İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...A.Ş. yeni...A.Ş. milliyet gazetesinin yayıncısı olduğunu, Posta gazetesinin Türkiye'nin en yüksek tirajlı gazetesi olup tüm halk kitlesine ulaşmayı başarmış tek gazetesi konumunda olduğunu, davacının yayınlamış olduğu posta gazetesinin erişilebilirliği göz önüne alındığında reklam verenler tarafından öncelikle seçilen bir gazete olduğunu, gazeteye verilen ilanların ise hedefine ulaştığını, borçlu firmanın ilanlarını davacının yayıncısı olduğu posta gazetesinde yayınlandığını, İlanların bedellerinin tahsili amacıyla ekte verilen faturaları kestiğini ve davalıya kargo vasıtası ile gönderdiğini, faturaların toplam bedelinin 31.505,69 TL olduğunu ve davalı ile davacı firmanın tahsilat takibinin yapılan tüm görüşmeler tüm çabalara ve olumlu yaklaşımlara rağmen ödenmediğini, borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun haksız kötü niyetli ve zaman kazanmak amacıyla icra takibine yaptığı haksız itirazın iptaline takibin devamına alacağın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, dava masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasında yetki yönünden itiraz edildiğini, yetkili yerin Kayseri olduğunu, mahkememizin de yetkisiz olduğunu, itiraz tarihinin 05/12/2016 olduğunu, iki yıl aradan sonra dava açılmasının mümkün olamayacağını, zaman aşımı itirazında bulunulduğunu, aksi halde davanın esastan reddinin gerektiğini, dava değerine göre müvekkiline karşı düzenlenen fatura bulunmadığını, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki sözleşme gereği Posta gazetesinde yayınlanmış olan ilanlar nedeniyle fatura kaynaklı alacaklı olunduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu tespit edildi.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 12/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "6100 sayılı HMK’nin “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması” başlıklı 222/2 maddesinde, “Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.” hükmü yer almaktadır. Davacının incelenen 2013/2014 dönemine ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin suretlerinde açılış onaylarının yapıldığı, Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin de yapıldığı, davacının yasal defterlerinin 6100 sayılı HMK’nin 222/2 maddesine uygun olduğu kanaatine hasıl olmuştur. Davacıya ait gazetelerde davaya konu reklamların 2013 yılında yayınlandığı ve yer aldığı, gazetelerdeki reklamların reklam ve medya sektörüne usule uygun bir şekilde ilgili gazetelerde verildiği ve yayımlandığı görülmüştür. Davacının incelenen 2015 dönemine ait Yevmiye ve Defter-i Kebir Beratlarının da açılış onaylarının yapıldığı kanaatine varılmıştır. Davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 31.505,69 TL alacaklı olduğu kanaati hasıl olmuştur. Sayın Mahkemece davacının davasında haklı görülmesi hâlinde, İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile 31.505,69 TL asıl alacağına istinaden dava tarihine kadar 52.563,21 TL faiz talep edebileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacı tarafın gazetelerinde davalıya ait reklamların yayımlanması nedeniyle faturalara dayalı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalı tarafın vaki itirazı üzerine açılan itirazının iptali davasıdır.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, muhtelif faturalara dayalı olarak 31.505,69 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının yetkiye, borca ve ferilerine itirazı sonucu icra takibinin İİK'nın 66. maddesi uyarınca durduğu, dosyada ödeme emrine karşı davalı tarafından yapılan itirazın davacı tarafa tebliğ edildiğine dair bir tebliğ evrakı bulunmadığından iş bu itirazın iptali davasının İİK'nın 67. maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2018/908 esas, ... karar sayılı 28/04/2021 tarihli kararı ile somut uyuşmazlıkta 08/07/2019 tarihli talimat mahkemesince davalı tarafın uyuşmazlık dönemine ait ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafından düzenlenen faturaların sadece 4 adetinin davalının ticari defterlerine işlendiği ve bu faturalara ilişkin ödemelerin kayıtlı olduğu, davacı tarafın uyuşmazlık dönemine ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi için aldırılan 23/06/2020 tarihi bilirkişi raporunda ve 12/03/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının davalıya 19 adet faturayı düzenleyerek alacak olarak kaydettiği, bunun üzerine yargılama sırasında mahkemece ilgili Vergi Dairesine yazı yazılarak davacı ve davalı şirketin BA-BS formları getirtildiği, davacının BA-BS kayıtlarının bulunduğu ancak davalının, davacının defterlerine kaydettiği faturalara ilişkin BA-BS formlarının olmadığı, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle kendi lehlerine HMK 222/5 gereğince delil teşkil edeceği, HMK 222/3 teki düzenlemeye göre ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbiriyle örtüşmediği, davacının kayıtlı olmayan faturaların tebliğini ispatlayamadığı, davacı vekilinin 02/04/2021 tarihli beyan dilekçesinin ekinde sunduğu delillerin, delillerin toplanması aşaması tamamlandıktan sonra sunulması ve davalının bu delilere muvafakat etmemesi nedeniyle iddianın genişletilmesi yasağına tabi olduğu gözetilerek davacının alacağını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/1655 esas, 2025/554 karar sayılı kararı ile "...davacı tarafından 5 ve 6 nolu delillere dayanıldığı, yerinde inceleme talep edildiği ve son olarak ek rapora itiraz dilekçesi ekinde bu delillerin davacı tarafından yeniden dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Ancak mahkemece, davacı vekilinin bu delillere ilişkin talebi ile ek rapora karşı itirazları değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla delil listesinde dayanılan ve yerinde inceleme talep edilen deliller yönünden iddianın genişletilmesinden bahsedilemeyeceğinden mahkemece davacı şirket adresindeki davacı defter ve belgelerinin, ordinolarla ve gazetelerde verildiği iddia edilen reklam sayfaları incelenerek davacının davacıya reklam ilanı hizmeti verip vermediği, verdiyse bu hizmet nedeniyle varsa alacağının miktarının mali müşavir ve gazetelerde verilen reklam ilanı konusunda uzman bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma sonrası dosya... esas sayılı dosyaya kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Kaldırma ilamında belirtildiği üzere davacı şirket adresindeki davacı defter ve belgelerinin, ordinolarla ve gazetelerde verildiği iddia edilen reklam sayfaları incelenerek davacının davacıya reklam ilanı hizmeti verip vermediği, verdiyse bu hizmet nedeniyle varsa alacağının miktarının mali müşavir ve gazetelerde verilen reklam ilanı konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
12/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davalı tarafça davacıya ait Posta ve Fanatik gazetelerinde verilen toplam 10 adet reklamın tespit edilerek görüntülerine yer verildiği, davacının incelenen ticari defter kayıtlarında davalıdan 31.505,69 TL alacaklı olduğu, her ne kadar davalı vekili tarafından rapora sunduğu itiraz dilekçesinde davacının yayınlandığını iddia ettiği reklamların bedelinin ödenen faturalara konu reklamlar olduğu beyan edilmiş ise de kaldırma kararı öncesi talimat yoluyla davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda davacı tarafından davalıya düzenlenen 10 adet faturanın 4 tanesinin davalının defterinde kayıtlı bulunduğu, 6 adet faturanın kayıtlı olmadığının tespit edildiği, bu haliyle mahkememizce davacının davalıya sunduğu 10 adet reklam hizmetine karşın düzenlediği 10 adet faturanın yalnızca 4'ünün davalı tarafça defterine kaydının yapıldığı değerlendirilmiş olup davacı tarafça reklam hizmeti verilmesine rağmen davalı tarafça ödemesi yapılmayan 6 adet fatura bedeli olan 31.505,69 TL üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında (6.301,13 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 31.505,69 TL alacak üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında (6.301,13 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.152,15 TL nispi karar harcının peşin alınan 380,51 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 1.771,64 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 31.505,69 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 421,61 TL( 35,90 TL BVH, 5,20 TL VSH, 380,51 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 18.017,30 TL ( 417,30 TL tebliğler ve posta, 17.600,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2026