İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ticari alışverişte bulunduğu ... tarafından müvekkiline verilmiş olan iki adet çekin kaybolduğunu, ibraz tarihi oldukça yaklaşmış olan her içi çekin tüm aramalara rağmen hiçbir şekilde bulunamadığını, çeklerin ; ...A.Ş. İSTANBUL/... Şubesi’ne ait ... İBAN no'lu hesaptan keşide edildiğini, ... çek seri no'lu 28/04/2026 keşide tarihli 1.360.000,00 TL bedelli çek - ... çek seri no'lu 30/04/2026 keşide tarihli 1.400.000,00 TL bedelli çek olduğunu, çeklerin müvekkiline teslim edildiğini ve sonrasında müvekkili tarafından kaybedildiğini, bu kere ivedilikle işlem yapılarak çeklerin kötü niyetli üçüncü şahıslar tarafından tahsilinin önlenmesini talep ettiklerini, çeklere ilişkin bedellerin üçüncü şahıslar tarafından tahsili halinde müvekkilinin telafisi güç zararlara uğrayacak olduğunu, çeklerin bankaya ibrazı halinde hesapta karşılığının bulunmaması halinde tahsilinin, karşılığının bulunmaması hakinde de karşılıksız kaşesinin vurulmasının önlenmesi için öncelikle ve ivedilikle ödeme yasağı kararı verilmesini talep ettiklerini, yapılacak yargılama neticesinde çeklerin iptaline karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.
Yapı ve kredi bankasına müzekkere yazılarak dava konusu çeklerin 1-Bankanızca verilip verilmediği,
2-Bankanızca verilmiş ise çekin ait olduğu hesabın kime ait olduğunun,
3-Bankanıza ibraz edilip edilmediğinin, ibraz edilmişse ibraz edenin açık kimliği ve adresinin, ibraz sonucu yapılan işlemin, bu yazının bankanıza geliş tarihinden önce mi sonra mı ibraz edildiğinin araştırılarak İVEDİ OLARAK mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Dava, TTK’nın 818. madde delaletiyle aynı yasanın 757 vd. maddelerine göre açılmış bir çek iptali davasıdır.
Davacı vekili 11/05/2026 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiklerini beyan ettikleri görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde, davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Feragat, HMK md. 307 vd. maddeleri uyarınca davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi anlamında olup, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat kayıtsız ve şartsız olarak yapılmalıdır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının feragatinin usul ve yasaya uygun olması sebebiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi 13/05/2026