Tazminat

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin ve hakim adayının görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının alt kiracı olarak bulunduğu iş yerinin 13.02.2024 tarihinde yağan yağıştan dolayı yağmur sularının 40-50 cm yükselerek davacının mobilyalarını kullanılamaz ve satılamaz hale getirdiğini, yağan yağıştan dolayı su baskını nedeniyle uğradığı zararın tespiti için sulh hukuk mahkemesince delil tespiti yapılmış olup bilirkişi raporunda ' Tespit konusu taşınmazda meydana gelen su baskınının garaja inen merdivenin yanlarının açık olmasından dolayı yoğun yağışın garaja girmesi ve burada bulunan yağmur drenaj kanallarının bu yoğunlukta yağan yağışı drene edecek kapasitede olmamasından dolayı sel baskını oluşarak zarara neden olduğu, ' şeklinde görüş bildirdiğini, söz konusu zararın binanın/otoparkın su giderinin yetersiz/hiç olmaması ve mülk sahibinin yeterli bakımı yapmaması nedeniyle meydana geldiğini ileri sürerek 2.000,00 TL ...mobilyalarının almış olduğu hasar, 2.000,00 TL ...mobilyalarının almış olduğu hasar, 2.000,00 TL tadilat masrafları, 2.000,00 TL ciro kaybından doğan zarar olmak üzere toplam 8.000 TL'nin ileride arttırılmak kaydıyla olay tarihinden işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 13.02.2024 tarihinde Antalya ili genelinde m2'ye 300 kg üzerinde yağış düştüğünü, bunun bir doğal afet olduğunu, o tarihte Antalya genelinde okulların tatil edildiğini, birçok kişinin işe gidemediğini, can kayıplarının yaşandığını ve yağmurun yoğun düştüğü bölgelerin tamamında su baskını olduğunu, yola yakın olan tüm işyerlerini ve evleri su bastığını, meydana gelen zararın temel nedeninin öncelikle önlenemez yağış dolayısıyla oluşan afet oluşturduğunu, aynı zamanda, yolda yer alan rögar kapaklarının tıkanması, drenaj sisteminin yetersiz olması gibi alt yapısal problemlerin de etkili olduğunu açıklayarak davacının haksız davasının reddine, tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " Mahkememizce 01/07/2024 tarih ... esas ...karar sayılı kararı ile, Sulh Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ....karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının "Bu bağlamda, davacı davasını TBK'nun 69. maddesinde düzenlenen ve bir kusursuz sorumluluk hali olan bina malikinin sorumluluğu hukuki sebebine dayandırdığına göre uyuşmazlığın bu hukuki müessese kapsamında çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur. 6100 sayılı HMK'nun 4. maddesinde düzenlenen sulh hukuk mahkemelerinin görev alanları tahdidi olarak sayılmış olup bina malikinin sorumluluğu hukuki sebebine dayalı uyuşmazlıkların çözümünde genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu açıktır." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizce 18/06/2025 tarih ... esas ....karar ayılı kararı ile, kaldırma kararı ile bağlı olunması hususu ve görev ve yetkiye ilişkin kararların da kesin olduğu hususu gözetilerek "6100 sayılı HMK'nun 4. maddesinde düzenlenen sulh hukuk mahkemelerinin görev alanları tahdidi olarak sayılmış olup bina malikinin sorumluluğu hukuki sebebine dayalı uyuşmazlıkların çözümünde genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu açıktır. Kaldırma kararı ile mahkememiz bağlıdır. Bu sebeple kaldırma kararı uyarınca bina malikinin sorumluluğu hukuki sebebine yani kusursuz sorumluluk haline dayalı uyuşmazlıkların çözümünde genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kanaatiyle" gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmiştir. Bu kez anılan son kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ....karar sayılı kararı ile mahkememiz kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Esastan redde dair karar ile birlikte mahkememiz hükmü 06/10/2025 tarihinde kesinleşmiştir. İstinaf ilamı davacı vekiline 05/11/2025 tarihinde, davalı vekiline 24/11/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Esastan önce çözülmesi gereken usuli problem; mahkememizin görevsizlik kararından sonra davacının dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi olmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmamasına karar verilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.(HMK md. 20/1)Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ve kanun maddesi ışığında değerlendirildiğinde; Mahkememizin 18/06/2025 gün ve ... Esas ... karar sayılı görevsizlik kararı istinaf incelemesi sonucunda kesinleştikten sonra tarafların dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi olmaması nedeniyle kanun gereği davanın en son tebligat tarihi olan 24/11/2025 tarihinden itibaren iki haftalık sürenin dolmasıyla 09/12/2025 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi " gerekçeleriyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda davacının bir limited şirketi olduğunu, davalının da bir anonim şirketi olduğunu, yani tarafların ikisinin de tüzel kişi tacir olduğunu, davacının ise o bina da ticari işletmesini işletmekte olup davalının da söz konusu binanın büyük bölümünün maliki olup bir ticari işletme olarak kullandığını, yani her iki şartın da somut olayda sağlanmış olup asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyan ederek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesinde, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu kararı verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan madde hükmüne göre, görevsizlik kararını veren mahkeme, dava dosyasını re’sen görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilebilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için taraflardan birinin, görevsizlik kararını veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, dava açılmamış sayılır.
Görevsizlik kararını veren mahkemeye başvurma süresi iki haftadır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkeme tarafından re’sen gözetilmesi gerekir. İki haftalık hak düşürücü süre, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Görevsiz mahkeme, görevsizlik kararı kesinleşmedikçe dava dosyasını görevli mahkemeye gönderemez.
Somut davada, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından sulh hukuk mahkemesinin görevli olmasından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2024 tarih ... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile davanın TBK'nın 69 uncu maddesine dayalı bina malikinin sorumluluğuna dayanan tazminat istemine ilişkin olup görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiş ve İlk derece mahkemesince kaldırma kararına uyularak 18/06/2025 tarihli karar ile davanın görev yönüyle reddine, davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunun tespitine karar verilmiştir. İş bu karara karşı da davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 06/10/2025 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Davacı vekilince yukarıda yer verilen yasal düzenlemeye rağmen dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği anlaşılmakla, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru bulunmuştur.
Somut olayda; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi.13/05/2026
...