İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dilekçesinde özetle davalıların davacı banka eski personeli olduklarını, zimmete konu usulsüz işlemleri nedeni ile --------- Soruşturma nolu dosyası ile şikayette bulunduklarını, --------- İddianame no ile 04.02.2025 tarihli iddianame düzenlendiğini, iddianamenin kabul edildiğini, ---------- Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, Borçlulardan ...'nın başlangıçta tutuklanmış ve bir süre hapis yattığını, Her iki şahsın da adli kontrol hükümleri ile serbest olarak yargılanmakta olduğunu, Dava dışı -------- icra takibine itiraz etmemiş olup dosya hakkında kesinleştiğini, Her üç borçlu birlikte hareket ederek müşteri hesaplarında bulunan mevduatları zimmetlerine geçirdiklerini, Bu durum haklarında -------- Esas sayılı dosyası ile açılan zimmet davası nedeni ile sabit olduğunu, Müvekkil Banka Moda Şubesi nezdinde yapılan teftiş incelemeleri neticesinde müşteri hesapları incelenmiş olup incelemesi tamamlanan bir takım müşterilere ihtiyari arabuluculuk müessesesi vasıtası ile anlaşılarak ödemeler yaptığını, Davaya konu icra takibi açılmış ise de her iki borçluda takibe haksız olarak itiraz etmiş ve takibi durdurduklarını, Davalıların takibe itirazları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup takibin sürüncemede kalması amacı ile kötü niyetli itiraz ettiklerini belirtmiş--------İcra Dairesi ---------- esas sayılı dosyasına vaki davalıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalıları kötü niyetli olmasından kaynaklı %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." belirtmiştir. Mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK'nın 115. Maddesi gereği davanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Somut olayda davanın mutlak ticari dava olmadığı açık olup davalıların tacir de olmadıkları bu haliyle davanın nispi ticari dava da olmadığı açıktır. Davacı yan eski çalışanlarına karşı verdikleri zarar kaynaklı uğranılan zararın tazmini amaçlı takip başlatılmış takibe itiraz üzerine eldeki bu dava açılmıştır. Davalıların ---------- hizmet dökümleri incelendiğinde davacı bankanın eski çalışanı oldukları, davacı ile davalı arasında işçi iş veren ilişkisi olduğu görülmüştür. Görevli mahkeme iş mahkemeleri olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Davanın HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine,
3-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden,İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ ---------- İŞ MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE, Aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)
4-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,
5-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, Tarafların yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2026