KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 26.02.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde müvekkiline ait ........ plakalı araç ağır hasar aldığını, araca 19.11.2021 başlangıç 31.08.2022 bitiş tarihli olmak üzere davalı şirket tarafından ........ poliçe numarası ile ''Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi'' kesildiğini, kaza sonrasında ........ plakalı 2015 model Toyota Corolla marka araçta oluşan ağır hasar sonucunda perte ayrılması neticesinde müvekkile 231.500,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkiline yapılan ödeme rayiç bedelin oldukça altında olduğunu, müvekkilinin aracının rayiç değerinin çok daha fazla olduğunu, müvekkilinin aracının model, km ve diğer yönlerden benzeri diğer ilanlarda da görüleceği üzere aracın piyasa rayiç değerinin ortalama 300.000,00 TL civarında olduğunu, bu nedenlerle 26/02/2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde müvekkili şirkete ait ........ plakalı aracın tam rayiç bediinin fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu araçta pert total kapsamına tabi tutulduğunu, rayiç bedelden sovtaj bedeli düşürülmek suretiyle ödeme yapıldığını, müvekkilinin sorumluluktan kurtulduğunu, davacının fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğini, esasa ilişkin feragat dava hakkını düşürdüğünü, davacı tarafından imzalanan evrakta, açıkça kaza sebebiyle müvekkilinden herhangi bir alacağının kalmayacağının beyan edildiğini, başvuranın bakiye tazminat talep edemeyeceğinden dolayı kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, ödenen maddi hasar tazminatı ile ödenmesi gereken maddi hasar tazminatı arasında fahiş nispette fark yok ise ödemeye dair anlaşmanın geçerli kabul edildiğini, davacının dava tarihinden itibaren faiz taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddini, mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamına göre; aracın 2. El rayiç değerinin 290.000 TL olduğu, muafiyet tenzili ile davacının 287.000 TL alması gerektiği, sigorta şirketi tarafından 161.500 TL ödeme yapıldığı, ayrıca sovtaj firması tarafından davacıya 70.500 TL ödendiği sabit olup davacıya ödenmesi gereken bakiye tutarın 55.000 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair ;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
55.000,00 TL'nin dava tarihi olan 18/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
Davalı ........ A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ıslah dilekçesine karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, her halükarda taraflar arasında tanzim edilen kasko poliçesi gereği hesaplanacak hasardan muafiyet tenzili uygulanması gerektiğini, araç pert total kapsamına tabi tutulduğunu, rayiç bedelden sovtaj bedeli düşürülmek suretiyle ödeme yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, sovtaj firması tarafından davacıya 70.500,00 TL sovtaj bedeli ödemesi yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda araç rayiç değerinin fahiş tespit edildiğini, kaldı ki aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece aldırılan 02/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda araç rayiç değerinin 235.000,00 TL olarak belirlendiğini, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda internet üzerinden yapılan rayiç değer tespitinin hukuka aykırı olduğunu, yapılan araştırmanın delil niteliği taşımadığını, hükme esas alınan bilirkişi tarafından yapılan rayiç değer tespitinin denetime elverişli olmadığını, mahkemenin dava tarihinden itibaren faize hükmetmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, kararın kaldırılmasını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvurusu üzerine dairemizin ... E, ... K.sayılı kararı ile İDM kararının "mahkemece, alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak aracın perte ayrılmasının gerekip gerekmediğinin,sovtaj değerinin tespiti ile KTK: ve kasko genel şartlarına göre sovtajın kimde kalacağı konusunda davacının gerek dava dilekçesi, gerek istinaf dilekçesi ve dosya kapsamına göre karar verilmesi" gerektiğinden bahisle kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde verilen kararın davalı tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.
-Zamanaşımı itirazın incelenmesinde:
TBK nın 72 maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Davacının somut olayda iki yıllık kısa zamanaşımı süresi içinde dava açtığı ve bedel artırım dilekçesi sunduğu, kaldı ki belirsiz alacak davasında alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı dava açılmakla kesildiğinden itiraz yersizdir.
-Faiz başlangıcına yönelik itirazın incelenmesinde:
Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı KSGŞ'nın B.3.3.4.1-son cümlesi gereği hasar ihbarından sonraki 45. gün sonunda davacı alacağının muaccel olacağı, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 46.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.
Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Davacının dava tarihinden itibaren faiz talep ettiği anlaşılmakla itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
- Zarara yönelik itirazın incelenmesinde;
01.04.2013 tarihli Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "3.3. Sigorta Bedeli, Tazminatın Hesabı ve Ödenmesi" başlığı altında düzenlenen 3.3.2.2. bendinde "Onarım masraflarının sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, aracın hasar anındaki rayiç değeri ödenir. Bu durumda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. Aynı şekilde kısmi onarımlarda parçaların sigorta şirketi tarafından tedarik edilmesi halinde hasarlı parçalar talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.
Onarım masrafları sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.
Sigortalının ve sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişilerin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar sigortalıya tazminat olarak ödenebilir. Bu durumda ilgisine göre yukarıdaki paragraflarda düzenlenen usul çerçevesinde işlem yapılır. Sigortalının onayı ile aracı hasarlı haliyle sigortalıya terk ederek tazminatı ödemek isteyen sigortacı, tespit edip sigortalıya bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren 1 aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır. " düzenlemesi yer almıştır. (Bkz. Yargıtay 17. HD 2018/4256 Esas, 2018/8856 Karar sayılı ilamı)
Buna göre, davalı sigorta şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup sigortalı araç hurdasını sigorta ettiren kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı tarafından, araç hurdası sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp, hurda bedelinin tazminattan indirilmesi olanaklı değildir. Mal sigortalarından olan Kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı hususunda sigortalıya seçimlik hak tanınmıştır. Sovtajın sigortalı tarafından talep edilmemesi halinde, sigortacıda kalacağı anlaşılmaktadır.
Kaldırma sonrası mahkemece Bilirkişi ........'dan alınan 26/08/2025 tarihli raporunda; "........ plakalı aracın kaza tarihindeki 2.el rayiç değerinin 290.000,00 TL olduğu, aracın kaza tarihindeki sovtaj bedelinin 70.000,00 TL olduğu, aracın kaza tarihindeki bakiye gerçek hasar miktarının aracın hasarlı hali ile sigorta şirketine teslim edilmesi halinde 125.500,00 TL olduğu, aracın hasarlı hali ile davacıda kalmasını talep etmesi durumunda ise 55.500,00 TL olduğu" görüş ve kanaati bildirilmiştir. Davalı vekilince rapora yazılı itirazların bildirildiği, mahkemece bu rapor doğrultusunda karar verildiği anlaşılmıştır.
Gerçek zararın belirlenmesinin tespiti noktasında taraflar arasında aracın pert olarak değerlendirilmesi konusunda bir ihtilaf bulunmadığı gözetilerek oluşa ve dosya kapsamına uygun olan hasar bilirkişi raporu ile aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesine ilişkin raporda bir isabetsizlik bulunmadığı nazara alınarak davalının itirazının reddi gerekmiştir.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 3.757,05 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 940,00 TL nin mahsubu ile bakiye 2.817,05 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2022 yılı itibari ile (107.090,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.
13/05/2026