GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAHRAMANMARAŞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN: ... - -...
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar ihtiyati hacze itiraz eden karşı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden ... vekili talep dilekçesinde özetle; .. TL bedelli keşidecisi ... lehdarı ... -... olan .. . . . ait .. seri numaralı çek, .. tarihli .. TL bedelli keşidecisi ... lehdarı .... seri numaralı çek,.. TL bedelli keşidecisi ... lehdarı ...-.. olan .. Şubesi... ait .. seri numaralı çekler hakkında toplam .. TL miktarında bulunan borçluya ait taşınır, taşınmaz mallarıyla 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız, uygun görülmediği takdirde mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderinin davalı borçlu üzerine yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz eden ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine imzası müvekkiline ait olmayan geçersiz çekler ile ihtiyati haciz talep edildiğini, bahsi geçen çekler hakkında devam eden savcılık dosyasının derdest olduğunu, bu hususta tedbir kararı alındığını, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, alacaklının kötü niyetle hakaret etmesine bir dayanak oluşturmakta olduğunu, müvekkilinin mağdur olduğunu, yaklaşık ispat olarak öne sürülen çekin geçirli olmadığı, nitekim imzanın müvekkiline ait olmadığını, talebin reddine karar verilmesini, itirazın kabulüne, ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "İİK 265. Maddesinin 1. Fıkrası aşağıdaki gibidir: "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." hükmü çerçevesinde itiraz sebebinin teminata, mahkemenin yetkisine, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere hasredilmediği, itiraz sebebinin imza inkarı olduğu ve ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle imza inkarından kaynaklı dayanak ve çekin iptaline ilişkin bir mahkeme kararı olmadığından yetkili hamilin ihtiyati haciz talep edebileceği, imza incelemesine ilişkin itirazın ancak genel mahkemece çözümlenebileceği hususu gözetildiğinde İİK 265. Maddesindeki itiraz sebepleri dışında olan itirazın inceleme mercinin genel mahkemeler olması ve yaklaşık ispat koşulunun oluşması nedeniyle itirazcının ihtiyati hacize itirazının reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf istinaf dilekçesinde; çekler üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çeklere savcılık tarafından el konulduğunu, çekteki imzanın bankadaki imza ile birbirini tutmaması nedeniyle arkasına bu konuda şerh yazıldığını, davacı tarafından aynı konuya ilişkin olarak sürekli dava ve taleplerde bulunduğunu, aynı konuya ilişkin olarak .. Asliye Ticaret Mahkemesinin.. D. İş sayılı dosyasından talepte bulunduğunu talebin reddedildiğini, kararın .. Bölge Adliye Mahkemesi.. tarafından "Dosya içerisinde bilgi ve belgelerden davacı ve davalının açık hesap ilişkisi içerisinde karşılıklı olarak mal alım satımı yaptıkları, fatura düzenledikleri, çek ile ya da .. işlemi ile karşılıklı ödeme yaptıklarının anlaşıldığı, her iki tarafın birbirinde alacaklı olup olmadığının ve alacaklarının vadesinin gelip gelmediğinin tespitinin yargılama esnasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda 2004 sayılı İİK m. 257 ve devamı maddelerine göre yaklaşık ispat koşulunun henüz oluşmadığı, mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla..." şeklinde hüküm kurduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, 2004 sayılı İİK m. 265/IV'e göre ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararına istinaf kanun yolu başvurusudur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık imza itirazında bulunulan çek hakkında ihtiyati haciz kararı verilip verilemeyeceği konusundadır.
Davalı taraf ihtiyati haciz kararı verilen çekin üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, bu konuda .. tarafından soruşturma yürütüldüğünü ve çeklere .. tarafından el konulduğunu, bu nedenle de ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiği savunmasını ileri sürmüştür.
İhtiyati hacze konu belge 6102 sayılı TTK hükümlerine göre zorunlu unsurları tamam olan çek hükmündedir. Dolayısıyla resmi senet niteliğindedir. 6100 sayılı HMK m. 208/IV'e göre; "Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir." Bu maddeye göre resmi senet üzerindeki imzaya itiraz, ihtiyati haciz kararına itiraz yolu ile değil bu resmi senede resmiyet kazandıran kişi taraf gösterilerek açılacak ayrı bir davada ileri sürülebilir. Aynı yasa m. 209/II'ye göre; "Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz." Bu madde hükmüne göre imza itirazında bulunulan resmi senet ancak sahteliği mahkeme kararı ile sabit olursa işleme alınmaz. Eldeki davada bütün unsurları ile geçerli olan çeke ilişkin imza itirazı hakkında verilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından mahkemenin ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararı vermesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Davalının örnek karar olarak dosyaya sunduğu dairemizin.. Karar sayılı dosyasında ise davacı, taraflar arasındaki çek, bono gibi kambiyo senedine ilişkin resmi belgeye dayanarak değil taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinin sonucunda düzenlenen faturalar, verilen çekler ve yapılan ödemelerden sonra bakiye alacak miktarı için ihtiyati haciz talep etmiştir. Dolayısıyla talebi eldeki dosyadaki gibi 6100 sayılı HMK m. 208/IV ve 209/II kapsamındaki resmi senede dayanmamaktadır. Bu nedenle eldeki dosyanın konusu ile konuları farklı olup hukuken kıyas oluşturacak nitelikte değildir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati hacze itiraz eden karşı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Kafi miktarda harç alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati hacze itiraz eden karşı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde ilgili tarafa iadesine,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir. 13/05/2026
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...