Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ........ Çukurova Şubesinin acenteliğinde sigortası yapılan Konya İli, ........ İlçesi, ......../merkez ........ Mevkiinde kain ........, ........ ile Konya İli, ........ İlçesi, ......../Merkez ........ Mevkiinde kain ........ parselde kayıtlı taşınmazlara ait olan, daha sonra sigortalı sigorta ettiren sıfatları ve iletişim bilgilerinin değişikliği ile yeniden hazırlanan poliçelerin müvekkili şirketin üzerine aktırıldığını, 05/05/2022 tarihinde havanın aşırı soğuması ile don olayının meydana geldiğini ve bu tarihte taşınmazda don hasarı, 12/05/2022 tarihinde ise dolu yağışı nedeniyle dolu hasarının olduğunu, müvekkili tarafından sigorta şirketine hasar bildiriminin yapıldığını, akabinde ........ ve ........ aracılığıyla ihbar girişinin denendiğini, poliçelere hasar girişinin açılamadığını, 16/05/2022 tarihinde gecikme ile hasar girişlerinin yapıldığını, 17/05/2022 tarihinde sigorta şirketi tarafından gecikmeden dolayı don olayının emarelerinin ortadan kalkması sebebiyle acil eksper atanması talep edildiğini, 23/05/2022 tarihinden eksperin hasar gören taşınmaza geldiğini, incelemelerde bulunduğunu, eksperlerin dona maruz kalan taşınmazda donan çiçekler yok olduğundan kalan çiçekten meyveye dönenler üzerinde inceleme yaptığını mevcut meyvelerde hasar görülmediğinden aleyhe rapor düzenlendiğini, tüm bu nedenlerden dolayı don ve dolu olayları sebebiyle müvekkilinin tarım arazisinin hasar gördüğünü, mağdur olan müvekkilinin uğradığı zararı tazmin için dava açma zarureti hasıl olduğunu, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sigortalanan gayrimenkullerde meydana gelen dolu ve don olayı sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararın tazmini talebi olarak şimdilik 10.000,00 TL alacağın, zararın oluştuğu tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek 3095 sayılı yasasının 2/II. Maddesinde düzenlenen ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Dava dilekçesinde fazlaya dair hakları saklı tutularak kısmi dava açıldığını, dava konusu ürünlerde don hasarı olmadığı deliller ile sabit olduğunu, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı sigortalı elma ürünlerinde 05.05.2022 tarihinde don hasarı olduğu gerekçesi ile 17.05.2022 tarihinde hasar ihbarı bildirmiştir. bunun üzerine görevlendirilen eksperler tarafından 23.05.2022 ve 24.05.2022 tarihinde kesin ekspertiz çalışması yapılmak üzere poliçede yazılı alana gidilmiş ve don hasarı tespit edilmemiştir. İlgili alanlarda elma ve armut ağaçlarının fenolojik olarak çiçeklenme sonu yani meyve tutumu evresinde olduğu belirlenmiş olup şayet ürünlerde don hasarı olsaydı, çiçek pistilinde (dişicik organında) ve ovaryumda kararmalar olması gerekirken söz konusu ürünlerde bu etkiler gözlenmemiştir. Yapılan tespitler hasar tespit raporu ve fotoğraflarla kayıt altına alındığını, yapılan her iki ekspertiz çalışmasında da üründe don hasarına dair hiçbir emare tespit edilmediğini, bununla birlikte teminat dışı etkiler nedeniyle verim düşüşü tespit edildiğini, sigortalı ürünün elma olduğu ........, ........, ........, ........ ve ........ numaralı poliçeler bakımından dolu hasarının gerçekleşmediği delilleri ile sabit olduğunu, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, ........, ........, ........, ........ ve ........ numaralı poliçeler için müvekkili kurumca mevzuata uygun ve eksiksiz olarak dolu teminat kapsamında tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, müvekkili kurumca tüm süreç mevcut durum ve mevzuata uygun olarak yürütüldüğünü, kabul anlamına gelmemek üzere, mahkemece tazminata hükmedilmesi halinde prim iadesinin tazminattan mahsubu gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere faiz başlangıç tarihine ve türüne itiraz ettiklerini, bu nedenlerle haksız davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ........ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından teminat altına alınan hasarın doğal afetin değil doğal afet nedeniyle ürünlerde herhangi bir hasar meydana gelmesi halinde sigortalı ürünlerde meydana gelen verim kaybını telafi ettiğini, bilirkişi raporunda ürünlerde herhangi bir hasarın meydana geldiğine ilişkin hiçbir kanıt bulunmadığını, dava konusu ürünlerde don ve dolu hasarı olmadığını, müvekkili kurumun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hükmedilen faize ve türüne itiraz ettiklerini, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin zarar olayının tespit edilemediğini, varlığının kabul görmediğini, zararın tespit edilmediğini, müvekkilinin zarar tazmin etme hakkının daha kabul görmediğini, zararın ne olduğunun da bilinmediğini, davalı tarafından inkar edilen don ve yağmur olayının mahkemece 14/12/2024 tarihi itibariyle kabul gördüğünü, davalı tarafça her ne kadar itiraz ve inkar edilse de alacağın muaccel hale geldiğini, davalının don ve yağmur olayını inkar etmesi sebebiyle alacağın davalı nazarında muaccel olmasının mümkün olmadığını, mahkeme kararında 6102 sayılı yasanın 1420 maddesinin yanlış yorumlandığını, bu sebeple kararın kaldırılmasını ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, ........ Devlet Destekli ........ Poliçesi'nden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Kabul Edilen maddi tazminata yönelik davalının istinaf incelemesinde;
Meteoroloji mühendisi bilirkişisi, fen bilirkişisi, ziraat mühendisi, ve sigorta alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyet tarafından hazırlanan 08/05/2025, 24/06/2025 ve 31/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporlarından özetle;
Meteoroloji Teknik Bilirkişisinin Değerlendirmelerinde dava konusu taşınmaz üzerinde öncelikle don kaynaklı meteorolojik hasara rastlanmasa da ilgili kuvvetli yağış açısından video kaydı da dikkate alınarak yeni verilerden radar görüntüleri incelenmiş ve kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış (oraj) ve dolu yağışı ekosu tespit edildiği, ........ nolu istasyon ile taşınmaz arası 7.16 km olup istasyonda 15 Mayıs 2022'de günlük hafif yağış 0.6 kg/m2 ölçülse de konvektif gök gürültülü sağanak yağış bir Mezometeorolojik olay (2-200km arası genişlik) olduğundan istasyonda ölçülen yağışın taşınmaz üzerindeki tespit edilen radar görüntülerindeki yağışı temsil etmediği, 15 Mayıs 2022 Fevk raporları da dikkate alınınca ........, ........ ve ........ nolu taşınmazlar üzerinde yağıştan kaynaklanan bir olası hasarı destekler nitelikte olduğu, bununla beraber yaz ve bahar aylarında Konya bölgesinde öğle saatlerinde yerin ısınmasından kaynaklanan konvektif yağış(kırkindi yağışları) veya mevzi sağanak ve gök gürültülü yağışların tespitinin yerin sıcak olmasından ötürü tespiti oldukça zor olup hasar tespitinin ivedilikle yapılması gerektiği, tüm bu tespitler ile beraber her ne kadar don nedeniyle meteorolojik hasar olmamış olsa da meteorolojik olarak kuvvetli yağış ve doludan kaynaklanan bir hasarın olduğu sonucuna varılmış olduğunun belirtildiği,
Konya İli ........ İlçesi Merkez Mahallesi ........ Parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan ürünlerde (........ Eksperleri tarafından bazı poliçelerde belirlenen doludan kaynaklı zararın %46 olan zarar oranın taşınmazın tamamında bulunan ürünlerde ayrı zarara sebebiyet vereceği için) 15 Mayıs 2022 tarihinde yağan dolu yağışı sebebiyle meydana gelen zarar oranının %46 olabileceği,
Konya ili ........ İlçesi Merkez Mahallesi ........ parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan ürünlerde 15 Mayıs 2022 tarihinde yağan dolu yağışı sebebiyle meydana gelen zarar oranının %27 olabileceği,
Konya İli ........ İlçesi Merkez Mahallesi ........ Parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan ürünlerde (zemin üzerinde yan yana konumda bulunduğu ........ Parsel sayılı taşınmaz için belirlenen zarar oranı) 15 Mayıs 2022 tarihinde yağan dolu yağışı sebebiyle meydana gelen zarar oranının %27 olabileceğinin rapor edildiği,
Dosya kapsamında mevcut poliçeler ve zeyilnameler ile uzman raporunda belirlenen hasar oranları, poliçede geçerli %8 muafiyet tenzil oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda ödenen toplam 59.303,00 TL, tazminat hesaplanmakta; Hasar tarihinde geçerli poliçe teminatları üzerinden 1.181.743,86 TL bakiye tazminat alacağı hesaplandığı, Mahkeme tarafından zeyilnamelerin geçerli olduğu kanaatine ulaşıldığı taktirde alternatif olarak toplam ödenmesi gereken 275.756,04 TL tazminat toplamından düşülerek bakiye 216.453,04 TL tazminat tutarı hesaplanacağı, zeyilnamelerde belirlenen iade edilmesi gereken prim tutarları toplamının 251.209,29 TL olarak hesaplanacağına ve birlikte ödenmesinin karar altına alınabileceği rapor edilmiştir. Alınan bilirkişi raporlarınn denetime elverişli usul ve yasaya uygun olduğu nazara alınarak davalı vekilinin itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin avans faizine yönelik itirazlarının incelenmesinde;
Türk Ticaret Kanunu'nun 3. Maddesinde "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir" düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre Türk Ticaret Kanunu'nun 1401. ve devamı maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmeleri mutlak ticari işlerden sayılır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faiz oranı olduğu belirtilmiş olduğundan mahkemece avans faizine hükmedilmesi yerindedir itirazın reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin zamanaşımı nedeniyle reddedilen kısım bakımından istinaf incelemesinde;
Somut olayda öncelikle davacının ilk davasının kısmi dava mı belirsiz alacak davası mı olduğunun tespiti gerekmektedir.
HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup, 107/2.fıkrada "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." esası kabul edilmiştir. Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile bu istemden haberdar edilmesi zorunludur.

Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.
6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.

Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması halinde davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması halinde davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması gerekecektir.

Dava açılmakla, belirsiz alacak davasında, alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesilmekte iken, kısmi davada, talep edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Belirsiz alacak davasında, davalı tarafça dava açıldıktan sonra ileri sürülen zamanaşımı def'i sadece ilk talebi değil bedel artırım talebini de kapsar ve süresinde zamanaşımı def'in de bulunmaması halinde arttırılan bedel için sonradan zamanaşımı def'inde bulunulamaz.

Davacının somut olayda gerek dava dilekçesi içeriğinden gerekse talep kısmından açıkça fazlaya ilişkin haklar saklı tutarak açtığı kısmi dava olup HMK 107 maddesi kapsamında bir davasının olmadığı anlaşılmakla kısmi davada, talep edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder.
Davacı vekili tarafından 1.332.429,06 TL'lik ıslah dilekçesi sunulduğu, ıslah dilekçesine karşı süresi içinde davalı tarafça zamanaşımı yönünden itirazda bulunulduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1420. Maddesine göre, "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmü,
Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları tazminatın ödenmesi başlıklı B7 maddesine göre hasar dosyasının tamamlanmasından sonra, kesinleşmiş olan tazminat miktarı en geç 30 gün içinde sigortalıya ödenir. Aynı maddenin 3. fıkrası ise "Tazminat, her halükarda, hasat tarihinden önce ödenmez." hükmüne haizdir.
TBK'nın 154.maddesinde (mülga BK 133/2md.) zamanaşımını kesen nedenler düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin 1. Fıkrası uyarınca; borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse zamanaşımı kesilir.
Bu halde muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olduğu, ........ sigorta sözleşmesinde kaynaklı tazminatlarda muacceliyetin ilk hasat tarihi itibarı ile nazara alındığı, zamanaşımı süresinin ilk hasat tarihi baz alınarak yapılması gerektiği ilk hasat tarihinin ise 25/09/2022 olduğu ancak davalının 17/10/2022 tarihinde ödeme yaptığı, son ödeme tarihi nazara alınarak zamanaşımı süresinin 17/10/2024 tarihinde dolduğu, davacının ıslah dilekçesini ise 24/07/2025 tarihinde sunduğu, zamanaşımı süresi geçtikten sonra ıslah dilekçesini sunmuş olduğu anlaşılmakla ıslan edilen kısım yönünden ret kararı verilmesi yerindedir. (Nitekim Yargıtay 11 HD 2018/1107 Esas ve 2019/2987 karar 2015/5925 esas 2015/13682 karar sayılı ilamı)
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,

4-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.13/05/2026