Menfi Tespit

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin ... Sanayi ve Ticaret AŞ 2009 yılı öncesine kadar sektörün en büyük matbaacılık faaliyetini yürüten büyük bir şirket olduğunu ancak 2009 yılı sonuna doğru ağırlığını hissettiren global kriz nedeni ile şirketin önemli ölçüde olumsuz etkilendiğini, Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak İcra İflas Kanunu 179. Ve Türk Ticaret Kanunun 324. Maddeleri gereğince iflasın ertelenmesi davası açtıklarını, altı bilirkişinin yaptığı inceleme sonucu şirketlerin cebri icra tehdidi altında kalmadan, faaliyetlerine devam imkanı verilmesi halinde, borçlarını ödeyebilecekleri kanaatine ilişkin bilirkişi raporu ile İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığınca iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararı verildiğini, verilen karar gereğince şirketler hakkındaki tüm yasak takiplerin durdurulduğunu, müvekkili şirket hakkında verilen tedbir kararının kaldırılması ile birlikte alacaklı ...bank AŞ müvekkilinin şirkete ait İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, 56 ada 36 parselde kayıtlı taşınmazını Silivri ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibine devam ettiğini ve 14.02.2010 tarihinde satışı gerçekleştirerek müvekkiline ait gayrimenkulü 20.766.000 TL bedelle satın aldıklarını, alacaklı ve satışı talep eden ...bank AŞ satışı yapılan taşınmaz üzerinde 2. Ve 3. Sırada ipotek alacaklısı olarak bulunduğunu, 1. Sıradaki 1.500.000 USD ve 4. Sıradaki 3.500.000 USD bedelli ipotek alacakları ise ... Bankası AŞ adına kayıtlı olduğunu, alacaklı ... bank AŞ kendisinden önceki sırada (1.) bulunan ... Bankası AŞ ipoteklerini temlik aldıklarını belirterek İcra dosyasına tapu dışında düzenlenmiş temlik sözleşmesi ibraz ederek, bu alacakların da temliken kendi alacağı olduğunu beyan ettiğini, ihaleye teminat yatırmadan iştirak ettiğini ve teminatsız olarak ihaleye kabul edildiğini, yine temlikler icra dairesince kabul edilerek alacağına mahsuben ihaleye iştirak ettiklerini ve ihalede satın aldıklarını, Tapu memuru huzurunda resmi senet düzenlenerek resmi şekilde yapılan Tapu Siciline tescil edilen ipotek belgesindeki değişikliklerin de yine aynı usulde ve tapu memuru huzurunda resmi senet düzenlenerek yapılması ve tapu siciline tescil edilmesinin zorunlu olduğunu, Silivri ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile ihalenin feshi davası açtıklarını, davanın derdest olduğunu, İhalenin feshi davasının İcra Hukuk Mahkemesinin konusunu oluşturduğunu, ipotek işlemine konu kredinin geri ödenmesine müteakip gayrimenkul üzerindeki ipoteğin fek edileceğini taahhüt ettiğini, müvekkili şirkete ait Silivri'de kain gayrimenkul üzerinde tesis edilen 1.500,00 TL USD bedelli ipoteği, münhasıran ... Bankası ... şubesince kullandırılan 1.000.000 USD tutarındaki işletme kredisinin güvencesi olarak aldığını ve bu kredinin ödenmesi ile birlikte fek edileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin ise ... Şubesince kullandırılan 1.000.000 USD bedelli kredi için toplamda 833.334 USD bedeli ... Bankasına ödediğini, bu hususta kesinlikle bir ihtilaf olmayıp gerek banka kayıtlarda, gerekse müvekkili şirket kayıt ve belgelerinde iddialarının sabit olduğunun ortaya çıkacağını, davalarına dayanak teşkil eden belge gereğince, ... Bankası AŞ, ... şubesince kullandırılan ve büyük bir bölümü ödenen kredinin teminatı sayılan ipoteği hiç ödeme yapılmamış gibi ...bank AŞ 'ye temlik edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, ...bank AŞ'nin de ödediğini iddia ettiği temlik bedeli mukabilinde 1. Sırada bulunan 1.500.000 USD bedelli ipotek üzerinde hak iddia etmesi, usule uygun yapılmayan ve hatta temlik edilmesi mümkün bulunmayan ipotekle ilgili alacağa mahsuben icra dairesince yapılan ihale ile gayrimenkulü satın alması, kesinlikle hukuka aykırı olup müvekkili şirketin ve diğer alacaklıların hak kaybına maruz kalmasına sebep olduğunu, davacılar arasında dav arkadaşlığı mevcut olup davacı ... diğear davacı ... AŞ 'nin tüm kredi borçlarına kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmesi veya borcunun azalması kefilinde sorumluluğunun azalması anlamına geleceğinden işbu davaya davacı sıfatı ile katılmasında hukuki yarar bulunduğunu,müvekkilini şirketin temlik alacaklısı ...bank AŞ'ye temlik aldığı alacak oranında borcu bulunmadığının tesbitine, ...bank AŞ'nin ... Bankası AŞ'den aldığını iddia ettiği 1. Sıradan mevcut 1.500.000 USD bedelli ipoteğin temliki işlemininin iptaline, 1. Sırada mevcut ipoteğin fekkine, Silivri ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan ihalenin feshini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Bankası vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: açılan menfi tesbit davasında davalı ... dava dilekçelerinde ... Bank AŞ'ye temlik edilen ve 1. Derecede ipotek ile teminat altına alınan kredinin bir takım taksizlerinin ödendiğini ancak tamamen kapatılmadığını, kabul ve beyan ettiklerini, bir ipoteğin fek edilebilmesi için teminat altında aldığı borcun tüm ferileri ile beraber ödenmiş olması gerektiğini, davacı yanların dava dilekçesinde de anaparanın tam olarak kapatılmadığı, borcun ferilerine yönelik ödeme olmadğının açıkça beyan edildiğinden ipoteğin fekki talebinin gerçekçi olmadığı, sadece davalıları yetkisiz bir mahkemeye sevk etmek amacına yöneldiği, taşınmazın aynından kaynaklanan dava talebi gibi gösterilmeye çalışımsanının iyiniyet kuralları ile de bağdaşmadığını, bu rdavanın taşınmazın aynından doğan bir dava olmadığından HMK'nın 12. Maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, işbu sebeple huzurdaki Hukuk Mahkemeleri ikamet adresi olan İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, Yetki itiraznın Hukuk Mahkemeleri Kanununun 116. Maddesi gereğince ilk itiraz olarak değerlendirilmesini, davacının dava dilekçesinde dört ayrı talepte bulunduğunu, davanın ana dayanağının ... Bankasına diğer davalı ... Bank AŞ'ye temlik edilen miktarda borçlarının bulunmadığı yönünde olduğunu, özü itibarıyla menfi tespit davası olarak nitelendirildiğini, Türk Ticaret Kanunu gereğince tacirler arasında görülen tüm işlerin ticari iş olduğunu, dava konusu oluşturan temlik işleminin dayanağı olan alacak tüzel kişi olan davalı ... Kağıt ve Kimya San ve Tic AŞ'ye müvekkili banka tarafından kullandırılan kredilerinden kaynaklandığından dava konusunun ticari iş olmadığı düşünülemeyeceğini, işbu nedenle öncelikle iş bölümü itirazının değerlendirilerek dosyanın Asl.iye Ticaret Mahkemelerinde görülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... bank A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından ikame edilen davanın temelinden ipoteğin dayanağını oluşturan kısmen ödenmiş olduğundan bahisle menfi tespit talebi olduğunu, akabinde de ipoteğin terkinine yönelik olduğunu, bakiye borcun devam ettiğini, ipoteğin terkini şartlarının henüz gerçekleşmediğinin açık olduğunu, menfi tespit davalarında yetkinin ise HMK uyarınca davanmın açıldığı tarihteki davalı tarafın yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, işbu davalarda İstanbul Mahkemelerinin yetkiliolduğunu, yetkili yer mahkemeleri içinde ise tarafların tacir olması ve ticari kredilerden kaynaklanan bir ihtilaf olması sebebi ile de işbu davanın Ticaret Mahkemelerinde görülmesinin icap ettiğini, öncelikle ilk itirazın esas geçilmeksizin karara bağlanarak kabulü ile Mahkemenin yetkisizliğine, iş bölümü itirazının kabulüne, akabinde aktif husumet yükluğundan davanın reddine, ilk itirazların kabul edilmediği takdirde müvekkili aleyhine haksız olarak açılan davanın tüm talepler için reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, İİK'nun 72.maddesi gereğince menfi tespit nedeniyle ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

Taraflar arasında görülen iş bu davanın Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı ve bu mahkemece verilen yetkisizlik kararı ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderildiği ve dosyanın İstanbul .... Asliye ticaret Mahkemesine tevzii olduğu ve bu mahkemece de verilen ... Esas ... Karar sayılı 10/12/2015 tarihli karar ile; yetkili mahkemenin ipotek bulunan gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesi olduğu bu düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu, buna göre ipoteğin bağlı bulunduğu gayrimenkulün Silivri ilçesi, ... mah, ... mevkii, 56 ada, 36 parselde bulunan taşınmaza ilişkin olduğu bu bilgiler ışığında resen alınabilecek bu kamu düzenine ilişkin yetki kuralı gereğince mahkememizin yetkisiz olduğu, yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu bölgenin bağlı bulunduğu Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davanın HMK.114/ç ve 115 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilerek Mahkememize tevzii edildiği görülmüştür.
Mahkememizce Silivri İcra Dairesine yazılan yazıya cevap verildiği ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği görülmüştür.
Davacı ... Kağıt ve Kimya San. Tic. A.Ş. hakkında İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile 20/03/2012 günü 14: 30 itibariyle iflas kararı verildiği, iflasın İstanbul ... İflas İdaresinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan yazıya ve Silivri ... İcra Hukuk Mahkemesine yazılan yazılara cevap verildiğini, ...ve ...ayılı dosyaların mahkememiz dosyasına UYAP üzerinden gönderildiği görülmüştür.
Mahkememizden verilen 24/04/2019 tarih ve ... Esas ... sayılı kararın Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 23/06/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş olup, dava Mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir” düzenlemesine yer verilmiştir.
Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir.
Mahkememizin 12/11/2025 tarihli duruşma zaptı ile dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile bozma ilamına esas hususlarda inceleme yapılarak davacının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı, 30/11/2026 tarihli temlik sözleşmesine konu alacağın işbu dava konusu olup ...bank’a temlik edilen alacağın konusunu oluşturup oluşturmadığı, dava konusu alacağın ...’ne temlik edilip edilmediğine ilişkin ek rapor tanzimine yönelik ara karar tesis edilmiş ve davacıya bilirkişi ücretini yatırması hususunda iki haftalık kesin süre verilmiş olup verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından bilirkişi ücreti yatırılmamıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, mahkememizce değerlendirme yapılmasının ancak bilirkişilerce bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapılması halinde mümkün olduğu, bu kapsamda ispat yükünün davacı ...üzerinde olduğu, davacının iddialarını mevcut deliller ile ispat ile yükümlü olduğu kuşkusuzdur. Mahkememizce davacı tarafa verilen kesin süreler içerisinde davacı tarafça eksik delil avansının yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamadığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle davacının dosyada mevcut delil ve belgelerle davaya konu iddialarını ve davasını ispat edemediği kanaatine varıldığından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

AÇILAN DAVANIN REDDİNE,

1-Alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 18.592,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 17.860,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 193.280,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.28/01/2026