ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İtirazın İptali
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ....ili, .... ilçesi, ... ada ... ğarsel ile ... ada .. parselde kain soğuk hava deposu ve yanındaki paketleme deposunun maliki olduğunu, davalı ... firmasının, dava konusu soğuk hava deposunun son teknolojiyle ve her türlü son sistem donanımı ihtiva edecek şekilde yapımını ve kurulumunu üstlendiğini, davacı şirketin, dava konusu soğuk hava deposunu dava dışı ... Tarım adlı bir firmaya 16.04.2019 kira başlangıcı, 15.04.2022 kira sona erme tarihi olmak üzere üç yıllığına kiraya verdiğini, kiracı ... Tarım firmasının sezon başlayacağı sırada deponun bakımını yaptırmak için, davalı ile anlaştığını, 09.10.2019 tarihinde davacı şirkete ait ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel ile ... ada ...parselde kain soğuk hava deposu ve yanındaki paketleme deposunda davalı ... elemanlarının bakım yaptığı sırada, bakım elemanlarının hatalı işlemi sebebiyle yangın meydana geldiğini, meydana gelen yangın neticesinde soğuk hava deposu tamamen yanarak zayi olduğunu, Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı kararıyla ... elamanları hakkında taksirle yangına sebebiyet verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğunu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 26.11.2021 tarih ....E. .... K. sayılı ilamıyla istinaf talebinin kesin olarak reddine karar verildiğini, soğuk dava deposunun zayi olması nedeniyle taraflarınca Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında ana talep olarak deponun yeniden imal ve inşasına ilişkin zararların tazminine dair davalı tarafa karşı tazminat davası açıldığını, Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. ... Karar Sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, davalının, Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararını istinaf ettiğini, davalının istinaf itirazlarının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından reddedildiğini, bu defa davalı tarafın istinaf mahkemesi kararını temyiz ettiğini, bu nedenle, davacı şirket soğuk hava deposunun imal ve inşasına ilişkin zararlarını davalı taraftan tazmin edemediğini, bu zararın ne zaman tazmin edilebileceğinin dahi belli olmadığını, zira, davalı tarafın süreci kasıtlı olarak uzattığını, davacı şirketin her geçen gün kat be kat zarara uğradığını, günümüz ekonomik koşullarında Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının ticari faiziyle birlikte tahsil edilse dahi tahsil tarihi itibariyle deponun yeniden imal ve inşası için gerekli olan rayiç tutarı karşılamayacağını, davacının dava dışı .... Tarım'la akdedilmiş olan 16.04.2019 kira başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca elde edeceği 2. ve 3. yıl kira bedellerinden mahrum kaldığını, davacı şirket ile dava dışı ...Tarım arasında akdedilen kira sözleşmesi incelendiğinde 2. yıl kira bedeli 303.000 TL + KDV, 3. yıl kira bedeli ise 348.000 TL + KDV olduğunu, bu nedenle, davalı ... aleyhine Serik İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ....E. sayılı dosyasında 16.04.2020 tarihinden 15.04.2022 tarihine kadar geçen sürede uğramış olduğu kira kaybının (KDV dahil) olay tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan avans faizi ile tahsili talepli ilamsız takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalın yetkisiz mahkemede açıldığını, Antalya mahkemelerinin yetkili olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, aynı olaya dayanan ve aynı yapıya ilişkin Serik 3. Asiye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ..K. sayılı dosyasında kira kaybı tazminatı talep eden davacının bu talebi bilirkişi incelemesi sonucu dava konusu soğuk hava deposunun büyüklüğü, yapım şekli göz önüne alındığında, sipariş verilmesi, enkazın kaldırılması, hazırlanması, malzeme temini ve yeniden inşaasının 4 ayda tamamlanabileceği, bu nedenle davacının 4 ay kira kaybı olabileceği, bu bedelin de kira kontratı esas alındığında, 4 ay 275.000 TL/yıl/12 ay = 91.667,00 TL olabileceğinin hesaplandığını, davacının talebinin de 91.667,00 TL üzerinden kabul edildiğini, bir haksız fiili eylemi neticesinde ortaya çıkan kira yoksunluğu zararının, onarımın yapılacağı süre ile sınırlı olduğuna ve bu sürenin davacının açmış olduğu bir başka davada dört ay olarak belirlendiğini ve bu süreye ilişkin tazminata hükmedildiğine göre artık bu süreyi aşar şekilde tabiri caizse ömrün sonuna kadar gidecek şekilde ki bir talepte bulunulmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, talep edilen miktarın fahiş bir miktar olduğunu, KDV istenmesinin mümkün olmadığını, davacının dört aylık kira kaybına ilişkin kararı istinaf etmediğini, ceza yargılamasında sadece yangının çıkışındaki taksir durumunun incelendiğini, zararın büyümesi vb. hususların değerlendirilmediğini, zararın büyümesine davacının sebebiyet verdiğini, Serik 3. Asiye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dava dosyasının kesinleşmediğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda ... esas, ....karar sayılı, 16/10/2023 tarihli karar ile davanın munzam zararın tazmini istemi ile açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yargılamanın gecikmesinden doğan zararın tazminine hükmedilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf inceleme üzerine, Dairemiz ... esas, ...karar sayılı, 08/05/2025 tarihli kararı ile itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, davacı vekilince takip talebinde açıkça 16/04/2020 ile 15/04/2022 tarihine kadar geçen sürede uğradıkları kira kayıplarının KDV’si ile birlikte tahsili talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesinin nitelemede hataya düşülerek davanın munzam zararın tazmini olarak değerlendirerek sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, ayrıca iş bu davaya dayanak yapılan kök dava Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas (bozma öncesi ...Esas) sayılı dosyanın sonucunun beklenmesinden gerektiğinden bahisle kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda, “ …Bekletici mesele yapılan Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ...E. sayılı dava dosyasının kesinleşmiş olması, davacının talebinin munzam zarar olarak değerlendirilemeyecek olması, yangının davalının çalışanlarının kusuruyla çıktığının kesinleşmiş mahkeme kararları ile belirlenmiş olması, davacı ve dava dışı üçüncü kişi arasında yapılan kira sözleşme bedelinin rayiçlerle uyumlu olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararlarında belirlenmesi, davacının deposunun yapılmamış olması, davacının bakiye kira gelirinin bulunması, davacının üçüncü kişi ile yapmış olduğu sözleşmeye dayanarak talepte bulunması, yangın nedeni ile kiracı üçüncü kişinin depoyu kullanamaması, davacının kira kaybının bulunması nedeniyle…” gerekçeleri ile; “1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. Davalının Serik İcra Müdürülüğü'nün ...E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 3. Davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,” karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kusuru nedeniyle temerrüde düşme gibi bir kastının bulunmadığını, kök dosyanın açıldığı tarihten kesinleştiği tarihe kadar geçen sürede olağan kanun yolları sürecinin işlediğini, davacının bu süre zarfında ödeme alamamasının müvekkil şirketin temerrüdü olarak kabul edilmesinin son derece hakkaniyetsiz olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 112. ve 122. maddelerinde alacaklı yararına bir kusur karinesinin kabul edildiğini, alacaklının borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olduğunu ispatla yükümlü olmadığını, borçlunun kusurlu olduğunun varsayıldığını, borçlunun sorumluluktan kurtulması için kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını ispatlaması gerektiğini, yargılamanın uzaması gibi gerekçelerle davalıya kusur atfedilmemesi gerektiğini, yargılamanın gecikmesi yüzünden munzam zararın tazminine hükmedilmemesi gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davanın kabulünün son derece haksız ve mesnetsiz olduğunu, kesinleşen kök dosya olan Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ...K. sayılı dosyasında kira kaybı tazminatının bilirkişi incelemesi sonucu 4 aylık kira kaybı olarak 91.667,00 TL olarak kabul edildiğini ve bu tutar üzerinden ödeme yapıldığını, davacının bu kesin olarak tespit edilen 4 aylık süre içerisinde bahse konu alanı yeniden inşa etmemesi nedeniyle müvekkiline devam eden kira dönemleri için kira kaybı tazminatı adı altında tekrardan kendi belirlediği tutar üzerinden icra takibi başlatmasının ve bu icra takibinin hiçbir bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın tam kabulüne karar verilmesinin kesinlikle kabul edilemez olduğunu, davacıya ait taşınmaz üzerinde soğuk hava deposu bulunmadan da kiraya verilebilecek nitelikte olmasına rağmen bu şekilde de kiraya verilmemesinin davacının kendi tasarrufunda olduğunu ve bu durumdan dolayı müvekkiline kusur atfedilmesinin son derece hatalı olduğunu, mahkemenin bu kararının hem müvekkili şirket için hem de hukuk güvenliği için bir tehdit oluşturduğunu, bu karar uyarınca davacının bahse konu depoyu hala inşa etmediği düşünüldüğünde takip eden kira dönemleri için de kira kaybı veya sair başkaca bir munzam zarar talebinde bulunmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu durumun davacıya haksız bir gelir kapısı açarak sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini ve müvekkili şirketin sürekli bir cebri icra tehdidi altında olacağını, bu nedenle kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, davacının kira kaybı tazminatı adı altında ikame ettiği davanın kök dosya olan Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ...K. sayılı dosyasında bu tazminat taleplerinin zaten karara bağlandığını, bu davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla herhangi bir bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın kabulüne karar verilmesinin hukukta ikilik oluşturduğundan bir hukuk garabeti olduğunu, davacının sunmuş olduğu emsal kararlar doğrultusunda kendi talebini munzam zarar olarak nitelendirdiğini ve bu doğrultuda kararlar sunduğunu, davacının bu talebi mahkemece munzam zarar olarak kabul edilse dahi reddinin gerektiğini, zira Yargıtay'ın yerleşik ve tartışmasız güncel kararları doğrultusunda munzam zararın davacı tarafından somut verilerle ispat edilmesi gerektiğini, yalnızca enflasyonun ya da paranın değer kaybetmesinin tek başına munzam zarar olarak kabul edilemeyeceğini, buna ilişkin bir finansman kredisi kullanılıp kullanılmadığı ve sair somut bilgi ve belgelerin gerektiğini, mahkemenin 19.12.2023 tarihli duruşmasında davacıya munzam zararını ispata yarar bilgi ve belge sunmak için süre verilmesine rağmen davacının herhangi bir belge sunmadığını ve munzam zararını ispat edemediğini, ekte sunulan güncel Yargıtay kararlarının göz önünde bulundurularak, neticeten kararın kaldırılarak davacının haksız, mesnetsiz ve hukuk tehlikesi oluşturan bu usul ve yasaya aykırı davasının tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu arz ve izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin son derece hatalı olduğunu, bu nedenle istinaf kanun yoluna başvuru zarureti hasıl olduğunu belirterek, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ve ... K. sayılı kararına karşı istinaf başvuru dilekçesi sunduğunu, kararın kaldırılarak davanın öncelikle usul yönünden reddine, aksi kanaatte olunacak ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının soğuk hava deposunda davalı çalışanlarının sebep olduğu iddiası ile çıkan yangın nedeniyle mahrum kalınan kira gelirlerinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kaldırma kararı doğrultusunda davanın munzam zarara ilişkin olmadığı yönündeki mahkeme kabulünün yerinde olmasına, eldeki davanın itirazın iptali davası olması gözetildiğinde dört aylık kira alacağı tahsiline ilişkin alacak davasının iş bu dava ile kesin hüküm oluşturmayacağına, davacı ile dava dışı kiracı arasında yapılan kira sözleşmesi ile belirlenen kira bedelinin aynı taraflar arasında görülen Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ... esas sayılı dava dosyası ile rayiç kira bedelleri ile uyumlu olduğunun belirlenmesi karşısında usul ekonomisi de gözetilerek bilirkişi incelemesi yapılmasının sonuca etkili olmayacağına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 72.025,75 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 18.006,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 54.019,32 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/05/2026
...