Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... ... 18. Katta kiracı sıfatyıla faaliyet gösterdiklerini, görmüş olduğu lüzum üzerine ...Mah. ... ... Cad. ... b4 katı ... no: 1 .../... adresine apar topar taşınmaz zorunda bırakıldığını, kira bedelleri düzenli olarak ödenmekte olmasına rağmen müvekkilinin tek başına kiracı sıfatına sahip olduğunu, 24/06/2025 tarihinde ... Turizm işletme yöneticisi ile yapılan görüşmede ofis kullanım süresinin Haziran 2025 sonuna kadar devam edeceği bilgisi verildiğini, buna rağmen 25/06/2025 sabahı itibarıyla müvekkili şirketin personelinin bina giriş kartlarının iptal edildiğini, ofise erişimlerini engellendiğini, müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı dahi güvenlik personeli nezaretinde plazaya alınmadığını, bu durumun bina çalışanları ve üçüncü kişiler huzurunda gerçekleştiğini, bu keyfi uygulama sebebi ile müvekkili şirketinin bilgisayar, sunucu, kıymetli evrak, noter teslimli belgeler, e imza ve mali mühür, nakit para ve senetlerinin bulunduğu kasa, franchise sözlşemeleri ve şirket aracı gibi malvarlığına erişiminin hukuka aykırı olarak engellendiğini, bu nedenle HMK m.400 ve devamı uyarınca, ofise erişmin engellendiği ve içeride bulunan malvarlıklarının yerinde tespiti ile tutanağa bağlanması için mahkemeden delil tespiti yapılmasını, gerekir ise kolluk kuvveti eşliğinde keşif yapılmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle davalıların haksız eylemleri sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000.000,00 TL maddi, şimdilik 10.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, tedbiren adreste tespit yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Holding vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını yanlış hasıma yönelttiğini, müvekkili ... Holding A.Ş.'nin ne dava konusu taşınmazın maliki ne de kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, buna rağmen davacı tarafından franchise sözleşmelerinin iptali, müşteri kaybı, saha ekiplerinin araçlarını kullanamaması ve şirket faaliyetlerinin aksaması iddiası ile tamamen soyut, delillendirilmemiş ve fahiş nitelikte zarar kalemleri ileri sürülerek, müvekkili aleyhine yüksek miktarda maddi ve manevi tazminat talep edildiğini, davanınl müvekkili şirkete yönetilmiş olması nedeniyle husumet yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, alt kira yasağı olduğunu, davacının kiracı olmadığını, taşınmaz malikinin ihbar olunan ... A.Ş olduğunu, kiracının ise diğer davalı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Holdingin, davanın ... A.Ş.' ye ihbarını talep ettiğinden ihbar yapılmıştır.
İhbar olanan vekili belgelerini ve beyan dilekçesini sunmuştur.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
Davacı cevaba cevap dilekçesi ve belgelerini sunmuştur.

Dava, davacının kiracı olduğunu iddia ettiği ofise erişiminin engellenmesi ve personel giriş kartlarının iptali üzerine oluşan maddi ve manevi zararın tazmini, tedbir ve tespit taleplerine ilişkindir.
Davacı tarafça zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesine göre, ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Madde 18/A'ya göre de, Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının İncelenmesi başlığını taşıyan 115. Maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." şeklinde düzenlenmiştir.

Dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır.
Böylece, arabuluculuğa başvuru yapılıp arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığına dair son tutanağın dava açılırken dosyaya ibrazı dava şartı olarak düzenlendiğinden, dava devam ederken bu eksikliğin fark edilmesi neticesinde giderilmesi mümkün değildir. Arabuluculuk sürecinin dava açılmadan önce başlatılması ve tamamlanması gerekir. Arabuluculuk dava şartı noksanının dava derdest iken giderilmesi hukuken ve mantıken mümkün olmamakla HMK'nın 115. Maddesinin 3. Fıkrası kapsamında davacıya dava şartı noksanını gidermek üzere süre verilmesi mümkün değildir.
Bu düzenlemeler ışığında dava dilekçesinin incelenmesi neticesinde; davanın tazminat davası olduğundan zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu ve davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:
1-)Davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİ İLE USULDEN REDDİNE,
2-)Alınması gerekli harç 732,00 TL olup peşin alınan 256.162,50 TL harçtan mahsubu ile artan 255.430,50 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Holding A.Ş'ye verilmesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2026