6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Köprüsü ve ... Otoyolu'nun işletmeciliğini yaptığını, davalının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar ile 02.06.2025 - 17.07.2025 tarih aralığında müvekkilinin işletme sahibi olduğu yollar ve köprüleri ücreti ödemeksizin kullandığını, söz konusu ihlalli geçişler nedeni ile müvekkili şirketin alacağına ilişkin İstanbul 6. İcra Dairesi ...sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, yasal süresi içinde borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, ihlalli geçişten dolayı alacak tutarına yeter ölçüde davalıya yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, geçiş ihlallerinin olduğu bir kısım kayıtlar sunulmuş ise de; kaçak geçişlerin olup olmadığı, geçiş sırasında davalıya ait araçta HGS/OGS bakiyesi olup olmadığı, bakiye varsa tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmamış ise bu durumun bankadan mı yoksa davacının kullandığı HGS/OGS sisteminden mi kaynaklandığı, geçiş anında bakiye yetersiz kalırsa sonradan yapılan yükleme ile geçişten itibaren 15 gün içerisinde tahsilat yapılıp yapılmadığı/ tahsilatın mümkün olup olmadığı, sonradan yükleme yapılmış ise geçiş bedellerinin tahsil edilememesinin sebebi, tahsilat yapılmasına rağmen kaçak geçiş olarak sisteme geçmesinin mümkün olup olmadığı hususlarında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde alacak miktarının belirlenmesi mümkün olduğundan bu aşamada davacı tarafça sunulan delillerin alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı, alacağın bulunup bulunmadığı hususunun yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2025/1726 Esas - 2025/1434 Karar sayılı kararı)" dair karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde Davalıya ait araçlar ile ihlalli geçişler yapıldığını, cezaların ödenmeyerek borca itiraz edildiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ''alacağın yargılamayı gerektirmesi'' şeklinde kanunda açıkça bir koşul öngörülmediğini, delil olarak sunulan belgelerin davalı tarafın ücret ödemekesizin ihlali geçişleri yaptığını ve para alacağını ispatladığını, müvekkil şirket tarafından bildirim zorunluğu olmaması nedeniyle, ihlalli geçiş ücretinin on beş gün sonunda ödenmemesiyle borcun muaccel olacağını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İİK'nın 257 maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı tarafından, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ile alacakları ve diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ve borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258 maddesinde ise "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur."düzenlemesine yer verilmiştir.Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.İhlalli geçiş yaptığı iddia edilen davalı şirkete ait araçlarda ogs/hgs bakiyesi olup olmadığı, kaçak geçiş yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmamış ise sebebi, sonradan yükleme yapılmış ise 15 gün içinde tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmemiş ise sebebi ve varsa alacak miktarı yönünden sunulan kayıtların bu aşamada alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini yaklaşık ispata yeterli olmadığı kanaatine varılmakla, İİK'nın 257.maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup 6100 sayılı HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,

3-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan 732,00 TL harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/05/2026