İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Bank A.Ş. tarafından, davalı/borçlu ... aleyhine 745.288,92 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla 14.02.2025 tarihinde ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ....E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekilince yetkiye, takibe, borcun aslına ve ferilerine, faize ve takip dayanağı tüm kalemlere itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, bu nedenle itirazın iptali davasının açılmasının zorunlu hâle geldiği anlaşılmıştır. Takibe konu alacağın para borcu niteliğinde olduğu, Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca para borçlarında alacaklının yerleşim yerinin ifa yeri sayıldığı, ayrıca taraflar arasında akdedilen 10.07.2015 tarihli Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’nde İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığı, tarafların tacir olduğu ve geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğu dikkate alındığında, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca davalı adına ticari kredi kartı hesabı açıldığı, borçlunun ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle hesabın 06.02.2025 tarihinde kat edildiği, toplam borcun 07.02.2025 tarihli ihtarname ile bildirildiği, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiği, borcun banka kayıtlarıyla sabit ve belirli olduğu anlaşılmaktadır. Takipte talep edilen faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu, faiz ve ferilerin takip talebinde açıkça gösterildiği, bu nedenle davalının borca ve faize yönelik itirazlarının da haksız olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca, dava şartı olan arabuluculuk sürecine başvurulduğu, ancak yapılan görüşmelerin anlaşmama ile sonuçlandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalının itirazının haksız olduğu, alacağın likit nitelik taşıdığı, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği, ayrıca borçlunun itirazında haksız çıkması nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ...’un tüm adres bilgilerinin ... ilinde bulunduğu, İstanbul ile herhangi bir yerleşim veya bağlantısının olmadığı, ayrıca davalının tacir sıfatını haiz olmadığı, ticaret sicilinde herhangi bir kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. Genel kredi sözleşmesinin ticari nitelikte düzenlenmiş olmasının, davalı tacir olmadığı sürece tek başına geçerli bir yetki sözleşmesi oluşturmayacağı, bu nedenle İstanbul mahkemelerinin yetkili olmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim arabuluculuk sürecine ilişkin olarak ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...E., ... K. sayılı ilamı ile ... Arabuluculuk Bürosu’nun yetkisiz olduğuna ve yetkili arabuluculuk bürosunun ... Arabuluculuk Bürosu olduğuna karar verildiği, bu hususun da yetki itirazını destekler nitelikte olduğu görülmüştür. Ayrıca, davacı tarafından sunulan Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’nde davalının yalnızca son sayfada imzasının bulunduğu, sözleşmenin diğer sayfalarının imzasız olduğu, bu durumun yetki şartının geçerliliğini ortadan kaldırdığı, dolayısıyla ... mahkemelerinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davanın görevli mahkemede açılmadığı, uyuşmazlığın niteliği itibarıyla tüketici işleminden kaynaklandığı ve bu nedenle Tüketici Mahkemesi’nin görev alanına girdiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, genel mahkemelerde görülen davada görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Esasa ilişkin olarak yapılan incelemede ise, davalı ...’un davacı ... A.Ş.’ye yönelik herhangi bir borcunun bulunmadığı, süreç içerisinde davacı bankaya düzenli ödemeler yapıldığı, bu ödemeler dikkate alınmaksızın icra takibi başlatıldığı ve akabinde işbu davanın açıldığı ileri sürülmüştür. Dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi hâlinde, davalının davacıya borçlu olmadığının ortaya çıkacağı belirtilmiştir. Kaldı ki, asıl alacak kabul edilse dahi, icra takibinde talep edilen faiz tutarlarının fahiş olduğu, faiz hesaplamalarının gerçeği yansıtmadığı ve davalının bu şekilde bir faiz borcunun bulunmadığı ileri sürülmüştür. Açıklanan tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde görevsizlik kararı ile dosyanın görevli Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesi, bu taleplerin de reddi durumunda davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülen davacı aleyhine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesinden kaynaklı asıl borçlu aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görüldü.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 19/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Takipte talep edilen alacak kalemleri bakımından yapılan bilirkişi incelemesinde; asıl alacak yönünden takipte 611.585,63 TL talep edildiği, bilirkişilik hesaplamasında da asıl alacağın 611.585,63 TL olarak belirlendiği ve talep edilebilecek alacak tutarının aynı olduğu, bu kalem yönünden fazla talep bulunmadığı; kat öncesi işlemiş faiz bakımından 115.743,99 TL talep edildiği, bilirkişilik hesaplamasında da bu tutarın 115.743,99 TL olduğu ve talep edilebilecek alacakla birebir örtüştüğü; gecikme faizi yönünden takipte 10.368,47 TL talep edildiği, bilirkişilik hesaplamasında 11.540,30 TL hesaplandığı, ancak talep edilebilecek alacağın 10.368,47 TL olduğu; temerrüt faizi yönünden 7.132,22 TL talep edildiği, bilirkişilik hesaplamasında 6.778,41 TL hesaplandığı ve 6.751,84 TL tutarında talep edilebilir alacak bulunduğu; BSMV yönünden 356,61 TL talep edildiği, bilirkişilik hesaplamasında 6.703,413 TL hesaplandığı, ancak talep edilebilir alacağın 356,61 TL olduğu; masraf kalemi bakımından ise 102,00 TL talep edildiği, bilirkişilik hesaplamasında da 102,00 TL olarak belirlendiği ve fazla talep bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda toplam alacak yönünden takipte 745.288,92 TL talep edildiği, bilirkişilik hesaplamasında 752.453,46 TL hesaplandığı, talep edilebilecek toplam alacağın ise 744.935,11 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı banka kredi alacağına ilişkin olarak, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle, sayın mahkemenizce de kabul edilmesi hâlinde, 14.02.2025 takip/talep tarihi itibarıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 611.585,63 TL asıl alacak, 132.890,867 TL işlemiş faiz, 356,61 TL BSMV ve 102,00 TL masraf olmak üzere toplam 744.935,11 TL alacaklı olunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 611.585,63 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranında ve TCMB tarafından deklare edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ile bu faizin %5 BSMV’sinin davalıdan istenebileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
davacı tarafından davalı aleyhine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı icra takibine itirazında icra dairesinin yetkisine, davaya cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisine itiraz etmiş ise de TBK 89.maddesi gereği icra dairesinin ve mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Davalının mahkememizin görevine itirazının da taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin niteliği gözetilerek reddine karar verilmiştir.
Davacı banka ile davalı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu) ... arasında 10/07/2015 tarihli Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme ve ticari kredi kartı başvuru formu gereği davalıya ticari kredi kartı verildiği, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Kredili Mevduat Hesabından ve Kredi Kartı Hesabından kaynaklanan borçlar için 28/06/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranlan ve Katılma Hesaplan Kar ve Zarar Katılma Oranlan İle Kredi İşlemlerinde faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğinin Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler başlıklı 4. Maddesinin Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir. Ancak, kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2.4.2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı işlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1) 'in 3 üncü maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemez hükmü gereği 03/09/2024 takip tarihi itibariyle TCMB'nin üçer aylık dönemlerdeki basın duyurularına göre, 01/02/2025-01/03/2025 dönemi itibariyle kredi kartı işlemlerinde akdi yıllık faiz oranı %57 yıllık temerrüt faiz oranı %60,6 olarak belirlenmekle, davacının kredi kartı alacağı yönünden takip talebinde talep ettiği %60,6 temerrüt faizi oranı mahkememizce usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Davacı tarafça PTT kanalıyla ... barkod nolu 07/02/2024-5 tarihli ihtarnamesi ile 738.869,92 TL nakdi alacak yönünden hesabın 07/02/2025 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya tebliğe çıkarıldığı, borçluya çıkarılan tebligatın 11/02/2025 tarihinde davalının adresten ayrılmış taşınmış olması sebebiyle iade edildiği, ihtarnamenin sözleşmede yazılı adrese gönderilmesi sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin müşterek hükümler başlığı altındaki 18. Maddesi gereği tebliğin yapılmış sayıldığı ve verilen 7 günlük sürenin sonunda davalının 19/02/2025 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan 19/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda talep edilebilecek toplam alacak 744.935,11 TL olarak hesap edilmiş, mahkememizce rapor denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmış olup bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine, karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın Kabulü ile, davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın 611.585,63 TL asıl alacak, 115.745,99 TL işlemiş faiz, 10.368,47 TL gecikme faizi, 6.778,41 TL temerrüt faizi, 356,61 TL vergi, 102,00 TL masraf olmak üzere toplam 744.935,11 TL üzerinden iptali ile takibin 611.585,63 TL'lik asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren %60,60 temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 BSMV işletilmek suretiyle DEVAMINA,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile hükmedilen alacağın % 20'si oranında hesaplanan 148.987,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 50.886,52 TL nispi karar harcının peşin ve ıslah ile alınan 8.995,75 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 41.890,77 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 117.740,27 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 9.698,65 TL( 615,40 TL BVH, 87,50 TL VSH, 6.725,75 TL peşin harç, 2.270,00 ıslah harcı) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 8.460,00 TL ( 960,00 TL tebliğler ve posta, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2026