KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
G.K. YAZILDIĞI TARİH: 13/05/2026
Yukarıda esas numarası yazılı dosya re'sen istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla yapılan inceleme neticesinde;
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın "Kayseri ili, ... ilçesi, ... mah. ... sahası"nda bulunan maden sahasında madencilik ve maden işletme faaliyetlerini sürdürdüğünü, faaliyetleri kapsamında ihtiyacı olan akaryakıtı karşılamak amacıyla karşı tarafın firmasından motorin ürünü satın aldığını, satın alınan motorin ürününün toplamda yaklaşık 30 metreküp olduğunu ancak satın alınan ürünün ayıplı ürün olduğunun müvekkili firma tarafından yaptırılan analizler neticesinde tespit edildiğini, bu tespit öncesinde ve tespit sonrasında karşı taraf firmaya taraflarınca ihtarnameler gönderilerek ilgili ürünün iade alınması için süre verildiğini, verilen sürelerin sonunda karşı taraf ürünleri teslim almadığını, müvekkili firmanın karşı tarafı açıkça temerrüde düşürdüğünü, söz konusu motorin ürünü hususunda müvekkili firma ile karşı taraf arasında hukuki uyuşmazlık cereyan ettiğini ve söz konusu motorin ürününün halihazırda müvekkili firmanın kullandığı tek tankerde depolandığını, ürünün bu haliyle müvekkiline ait tek depoda bulunması nedeniyle müvekkili firma tarafından yeni ürün temin edilemediğini, dolayısıyla depo edilemediğini ve kullanılamadığını, müvekkili firmanın mağduriyetinin her geçen gün büyüdüğünü, tüm bu nedenlerle, "Kayseri ili, ... ilçesi, ... mah. ... sahası"nda bulunan ve karşı taraf firmanın iade almaktan imtina ettiği motorin ürününün ... lisansı haiz bir akaryakıt deposuna depo edilmek üzere tevdi mahalli tayin edilmesine, ürün hususunda tevdi mahalli tayininin mümkün olmaması halinde TBK.nun 108.maddesi gereğince ilgili ürünün satışına izin verilmesine, bedelinin tevdiine yahut satışın mahkeme tarafından açık arttırma yoluyla gerçekleştirilmesine, bu şekli ile tevdine karar verilmesini talep etmiştir.
Pınarbaşı (Kayseri) Sulh Hukuk Mahkemesince; "...TTK.nun 4/1.a maddesine göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Somut olayda, karşı tarafın, talep eden şirketin ürün satın aldığı şirket olduğu, aralarındaki ihtilafın ticari satımdan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. TTK'nın 5/1. maddesine göre de aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Uyuşmazlığın ticari nitelikte satımdan kaynaklı çekişmesiz yargı işi olması nedeniyle, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Çekişmesiz yargı işi, niteliği gereği bir dava olmadığından..." şeklindeki gerekçesiyle dosyanın görevli Kayseri Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine ilişkin karar verilmiştir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ise; "...HMK.nun 382/2-d maddesinde Borçlar Hukuku'ndaki çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş ve tevdi mahalli tayini de burada sayılmıştır. Aynı maddenin "e" bendinde ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri de sayılmış ve bunlar arasında tevdii mahalli tayini sayılmamıştır. Öte yandan her ne kadar mahkemece tevdi mahalli belirlenirken TTK'nın 712. maddesi zikredilmiş ise de bu maddede sözü edilen tevdi, medeni hukuktaki tevdiden farklıdır (..., ..., Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 1997 S.702). Zira, burada bono ödenmek için süresinde ibraz edilmediği takdirde borçlu, bono bedelini bankaya tevdi etmeye hak kazanmaktadır. Ayrıca bir mahkeme kararına ihtiyaç yoktur. Ancak, borçlunun böyle bir hakkının bulunması TBK'nın 107. maddesi uyarınca ödeme yerinin belirlenmesini istemesine de engel değildir.(age. s.303) O halde TTK'dan doğan bir çekişmesiz yargı işi söz konusu olmadığından, diğer bir deyişle talep, BK'nın 107. maddesi uyarınca ödeme yerinin belirlenmesine ilişkin bulunduğundan talebin sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Dolayısıyla iş bu talebin Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir..." şeklindeki gerekçesiyle Pınarbaşı (Kayseri) Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna dair karşı görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın merci tayini için Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Talep; tevdi mahalinin belirlenmesine (TBK.nun 107.maddesine) ilişkindir.
HMK.nun 382. vd. maddelerinde çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş olup aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, Sulh Hukuk Mahkemesidir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde, bu kanundan doğan çekişmesiz yargı işlerinin ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olduğu hüküm altına alınmış, sonraki maddede ise ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait bulunduğu düzenlenmiştir. Bu durumda, TTK'da düzenlenen çekişmesiz yargı işlerine bakmak görevi Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olup bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakacaktır. O halde somut talebin, TTK'dan doğan bir çekişmesiz yargı işi olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/205-213 Değişik İş Esas Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, HMK.nun 382/2-d maddesinde Borçlar Hukuku'ndaki çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş ve tevdi mahalli tayini de burada sayılmıştır. Aynı maddenin "e" bendinde ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri sayılmış olup, bunlar arasında tevdii mahalli tayininin yer almadığı görülmüştür.
Öte yandan, her ne kadar Pınarbaşı Sulh Hukuk Mahkemesince tevdi mahalli belirlenirken TTK.nun 712. maddesinden bahsedilmiş ise de, bu maddede sözü edilen tevdi, medeni hukuktaki tevdiden farklı olup, burada poliçe ödenmek için süresinde ibraz edilmediği takdirde borçlu, poliçe bedelini bankaya tevdi etmeye hak kazanmaktadır. Ayrıca bir mahkeme kararına ihtiyaç yoktur. Ancak, borçlunun böyle bir hakkının bulunması TBK.nun 107. maddesi uyarınca ödeme yerinin belirlenmesini istemesine de engel değildir.
O halde; eldeki uyuşmazlıkta TTK.dan doğan bir çekişmesiz yargı işi söz konusu olmadığından, diğer bir deyişle talep, BK'nın 107. maddesi uyarınca ödeme yerinin belirlenmesine ilişkin bulunduğundan talebin Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla; iş bu uyuşmazlıkta Pınarbaşı (Kayseri) Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 21,22 ve 23. maddeleri gereğince Pınarbaşı (Kayseri) Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ve dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1-)6100 sayılı HMK'nın 21,22 ve 23. maddeleri gereğince Pınarbaşı (Kayseri) Sulh Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-)Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere merci tayini talebinde bulunan mahkemeye iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 13/05/2026