İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından Küçükçekmece İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin taraflarınca Uyaptan görülmüş olup 1 yıllık süre içerisinde işbu davayı ikame ettiklerini, davalı tarafın Küçükçekmece İcra Dairesinin ...... Esas dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ile davalı arasında inşaat file montaj demontaj ve malzemeleri iş / hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin işi gereği gibi ifa ettiğini ve hakediş için müvekkilinin işlemlerini tamamladığını, davalı tarafından yapılan işlere itiraz edilmediğini, fakat nedense davalı tarafından müvekkiline iş bitime rağmen alacağının ödenmediğini, müvekkilinin bu süreçte iyi niyetli olarak alacağının ödenmesini beklediğini, zaman zaman alacağını sorduğunu, davalı tarafın tüm taleplere rağmen borcunu ödememiş olması nedeniyle kendisi hakkında Küçükçekmece İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, müvekkilinin aylar önce bitirdiği işin hak edişini alamadığı için mağdur durumda olduğunu, takip konusu meblağın davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu iddia ederek; davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, davacı tarafça alacağını ispat eder nitelikteki hiçbir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığını, bu hususun ticari defter ve kayıtlar tetkik edildiğinde ortaya çıkacağını, davacı tarafça taraflar arası hizmet bedeline konu ilişkiyi ispatlayan veya şartları ortaya koyan geçerli bir sözleşme ibraz edilmediğini, sözleşme ibraz edilmesi halinde imzaya itiraz haklarını saklı tuttuklarını, bu bağlamda faiz konusundaki talebin dayanağının belli olmadığı keza icra takip dosyasına yapılan itirazın haklı olduğunun ortada olduğunu, dava konusunun ödenmeyen mal ve hizmet bedeli olarak belirtilmişse de hizmete ilişkin bir izaha dahi yer verilmediğini, kaldı ki müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı taraftan herhangi bir mal ve hizmet alınmadığını, davacı firmanın tek taraflı ve keyfi uygulamasıyla tanzim ettiği veya edeceği faturalarla alacak talebinde bulunamayacağını, alacağının varlığının ispat yükünün davacıda olduğunun tartışmasız olduğunu, buna karşın davacı tarafın işbu iddialarını ispat niteliğine haiz hiçbir belge sunamadığını, her ne kadar davacı tarafından mal-hizmet alımı karşılığında fatura düzenlendiğinden söz edilmişse de keyfiyetle düzenlenebilecek faturaların ispata haiz belge olarak değerlendirilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, davacı tarafından gerçekte var olmayan borçların haksız yere tahsiline çalışıldığının anlaşıldığını, her ne kadar davacı tarafın takibe konu faturalar ile takip başlatmış ise de faturaya konu hizmetin ifa edilmiş olmadığını, davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturanın kabulünün mümkün olmadığını, fatura içeriği hizmet verilmeksizin ticari kayıtlarda fatura tanzim edilmiş olmasının da borç doğuran bir işlem olmadığını, dosya kapsamında sunulan tüm faturalar incelendiğinde yalnızca takibe konu fatura üzerinde kaşe imza olup kim tarafından imzalandığının belli olmadığının görüleceğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarının savunmalarını destekler mahiyette olup huzurdaki davanın davacı tarafından haksız kazanç elde etmek amaçlı olarak ikame edildiğini, taraflar arasında hesap mutabakatının dahi sunulmadığını, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın takip tarihinden önce müvekkili şirketi temerrüde düşürmediğinden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, takibe konu alacağın likid alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun bir nitelik arz etmediğini savunarak; müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmaması nedeniyle hukuki dayanağı bulunmayan haksız davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından davanın Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esasında açılmış olduğu; Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/05/2025 tarih ...... Esas ve ...... Karar Sayılı ilamı ile; "...Davacı dava açarken Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla mahkememize dava açmıştır. Küçükçekmece Adliyesi'nde Asliye Ticaret bulunmayıp, bu tür davalarda Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri yargı alanı Küçükçekmece'yi de kapsamaktadır. Taraflar, Küçükçekmece Adliyesinde özel mahkeme niteliğinde (İş, Ticaret, Tüketici) Asliye Ticaret Mahkemelerin bulunup bulunmadığını bilemeyeceğinden, kamu düzeninin ve mahkemece resen dikkate alınması gerekli usul ekonomisi ilkesi gereğince gönderme kararı verilmesi gerekir. Davacı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açtığına göre, dava açtığı mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılması gerekirken mahkememiz esasına tevzi edilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle gönderme karar verildiği, dosyanın Mahkememizin ....... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmesinde; alacaklısının ......, borçlusunun ...... İnşaat Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 396.000,00 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 01/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 28/03/2025 tarihli dilekçesi ile takipte gösterilen icra takibine, ödeme emrine, borca, borcun tamamına, faturaya, faize, faiz oranına, faizin niteliğine ve ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 28/03/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Halkalı ve 5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; davalı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmış; davacının işletme esasına göre defter tuttuğundan BA/BS formu verme yükümlülüğünün bulunmadığı hususunun bildirilmiş olduğu görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Adana Ticaret Sicili ve 5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
Adana Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabında; davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür.
5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabında; davacının 16/10/2024 tarihinde ''İnşaatlardaki Diğer Bütünleyici ve Tamamlayıcı İşler'' işiyle alakalı olarak gerçek usulde faaliyetine başladığı, mükellefiyet kaydının halen devam ettiği ve ödevlinin 2024 yılında işletme hesabına göre defter tuttuğu hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Akdeniz ve Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Merkezlerinden; davalı şirkete ait iş yeri tescil belgeleri ile 2023,2024 ve 2025 (bu yıllarda dahil olmak üzere) tarihleri arası sigortalı bildirimi yapılan çalışanlarının listesi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davalı vekiline kesin süre verilerek; dava dilekçesi ekinde sunulan İş Bitimi Teslim Tutanağında davalı şirket adına imzaları bulunduğu anlaşılan ......'nın davalı şirket çalışanı/yetkilisi olup olmadığı ayrıca davacı vekili tarafından sunulan mesaj kayıtlarının müvekkili şirket çalışanı/yetkilisi tarafından atılıp atılmadığı hususlarında beyanda bulunulması istenilmiş; davalı vekili 28/10/2025 tarihli dilekçesi ile " Bahsedilen telefon numaralarının aşağıda isimleri yazılı kişilere ait olduğunu ifade ederiz. Verilen süre içerisinde ara kararı yerine getiriyoruz.
.....: SGK kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkil şirket çalışanı değildir.
.....: Müvekkil şirkette çalışmaktaydı. Ayrıldı.
......: Müvekkil şirkette şantiye şefi olarak çalışmaktadır. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalının savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... sayılı takip dosyasına göre DAVALI ŞİRKETİN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 03/11/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
03/11/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.m.64 ve VUK.182 gereğince mecburi olan tabloda belirtilen 2024-2025 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, iş bu defterlerinin yevmiye ve kebir defterinin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 1 Sıra no.lu elektronik defter tebliği gereğince elektronik ortamda e-defter olarak tutulduğu, 1 sıra no.lu e-defter tebliği gereğince ocak ayı beratlarının açılış tasdiki, aralık ayı beratlarının kapanış tasdiki yerine geçtiği, açılış ve kapanış beratlarının yasal süresi içinde alındığı, yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, birbirini doğruladığı, envanter defterlerinin incelemeye sunulmadığı, davalı tarafın 2024-2025 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının (HMK md.222TTK 64 m/mülga TTK 85 m.) sahibi lehine delil niteliği bulunup bulunmadığı takdirinin Sayın Mahkemeye bırakıldığı, takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 13.12.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 396.000,00 TL tutarlı 1 adet faturanın olduğu, davacı tarafın 396.000,00 TL toplam fatura tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, faturanın açıklama kısmına “İnşaat ..... Montaj-Demontaj Ve Malzemeleri” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-arşiv fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturanın davacı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği ancak davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiğinin tespit edildiği, davacı tarafın vergi dairesinden gelen bilgilerde, davacı tarafın 2024-2025 yılı ticari defterleri işletme hesabı esasına/usulüne göre defter tuttuğu ve BA-BS Formu verme yükümlülüğü bulunmadığının tespit edildiği, davalı tarafın 2024 yılında BA Formu ile davacı tarafa ait 3 adet ve KDV hariç 860.000,00 TL tutarlı faturayı beyan ettiği, 2025 yılında BA-BS Formu ile davacı tarafa herhangi bir faturayı beyan etmediği, davacı tarafın davalı tarafa 2024 yılında takibe konu 1 adet fatura ile birlikte toplam 3 adet fatura düzenlediği, davacı tarafın vergi dairesinden gelen bilgilerde, davacı tarafın 2024-2025 yılı ticari defterleri işletme hesabı esasına/usulüne göre defter tuttuğu ve BA-BS Formu verme yükümlülüğü bulunmadığının tespit edildiği ancak takibe konu 1 adet fatura ile birlikte toplam 3 adet faturanın davalı tarafından BA Formu ile beyan edildiği, davalı tarafın davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 22/10/2024 tarihli ve 396.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 13/12/2024-01/01/2025-26/03/2025 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 396.000,00 TL borçlu olduğu, 15/04/2025 tarihli satın alma iade faturası açıklamalı ve 396.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile bakiyenin kapatıldığının tespit edildiği, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan ve davacı tarafa düzenlediği 15.04.2025 tarihli, ..... numaralı ve KDV dahil 396.000,00 TL tutarlı iade faturasının, davalı tarafından BS Formu ile beyan edilmediği, davacı tarafından ticari defterleri işletme hesabı esasına/usulüne göre defter tuttuğundan ve BA-BS Formu verme yükümlülüğü bulunmadığının BA Formu ile beyan edilmediği, iş bu iade faturası kayıt işleminin içeriğinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, Netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 396.000,00 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ...... E. ..... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ..... E. .... K. sayılı, Yargıtay ....... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ..... E. ...... K. sayılı, Yargıtay ....... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ..... E. ...... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, 03/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 03/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafın davalı tarafa 2024 yılında takibe konu 1 adet fatura ile birlikte toplam 3 adet fatura düzenlediği, davacı tarafın vergi dairesinden gelen bilgilerde, davacı tarafın 2024-2025 yılı ticari defterleri işletme hesabı esasına/usulüne göre defter tuttuğu ve BA-BS Formu verme yükümlülüğü bulunmadığının tespit edildiği ancak takibe konu 1 adet fatura ile birlikte toplam 3 adet faturanın davalı tarafından BA Formu ile beyan edildiği, takip konusu faturanın davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiğinin tespit edildiği, davalı tarafın davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 22/10/2024 tarihli ve 396.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 13/12/2024-01/01/2025-26/03/2025 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 396.000,00 TL borçlu olduğu, 15/04/2025 tarihli satın alma iade faturası açıklamalı ve 396.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile bakiyenin kapatıldığının tespit edildiği, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan ve davacı tarafa düzenlediği 15.04.2025 tarihli, ...... numaralı ve KDV dahil 396.000,00 TL tutarlı iade faturasının, davalı tarafından BS Formu ile beyan edilmediği, davacı tarafından ticari defterleri işletme hesabı esasına/usulüne göre defter tuttuğundan ve BA-BS Formu verme yükümlülüğü bulunmadığının BA Formu ile beyan edilmediği, iş bu iade faturası kayıt işleminin içeriğinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği hususlarının tespit edildiği; her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı taraftan herhangi bir mal ve hizmet alınmadığını beyan etmiş ise de, iş bitimi teslim tutanağında imzası bulunan ..... ve ...... 'nın davalı şirket çalışanı olduğunun ve davacı tarafça sunulan mesaj kayıtlarındaki numaraların davalı şirket çalışanlarına ait olduğunun bizzat davalı vekili tarafından beyan edildiği, takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturanın davalının yasal defterlerine kaydedilmiş ve BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının ticari defter kayıtları ve BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu da nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları/hizmeti teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların/hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, her ne kadar davalı tarafça 15/04/2025 tarihli satın alma iade faturası açıklamalı ve 396.000,00 TL tutarlı fatura ile davacı ile olan cari hesap ilişkisini kapatmış ise de takip konusu fatura tarihinin 13/12/2024 tarihi olması ve iade faturasının icra takibinden sonra düzenlenmiş olması dikkate alınarak davalı tarafça ispat edilemeyen bu kayıt işlemine itibar edilmediği, takibe konu faturadaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı anlaşılmakla; davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğundan defterlerinin incelenmesine gerek görülmemekle denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davalı şirketin ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,

1-Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,
Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (79.200,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 27.050,76 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 1.980,00 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 24.455,36 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 615,40 TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 1.980,00 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.210,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 9.670,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 63.360,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,

8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2026