İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)
Mahkememizin 2022/433 Esas, 2023/660 Karar, 18/10/2023 tarihli kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar, 27/02/2024 tarihli ilamı ile Bozularak Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ...Şubesince dava dışı .... Ltd. Şti imzaladıkları üç adet genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandığını davalılardan ... ise bu sözlemeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi nedeni ile ... 33. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ve kredi hesabı aynı tarihi itibariyle toplam 454.756,47 TL üzerinden kat edilerek bu miktara yönelik alacağın ödenmesini istendiği ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle borcun muaccel hale geldiği, davalının dava konusu olan ... mevkii 1679 parselde kayıtlı taşınmazın 1/32 hissesini davalılardan ... a onun tarafından da diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a satış suretiyle devredildiğini, dava konusu olan ... mahallesi 122 ada 2 parselde kayıtlı 150/8400 arsa paylı meskenin davalılardan ...'ya ve onun tarafından da diğer davalı ...'ya satış suretiyle devredildiğini ve yine ... 3713 ada 22 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki yapının 6 nolu meskenin davalılardan ...'e satış suretiyle devredildiğini, alacağın tahsili imkanının kalmadığını, taşınmazlara haciz konulmasını iş bu devirler yapılmak suretiyle engellendiğini, davalı borçlunun taşınmazlarını elden çıkartmaktaki amacının alacaklılarından mal kaçırma amacına yönelik olduğunu, gerçek bir satış olmadığını davalıların genel kredi sözleşmesi uyarınca borçulardan alacağın tahsili amacına yönelik olarak yapılan ... 3. İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçluya ait malların devredilmiş olması nedeni ile alacağın tahsili imkanının kalmadığını buna ilişkin düzenlenen belgenin aciz vesikası hükmünde olduğunu belirterek davacı tarafından davalılara satış suretiyle devredilen taşınmazlara yönelik tasarrufların 2004 sayılı İİK 277 ve devamı maddeleri uyarınca ayrı ayrı iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan borçlu ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, davacı bankaya davalının sözü edilen genel kredi sözleşmesi uyarınca borçlu olduğunu kabul ettiğini ancak ... Mahallesinde bulunan 1679 parsel nolu taşınmazın ½ payının davalı tarafından borcuna karşılık ...' a devredildiğini, ... ilçesi ... mahallesi 122 ada 2 parsel numaralı taşınmazdaki ... arsa paylı 4. kat 10 numaralı meskeni, yine borcuna karşılık ...' ya devrettiğini, fakat o tarihte davacı banka tarafından borcunun muaccel olmadığını, kendisine herhangi bir ihtarnamenin keşide edilmediğini, temerrüde düşürülmediğini, ... bu yeri ... Bankasından kredi çekerek satın aldığını, satışın gerçek bir satış olduğunu beyan etmiş, ... İlçesi ... Mahallesindeki 3713 ada 22 parselde kayıtlı 6 nolu meskeni ise ...'e devrettiğini, devir tarihi itibariyle borcun muaccel olmayıp temerrudün gerçekleşmediği, borçlulardan mal kaçırma amacına yönelik bir satış olmadığnı, ... ve kardeşi ...,'in kredi çekerek taşınmazı .. adına satın aldıklarını, kredi borçlarını bankaya yatırmak suretiyle tamamı ödendiğinde taşınmazı ...'e devrettilerini, söz konusu satışların tümünün gerçek satış olduğunu, satın alanlarla kendisi arasında herhangibi bir akrabalık bağının bulunmadığını, 1679 parsel numaralı taşınmazdaki diğer paydaşlar ..., ..., ..., ...,... ve ...'a devrinin söz konusu olmadığının bu kişilerin zaten taşınmazdan paydaş olduklarını belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili: Dava konusu ... İli ... ilçesi ... Mah. 122 Ada, 2 parseldeki 10 no'lu bağımsız bölümü gerçek bir satış işlemi ile bankadan kredi çekerek satın aldığını, hatta bedelin tapuda düşük gösterilmesi sebebiyle vergi dairesine ceza ödediğini belirrterek davanın reddini savunmuşrur.
Dava 2004 sayılı icra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali talebidir.
Davacı taraf ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalılardan ...'dan alacaklı olduğunu beyan ederek, bu borçlunun bir kısım taşınmazlar üzerindeki tasarruflarının iptalini talep etmiş ve borçlu ile devralanlar aleyhine işbu davayı ikame etmiştir. Mahkememizce diğer davalılar ve taşınmazlar hakkında verilen önceki kararlar derecattan geçerek kesinleşmiş, son olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar, 27/02/2024 tarihli ilamı ile; ... İli ... ilçesi ... Mah. 122 Ada, 2 parseldeki 10 no'lu bağımsız bölüm yönünden, devralan ...'ya usulüne uygun tebligat yapılmadığından bozma kararı verilmiştir.
Mahkememizce bozmaya uyulmasına karar verilmiş ve bozma sonrasında davaya sadece bozmaya konu ... İli ... ilçesi ... Mah. 122 Ada, 2 parseldeki 10 no'lu bağımsız bölüm yönünden ve bu taşınmazı devreden borçlu... ile devralan ... aleyhine devam olunmuştur.
Davaya konu ... İli ... ilçesi ... Mah. 122 Ada, 2 parseldeki 10 no'lu bağımsız bölümün tapu kayıtlarının incelenmesinde, davalı borçlu ... adına kayıtlı iken ...tarih ve ... yevmiye numaralı tapu işlemi ile 55.000,00 TL bedel gösterilerek davalı ...'ya sattığı anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde, davalı borçlu... ile davalı devralan ...arasında önceye dayalı bir tanışıklık olduğunu, akrabalık olduğunu somut olarak iddia etmemiş, sadece borçlunun öal kaçırma saiki ile hareket ettiğini ve bedelin düşük gösterildiğini bu taşınmaza münhasır gerekçe olarak ileri sürmüştür. Mahkememizce UYAP'tan yapılan nüfus kaydı sorgulamalarında da borçlu ile devralan arasında bir akrabalık bağı tespit edilememiştir. Yine önceye dayalı bir tanışıklık da tespit edilememiştir.
Öte yandan davalı devralan ...'nın dosyaya sunduğu belgelerden dava konusu bu taşınmazı ...Bankasından çektiği kredi ile satın aldığı da sabittir. Bu hususta bankaya yazılan müzekkereye cevapta da bu taşınmaza münhasır kredi çekilerek taşınmazın alındığı görülmüştür. Kredi hazırlık sürecinde hazırlanan banka ekspertiz raporunda taşınmazın değeri 320.000,00 TL olarak tespit edilmiş, Bankadan 120 ay vadeli 250.000,00 TL kredi çektiği de gönderilen kredi belgelerinden anlaşılmıştır. Yine vergi dairesine yazılan yazıya verilen cevapta da bu satıştan kaynaklı bedelin eksik beyan edilmesi sebebiyle harç tamamlama işlemi de yaptığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, İİK 277 ve davamı maddelerinde, tasarrufun iptal edilebilmesi için, borçlunun mal kaçırma saiki ile hareket etmiş olması tek başına iptal sebebi olarak görülmemiş, aynı zamanda devralanın da bu saiki bilen ya da bilebilecek kimselerden olması aranmıştır. Somut olayda, davalı borçlu davacının iddia ettiği gibi mal kaçırma saiki ile dava konusu taşınmazı devretmiş olsa bile, devralan davalının bunu bildiği ya da bilebilecek kimselerden olduğu iddia ve ispat edilememiştir. Aksine devralana davalının banka kredisi ile taşınmazı gerçek bir satış neticesinde aldığı ispatlanmıştır. Bu sebeple davanın bu tasarruf yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davaya konu ... İli ... ilçesi ... Mah. 122 Ada, 2 parseldeki 10 no'lu bağımsız bölüm yönünden davalılar... ile ... aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden bu davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça bu tasarrufa yönelik yargılamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtayda temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/05/2026