer alan asıl alacak kalemlerine ödenmesi gereken vadelerinden itibaren takip tarihine kadar olan süreç için TTK 1530 kapsamında işlemiş faiz tutarları yukarıda tabloda yer aldığı,
Yukarıda detayları görüleceği üzere Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle taleple bağlılık ilkesi kapsamında Davacının Davalıdan asıl alacağının ... TL olduğu, bu asıl alacağa ödeme vadelerinden takip tarihine kadar dönem için işlemiş faiz tutarının ... TL olduğu, takip tarihi itibariyle Davacının Davalıdan toplam alacağının ... TL olduğu,

Talep edilen tazminat, tazminat oranı ve tutarı ve ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:

Dava fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İtiraza konu
Davaya konu Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas nolu takip alacaklısının davacı, borçlusunun davalı, takibe konu alacağın ...-TL olduğu, ... tarihinde başlatıldığı anlaşılmıştır. Takibe yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür.
Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında davacının davalıya mal (...) satması karşılığında fatura düzenlenmesi şeklinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince davacının toplam takip tarihi itibari ile Antalya Genel icra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibi konusu alacağın dayanağı olan ... bedelli faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterlere göre bu faturalar karşılığiında ...-TL davalı ödemesinin kayıtlandığı, davacının ...-TL bakiye alacağının bulunduğunu, alacağın ticari defterlerle kesin delille ispat etiğine kanaat getirilmiş, işlemiş faiz talebini reddi gerektiği nazara alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi/2. fıkrasına göre "borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş … ise, mücerret bugünün hitamı ile borçlu mütemerrit olur". Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir. Ancak; fatura üzerinde bulunan vade tarihi ancak alacağın muaccel olması sonucunu doğurur. (Yargıtay 19 HD. 2017/3266-2018/4228 E-K sayılı ilamı)
Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Fatura üzerinde yazılı olan ödeme tarihleri temerrüt tarihi olarak kabul edilemez. VUK hükümlerince faturanın muhteviyatı belirlenmiş olup, fatura üzerinde yazılı bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve salt faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle taraflarca kararlaştırılmış kesin vade olarak kabul edilemeyecektir.
Eldeki davada da yukarıda yapılan açıklamalar ışığında fatura üzeride vade tarihlerinin yer almasının yalnızca alacağın muacceliyet kesbetmesini saplayacağı temerrüt anlamına gelmeyeceği, TTK 1530 maddesinin yalnızca tedarik sözleşmelerinde uygulanabileceği, ticari mal satımına esas işbu davada uygulamada yeri olmadığı, davadan önce temerrütün gerçekleşmediği belirlenmekle davacının işlemiş faize dair talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı muayyen faturaların oluşturmasından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABUL/KISMEN REDDİ ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibine vaki davalı itirazının kısmen iptali ile takibin ... TL asıl alacak bedeli üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,

2-Hüküm altına alınan alacağın %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına,

4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6- Kabul edilen miktar yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davada kabul ve red oranına göre hesaplandığında ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin ... TL sinin davalıdan, bakiye ... TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2026