Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali)

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın --------- Şubesi müşterisi ----------- tarafından, tahsili amacıyla bankalarına teslim edilen ve bankalarının meşru hamil sıfatıyla nezdinde bulundurduğu, senetin, kargo firması nezdindeyken zayii olduğunu, -------- Bölgesi --------Cadde No:------- --------- adresinde mukim --------- Şirketi tarafından --------- Şti. lehine tanzim edilmiş olan 05.02.2026 vade tarihli, 4.783.000,00 TL (Dört Milyon Yediyüz Seksenüç Bin Türk Lirası) bedelli senetin; --------- tarafından müvekkili bankaya devredildiğini, zayi olan senetin, hak sahibi olmayan, kötü niyetli kişilerin eline geçmesi ve haksız kişiler tarafından tahsil edilmesi, tedavüle sokulmasının söz konusu olabileceğini; bu nedenle telafisi imkansız zararların önüne geçilmesini teminen, mezkûr senetle ilgili olarak ödemeden men kararı verilmesini ve tüm bu sebeplerden dolayı zayii olmuş bu senetin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava; hasımsız olarak açılan rıza dışı elden çıkma (zayi) nedenine dayalı çek iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından zayi edildiği bildirilen bonoyla ilgili ilgili olarak 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 757. maddesi hükümleri gereğince ödemekten men kararı verilmek suretiyle keşidecilere bu husus meşruhatlı davetiye ile bildirilmiş ve ayrıca 6102 Sayılı TTK'nın 761. ve 762 maddesi hükümleri gereğince bonoyu bulanların veya herhangi bir sebeple ellerinde bulunduranların ilk ilan tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde mahkememize ibraz etmeleri veya bir bildirimde bulunmaları, aksi takdirde bonoların (senetlerin) iptaline karar verileceği konusunda Ticaret Sicil Gazetesinde birer hafta ara ile üç kez ilan yapılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, dava konusu bonunun lehdar olan davacı elinde iken kaybolduğu, bonunun keşidecilere ibraz edilmediği gibi yasal ilanlara rağmen mahkememize de ibraz edilmediği, dava konusu bononun lehdar ve yetkili hamil olan davacıda bulunduğu sırada kaybedildiği, bu sebeple davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan dava konusu bonunun 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 778/(1)-ı maddesi yollamasıyla 764/1. maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bonunun yasal ilanlara rağmen mahkememize ibraz edilmediği; dava konusu bonoyu hamil bulunduğu sırada davacı tarafından kaybedildiği; bu nedenle, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan dava konusu bonunun iptaline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın KABULÜNE

A-Keşidecisi ---------Ş olan ----------ŞTİ emrine düzenlenmiş 05.02.2026 vadeli 4.783.000,00 TL bedelli 12.11.2025 keşide tarihli bono'nun ZAYİ NEDENİYLE İPTALİNE,

B-Davacı tarafından yatırılan teminatın 6100 sayılı HMK'nın 392/2. Maddesi gereği hükmün kesinleşmesinden veya tedbir kararının kaldırılmasından itibaren 1 aylık yasal sürede bu senet nedeni ile bir tazminat davası açılmaması halinde davacıya iadesine,

2-Alınması gerekli harçlar peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kalan gider avansının davacı tarafa İADESİNE,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2026