BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklı ticari iş ilişkisi kurulmuş olup cari hesap ekstresinin ödenmemiş olması sebebi ile davalı hakkında yasal yollara başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, bunun üzerine Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından 18/04/2025 tarihinde bu borca, takibe ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının hukuki dayanaktan yoksun, haksız itirazının iptali ve takibe devam edebilmesi için bu davayı açma zarureti hâsıl olduğunu, davalı tarafından maddi ve hukuki dayanağı bulunmayan, herhangi bir geçerli belgeye dayanmayan itirazın kötü niyetli olarak, borcunu geciktirme ve alacağı sekteye uğratmak amacıyla yapıldığının açıkça görüldüğünü, iş bu davanın ikame edilmesinden önce taraflarınca arabuluculuk süreci başlatıldığını, taraflar arasında gerçekleşen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların dosya alacağının ödenmesi konusunda anlaşamadığını, anlaşamama şeklinde 13/05/2025 tarihli son tutanak düzenlendiğini ve taraflarca imzalandığını, davalının müvekkili şirketin alacağının dayanağı olan cari hesabın varlığını çok iyi bir şekilde bilmesine rağmen; kötü niyetli bir şekilde haksız ve mesnetsiz itirazlarda bulunarak, icra takibini durdurup, zaman kazanmaya ve müvekkilinin alacağına zamanında kavuşmasına engel olmaya çalıştığını, müvekkili şirketin alacağının gerçek ve likit olduğunu iddia ederek; haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan, alacaklıyı zarara uğratmayı amaçlayan davalının, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine mahkûm edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ileri sürülen hususların soyut ve gerçek dışı olup reddi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar 184.141,80 TL tutarında cari hesap borç bakiyesinin ödenmediğini, fatura içeriğindeki mal ve hizmetin teslim edildiğini belirtmiş ise de söz konusu iddiaların gerçek dışı olup reddi gerektiğini, taraflar arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirkete fatura içeriğinde belirtilen malın teslim edilmediğini ve hizmet yapılmadığını, söz konusu malın teslim edildiğini ve hizmetin yapıldığını davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı alacaklının düzenlediği faturadaki malın teslim edildiğini yada hizmetin yapıldığını HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, ayrıca borca dayanak yapılan faturalarda müvekkilinin imzası bulunmadığını, satış bedelinin miktarı itibariyle, teslim savunmasının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288.maddesi (HMK 200) uyarınca yazılı delille kanıtlaması zorunlu bulunduğu gibi, aynı Kanun’un 293.(HMK 293.) maddesinde gösterilen, tanıkla ispatlama imkanının tanındığı hallerden herhangi birinin varlığının da, davacı tarafça ileri sürülmemiş ise davalının teslim savunması yönünde davacının tanık dinletmesine açık bir muvafakati olmadığı durumlarda davacı satıcının dava konusu satılanı davalı alıcıya teslim etmiş olduğu yönündeki savunmasını yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, davacı tarafça faturalarda belirtilen malın teslimi gerçekleştirilmeden ve hizmet yapılmadan faturalar gönderilmiş olup, davalı müvekkili tarafça da davacı ile aralarında süre gelen ticari ilişki güvenine dayanarak malların gönderileceği inancı ile faturalara itiraz edilmediğini, ancak faturalarda belirtilen mal ve hizmet müvekkiline teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini, davacı alacaklının iddia ettiği hususları ispat yükü altında olup, salt soyut ve gerçek dışı iddiaların reddi gerektiğini, davacının gerçekte olmayan bir alacağı tahsil etmek istediğini savunarak; haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından davanın Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasında açılmış olduğu; Büyükçekmece ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/05/2025 tarih ... Esas ve ... Karar Sayılı ilamı ile; "...Davacı vekili tarafından "Asliye Ticaret Mahkemesi" başlığı ile açılan davada BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ görevli olduğundan..." gerekçesiyle gönderme karar verildiği, dosyanın Mahkememizin .... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmesinde; alacaklısının ... Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun .... Limited Şirketi olduğu, cari hesap alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 176.520,00 TL asıl alacak, 7.621,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 184.141,80 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 23/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 18/04/2025 tarihli dilekçesi ile icra takibine, borca, faize, takip dayanağı belgeye, avukatlık ücretine, icra harç ve masraflarına, borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 18/04/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Beylikdüzü ve Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2025 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler, BA/BS formları ve Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, dava ve takip konusu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA formlarında bildirilmiş olup olmadığı hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 03/12/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
03/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davacı ve davalıya ait ticari defter, fatura ve belgeleri, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası, dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2025 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-defter sisteminde Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2025 yılı Envanter defterinin ibraz edilmemiş olduğu, bu itibarla HMK 222 d. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 176.520,00 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davalının 2025 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde yalnızca Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2025 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davalının 2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 176.520,00 TL borçlu olduğu, taraf ticari defterlerinin takip tarihi itibari ile birbiri ile davacının davalıdan 176.520,00 TL alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarı bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz hesabı yapılmadığı, neticeten; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 176.520,00 TL alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, 03/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 03/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 176.520,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 176.520,00 TL borçlu olduğu, taraf ticari defterlerinin takip tarihi itibari ile birbiri ile davacının davalıdan 176.520,00 TL alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarı bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz hesabı yapılmadığı, neticeten; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 176.520,00 TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının yasal defterlerine kaydedilmiş ve BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının ticari defter kayıtları ve BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu da nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları/hizmeti teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların/hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturalardaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı anlaşılmakla ve her ne kadar davacı tarafça bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesi ekinde davalıya ödeme ihtarında bulunduklarına dair whatsapp kayıtları sunulmuş ise de süresinde sunulmayan bu kayıtlara itibar edilmeksizin; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak taraf şirketlerin ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 176.520,00 TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (35.304,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 12.058,08 TL harçtan peşin alınan 3.144,69 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 920,71 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 7.992,68 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 3.144,69 TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 920,71 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.680,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul - ret oranına göre hesaplanıp takdir olunan 4.409,60 TL'nin davalıdan; 190,40 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 10.362,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak 9.933,59 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.621,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2026